Selmani Farsi ve Kanaat

0
Abdulazim- i Haseni İmam Cevad (a.s)’dan, o da babalarından şöyle naklediyor:
“Bir gün Selman Ebuzer’i, misafirliğe davet etti. Ebuzer de Selman’ın davetini kabul ederek onun evine gitti. Yemek zamanı olunca, Selman birkaç kuru ekmek torbasından çıkararak onları ıslatıp Ebuzer’in önüne bıraktı. Her ikisi yemek yemekle meşgul oldular. (Az sonra) Ebuzer şöyle dedi: “Eğer bu ekmeğin tuzu da olsaydı çok iyi olurdu.”

Bu söz üzerine Selman yerinden kalkıpevden dışarı çıktı; su kabını bir miktar tuzun karşılığında (komşusunun yanında) rehin bırakarak Ebuzer’e tuz alıp getirdi. Ebuzer tuzu ekmeğe serpip yerken şöyle diyordu: “Allah Teala’ya, bize böyle bir kanaat sıfatını verdiğinden dolayı hamt ve şükürler olsun.”

Selman onun bu sözüne karşılık şöyle dedi: “Eğer kanaat edenlerden olsaydık, su kabım rehin olarak komşunun yanında kalmazdı.”

Bihar, c. 22, s. 321.