Kur’an Dersleri (3)

0
Ey iman etmiş olanlar! Allahu Teala’ya ve onun peygamberlerine ve peygamberlerine indirmiş olduğu kitaba ve daha evvel indirmiş olduğu kitaba iman ediniz. Ve her kim Allahu Teala’yı ve meleklerini ve kitaplarını ve peygamberlerini ve ahiret gününü inkar ederse muhakkak ki pek uzak bir dalaletle sapıklığa düşmüş olur. (Nisa, 136)

* Şüphe yok ki, Rabbin dilediğine rızkı bol verir ve dilediğine darlaştırır. Muhakkak ki O, kullarından fazlasıyla haberdardır ve onları çok iyi görür. (İsra, 30)

* “İyilik-takva- yüzlerini Doğu ve Batı tarafına çevirmeniz değildir. Fakat, iyilik, o kimsenin iyiliğidir ki: Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere iman etmiş olur. Ve malını seve seve akrabalara, yetimlere, yoksullara, yolculara, dilenenlere verir. Ve köleleri azat etmek hususunda safr eder. Ve namazı kılar, zekatını verir. Bir de anlaşma yaptıkları zaman ahidlerini yerine getirirler ve ihtiyaç, hastalık ve şiddetli savaş hallerinde de sabırlı bulunurlar. İşte sadık olanlar onlardır. Takva sahibi olanlar da onlardan ibarettir.” (Bakara, 177)

* “Muhakkak ki, müminler kurtuluşa ermişlerdir. O müminler ki, namazlarında huşu -tevazu- sahipleridir. Ve o müminler ki, onlar, her lüzumsuz şeyden yüz çevirirler. Ve o müminler ki, onlar zekatı ifa edenlerdir. Ve o müminler ki, onlar elbette avret mahallerini muhafaza edenlerdir. (Muminun, 1-5)

* “Onlar, göklerin ve yerin ifade ettiği manalara bakmazlar mı?” (Araf, 185)

* “Şüphe yok ki göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün değişmesinde akıl sahipleri için(Allah’ın varlığını, kudret ve azametini gösteren) büyük işaretler vardır.”(Al-i İmran, 190)

* Güneşi ve ayı hizmet etmeleri için sizin emrinize verdi. Bunların her biri belirli bir vakte kadar dolaşmaktadır. Bütün işleri O yönetir. Ayetleri size açıklar ki Rabbinize kavuşacağınıza iman edesiniz. (Rad, 2)

* “Gökten, bir ölçüye göre su indiren O’dur. Onunla ölü bir memleketi diriltti (ve her yanına hayat) yaydı; siz de böyle (kabirlerinizden diriltilip) çıkarılacaksınız.” (Zuhruf, 11)

* “Şimdi siz, içmekte olduğunuz suyu gördünüz mü? Onu sizler mi buluttan indiriyorsunuz; yoksa indiren Biz miyiz? Eğer dilemiş olsaydık onu tuzlu kılardık; şükretmeniz gerekmez mi?” (Vakıa, 68-70)