İmam Muhammed Bakır (as) (1)

0
İmam Muhammed Bakır (sa) hicri kameri 57 yılında Medine’de dünyaya geldi. İmam Muhammed Bakır, Hz. İmam Seccad’ın (sa) evladıydı.

İmam Bakır (sa) dünyaya gelmeden yıllar önce İslam Peygamberi (sav) sahabelerden Cabir Bin Abdullah Ensari’ye şöyle buyurmuştu:

Ey Cabir benden sonra sen yaşayacaksın ve bana en çok benzeyen ve benimle adaş olan evlatlarımdan birini göreceksin. Ne zaman onu ziyaret edersen benim selamımı ona iletirsin ve bu tavsiyemi mutlaka yerine getir.

Allah Resulü (sav) Cabir’e torunlarından birini ziyaret edeceğini müjdelediğinde onu bilimleri delen anlamına gelen Bakır-el Ulum şeklinde adlandırdı.

Yıllar geçti ve Cabir, o kadar uzun yaşadı ki İmam Bakır’ın (sa) huzuruna çıktı ve İslam Peygamberi’nin (sav) selamını o hazrete iletti.

Hicretin ilk yüzyılının sonlarına gelişmişti. O dönemde Emevilerin zulmü bir yandan ve muhalifleri ile sürtüşmeleri öbür yandan doruğa ulaşmıştı. Bu siyasi sürtüşmeler, geçim sıkıntısının yanında insanları her türlü bilimsel ve kültürel çalışmadan ve dini eğitim almaktan alıkoymuştu.

Bazı tarihi kaynaklara göre insanların dini konularla ilgili cahilliği doruğa ulaşmıştı, öyle ki hatta namaz kılmak veya hac menasiki adabını bile unutanlar vardı.

O dönemde hilafet sistemi siyasi gerilimlerle boğuşurken her geçen gün daha da güç kaybediyordu. Gerçi İslam Peygamberi’nin (sav) ehli beyti müslümanların liderliği için en liyakatlı insanlardı, ancak halk, hilafet ve iktidar konusunda bir kaç kesime ayrılmıştı. Kimileri hilafetin Emevilerin hakkı olduğunu, kimileri de Ehli Beyt fertlerinin konumu hakkında sapkınlığa veya ifrata düşmüştü.

İşte böyle bir ortamda İmam Muhammed Bakır (sa) İslam ümmetinin ufkunda parlayan bir güneş misali doğdu ve cehalet ve hurafenin karanlık perdelerini araladı. İmam Bakır’ın (sa) stratejisi İslam’ın aydın maarifini net bir şekilde ifade etmek ve dinin asil kültürü ve değerlerini yaygınlaştırmaktı.

O dönemde İslam ümmeti, değişim ve fikri inkılaba ihtiyaç duyuyordu ve İmam Muhammed Bakır (sa) tüm gücü ile çeşitli açılardan sapkınlığa uğrayan halkın düşüncelerini gaflet uykusundan uyandırmaya ve yüceltmeye çalıştı.

İmam, ehli beytin konumu ve toplumun liderliği ile ilgili önemini beyan etti.

İmam Muhammed Bakır (sa) doğru yolun Allah’ın kitabı ve peygamberin sünneti olduğunu hatırlattı. O hazret Allah Resulü’nden (sav) sonraki dönem için ehli beytin ilmi merciliğinin İslam ümmetinin kurtuluşu için en iyi yol olduğunu belirtti.

İmam Bakır (sa) çeşitli inanç ve fikri konularda en sağlım mercinin Ehli Beyt fertleri olduğunu beyan ederek şöyle buyurdu:

Allah Resulü (sav), Allah rızasını kazanmak için ilahi ilim kapıları ve cennete davet edenlerdir.

İmam Muhammed Bakır (sa) İslami ilim ve maarifi yaygınlaştırmak ve büyük alimler yetiştirmek bilimsel ve kültürel bir hareket başlattı ki bu hareket kendisinden sonra değerli evladı İmam Sadık (sa) tarafından büyük bir üniversite kurmakla sürdürüldü. İmam Muhammed Bakır’ın (sa) hicretin ilk yüzyılının sonlarına doğru sarfettiği bilimsel ve kültürel çabalar gerçekte asil İslam değerlerin ihya edilmesi yolunda atılan büyük bir adımdı.