Hz. Ali’nin (a.s) Fıtır Bayramında Okuduğu Hutbe

0
İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Müminlerin Emiri Ali b. Ebi Talib (a.s) fıtır (bayramı) günü bir hutbe okudu ve şöyle buyurdu: “Ey insanlar! Şüphesiz bu gününüz iyilerin içinde mükafata eriştiği ve batıl işlerle uğraşanların zarar gördüğü bir gündür…

Aynı zamanda diriliş gününüze de çok benzemektedir. O halde evlerinizden camilerinize doğru çıkarak, mezarlarınızdan Rabbinize doğru dışarı çıkacağınız günü hatırlayınız. Camilerde durmakla da Rabbinizin huzurunda duracağını günü hatırlayınız. Evlerinize dönmekle de cennetteki evlerinize döneceğiniz günü hatırlayınız. Ey Allah’ın kulları! Oruç tutan erkek ve kadınlar için var olan en küçük şey, Ramazan ayının son gününde bir meleğin onlara şöyle seslenmesidir: “Ey Allah’ın kulları! Sizlere müjdeler olsun! Allah geçmiş günahlarınızı bağışlamıştır. O halde bundan sonra ne yapacağınıza dikkat ediniz.”[1]
Bayramların Süsü
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Bayramlarınızı, “Allah-u Ekber” diyerek süsleyiniz.”[2]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Fıtır ve Kurban bayramınızı, “la ilahe illallah”, “vallahu ekber”, “ve’l-Hemdülillah” ve “sübhanellah” cümleleriyle süsleyiniz.”[3]

Resulullah (s.a.a) kurban ve ramazan bayramı günlerinde dışarı çıkıyor ve yüksek bir sesle, “la ilahe illallah-hu vallahu ekber” diye zikrediyordu.”[4]

Peygamber (s.a.a) Fıtır bayramı gününde evinden dışarı çıktığı andan itibaren camiye varıncaya kadar tekbir getiriyordu.”[5]

Peygamber (s.a.a), her hutbe esnasında tekbir getiriyordu. Ama fıtır (ramazan) ve kurban bayramı hutbelerinde, daha çok tekbir getiriyordu. [6]

Kur’an:
“Meryem oğlu İsa, “Allah’ım! Rabbimiz! Bize, geçmiş  ve bizden sonra geleceklere bayram ve senden bir delil olarak gökten bir sofra indir, bizi rızıklandır, sen rızık verenlerin en hayırlısısın” dedi.” [7]

Su’eyd b. Gafele şöyle diyor: “Bir bayram günü Müminlerin Emiri’nin (a.s) huzuruna vardım. Önüne bir sofra açılmış ve o sofrada bir miktar, buğdaydan ekmek, bir tabak sütlaç ve bir kaşık bulunuyordu. Ben şöyle arzettim: “Ey Müminlerin Emiri! Bayram günü sütlaç mı yiyorsun?” İmam şöyle buyurdu: “Bu, bağışlanmış kimsenin bayramıdır.”[8]

İmam Ali (a.s), bayramların birinde şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz bu bayram, Allah’ın oruç ve namazını kabul ettiği kimse için bayramdır. İçinde Allah’a isyan edilmeyen her gün bayramdır.”[9]

İmam Hasan (a.s), fıtır (ramazan) bayramı günü oyunla meşgul olan ve gülüp oynaşan bir grubun yanından geçince durdu ve onlara şöyle buyurdu: “Allah Ramazan ayını itaatleri sebebiyle kendi hoşnutluğuna doğru öne geçmeleri için yarış meydanı karar kılmıştır. O halde bir grubu öne geçerek mutluluğa eriştiler. Diğer bir grubu ise geride kalarak mutsuz oldular. İyilik sahiplerinin mükafata eriştiği ve batıl işlerle uğraşanların zarar gördüğü böyle bir günde, gülüp oynayan insan ne kadar da şaşırtıcıdır. Allah’a yemin olsun ki eğer perde kenara çekilecek olursa, iyilik sahibinin iyiliği ile meşgul olduğunu, kötülerin ise kötülüğü ile uğraştığını bilirler.” İmam daha sonra oradan ayrıldı.”[10]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Medine’ye girdiğim zaman, bu şehir halkının cehalet döneminde oynayıp eğlendiği iki günü vardı. Allah o iki günün yerine size en iyi iki gün verdi. Fıtır günü ve kurban günü. Fıtır (Ramazan) bayramı günü ve kurban bayramı günü.”[11]

 Peygamber eşlerine ve kızlarına fıtır ve kurban bayramı günleri dışarı çıkmalarını emrediyordu.” [12]

……………….

[1] Tenbih’ul Havatir, 2/157
[2] Kenz’ul Ummal, 24094
[3] a. g. e. 24095
[4] a. g. e. 18101
[5] a. g. e. 18104
[6] a. g. e. 18103
[7] Maide suresi, 114. ayet
[8] el-Bihar, 40/326/7
[9] Şerh-i Nehc’ül-Belağa-i İbn-i Ebi’l-Hadid, 20/73
[10] Tuhef’ul Ukul, 236
[11] Kenz’ul Ummal, 24102
[12] a. g. e. 18098