Bilgisizce Konuşma

0
Mufaddal b. Yezid şöyle rivayet eder:  Ebu Abdullah (Cafer Sadık aleyhisselâm) şöyle buyurdu:«İnsanların helak olmasına neden olan iki özellikten seni men ederim: Allah’a bâtıl üzere kulluk sunmanı. Bilgin olmadığı halde insanlara fetva vermeni.»

  Abdurrahman b. Haccac şöyle rivayet eder:

  Ebu Abdullah (Cafer Sadık aleyhisselâm) bana şöyle dedi: «Şu iki özellikten uzak dur; çünkü helak olup gidenler bundan helak oldular: İnsanlara kişisel görüşüne dayanarak fetva vermekten. Ve bilgisizce kulluk sunmaktan uzak dur.»

  Ebu Ubeyde el-Hazzai, Ebu Cafer (Muhammed Bakır aleyhisselâm)’dan şöyle rivayet eder:

«Kim bilgisiz ve kılavuzsuz olarak insanlara fetva verirse, rahmet melekleri ve azap melekleri ona lanet ederler, fetvasına uyan kimselerin günahları da ona yazılır.»

  Ziyad b. Ebu Reca, Ebu Cafer (Muhammed Bakır aleyhisselâm)’dan şöyle rivayet eder:

  «Bir şey biliyorsanız söyleyin, bilmiyorsanız:”Allah daha iyi bilir” deyin. Çünkü adam var, Kur’ân’ın bir ayetini bütününden koparmak için çekiştirip durur; böylece göklerle yer arasındaki mesafeden daha uzak bir mesafede burnu üstü sürünür.»

  Muhammed b. Müslim, Ebu Abdullah (Cafer Sadık aleyhisselâm)’dan şöyle rivayet eder:

«Bir âlim, kendisine bir soru yöneltildiğinde bunun cevabını bilmiyorsa: “Allah daha iyi bilir” diyebilir. Âlimden başkası bunu söyleyemez.»

  Muhammed b. Müslim, Ebu Abdullah (Cafer Sadık aleyhisselâm)’dan şöyle rivayet eder:

  «Sizden birine bilmediği bir şey sorulduğu zaman: “Bilmiyorum” desin: “Allah daha iyi bilir.” demesin. Böyle söylediği zaman arkadaşının içine bir kuşku düşürmüş olur. Sorulan kimse: “Bilmiyorum.” dediği zaman, soran kişi onu suçlayamaz.»

  Zurare b. A’yen şöyle rivayet eder:

  Ebu Cafer (Muhammed Bakır aleyhisselâm)’a, “Allah’ın, kullar üzerindeki hakkı nedir?” diye sordum.

  Buyurdu ki: «Bildiklerini söylemeleri, bilmedikleri hakkında da susmalarıdır.»

  Ebu Yakub îshak b. Abdullah, Ebu Abdullah (Cafer Sadık aleyhisselâm)’dan şöyle rivayet eder:    

  «Allah, bilmeden konuşmasınlar ve bildikleri konularla ilgili olarak kendilerine soru soran kimseleri de cevapsız geri çevirmesinler diye Kur’ân’daki iki ayeti kullarına tahsis etmiştir:

“Kitapta Allah hakkında gerçekten başka bir şey söylemeyeceklerine dair onlardan söz alınmamış mıydı?” (A’raf, 169) “Bilâkis, onlar hakkıyla bilmedikleri ve te’vili kendilerine gelmemiş olanı yalanladılar.” (Yunus, 39)»

  İbn Şubrume şöyle rivayet eder:

  Cafer b. Muhammed (aleyhisselâm)’dan duyduğum bir hadis var ki, onu hatırladıkça kalbim çatlayacakmış gibi olur.

  İmam buyurdu ki: «Bana babam anlattı, o da dedemden dinlemiş, o da Resûlullah (sallallahu aleyhi ve âlihi)’den bildirmiştir. İbn Şubrume der ki: Allah’a yemin ederim ki, babası dedesi adına ve dedesi de Resûlullah adına yalan söylememiştir.

  Resûlullah şöyle buyurdu:

Kıyasa göre amel eden kimse hem kendisini helâke sürüklemiştir hem de başkalarını. Nasihi, mensuhu, muhkemi ve müteşâbihi bilmeden ilimsizce insanlara fetva veren kimse, hem kendini helâka sürüklemiş olur hem de başkalarını.»