Yezid’in Cinayeti Hirre Olayı…

0
Yezid (646-683) Emevilerin ikinci halifesidir. Halifelik onun şahsında saltanata dönüşmüştür.

Hz. Hüseyin in (ra) şehit edilmesi ve Kerbela Faciasından sorumlu tutulmuştur.
Muaviye oğlu Yezid, hakkında konuşulmayacak kadar çirkin ve iğrenç bir hayatı ve akıl almaz cinayetleri vardır. Babası muvaiyenin ölümüne kadar hayatını Ayaşlıkla geçirmiş. Sonra Muaviye onu zorla Müslümanların boynuna bindirmiş ve kendisinden sonra halife olması için Müslümanlardan biat almıştır.
Yezi hilafete geçtiği ilk yılda (hicretin 61. yılında) şehitler serveri İmam hüsyni 72 yareniyle birlikte Kerblela çölünde o akıl almaz bir vaziyette şehit ederek Peygamberin kızlarını esir alıp diyar diyar gezdirterek şama götürtmüştür.
Muaviyenin ölümünden sonra Medine halkı şama bir grup göndermiş , onlar yezidin durumun teftiş etmişler ve döndüklerinde, Yezidin şarap içen, kumar oynayan, köpekler ve maymunlarla oynaya ve açıkça şarap içen fasık biri olduğunu söylemişler, bundan Sonra kendine karşı ayaklanan Medine halkını bastırmak için onların üzerine güçlü bir ordu göndermiş. Onlar da üç gün Medine halkının canını , malını , namusunu Yezid ordularına helal ve caiz görmüşler ve bu olaydan 1000 aşkın sahabe eşi ve kızı gayri meşru olarak hamile kalmıştır.
Yezid sonra Mekke’de bulunan Abdullah b. Zübeyr i ortadan kaldırmak için Mekke üzerine asker göndermiş, Kabeyi kuşatmışlar, fakat yezidin ölüm haberi alınınca kuşatma durdurulmuş ama daha sonra Abdulmelik tarafından Kabe mancanık taşlarına hedef edilerek yıkılmıştır.
Yezid önce Medine halkını bastırmak için bir ordu gön-derdi. Bu ordu, Medine halkının başına Hirre olayını getirdi. Ardın-dan Mekke ye yönelerek hicretin 64. yılında, muharrem ayına dört gün kala Harem’de Abdullah ı kuşatıp onunla savaştı. Bu savaş sonucu Kâbe ateşe verildi, Kâbe ve yüce Allah’ın İsmail’e fidye olarak gönderdiği koçun o zamana kadar Kâbe nin tavanında duran boynuzları yanıp kül oldu.

Hilâfet Ordusu Resulullah’ın (s.a.a)
Haremini Yağmalıyor
Taberî ve diğerleri şöyle diyorlar:
Müslim, Medine’yi yağmalamaları için ordusunu üç gün boyunca serbest bıraktı. Onlar da -savunmasız- insanları öldürüp mallarını yağmaladılar.
Yakubî şöyle diyor:
(Bu savaştan sonra) Medine’den çok sayıda insan öldürüldü ve çok az kişi canını kurtarabildi. Müslim, Resululla-h ın (s.a.a) haremini (Medine şehrini) ordusuna helal kıldı (her şeyi askerlere serbest etti), öyle ki bakire kızlar babalarının kim olduğu bilinmeyen çocuklar doğurdular
İbn Kesir in Tarih inde ise şöyle geçer:
Hirre Savaşı’nda, Kur ân hafızlarından, aralarından üçü de Resulullah’ın (s.a.a) ashabından olan tam yedi yüz kişi öldürüldü
Başka bir yerde ise şöyle diyor
Bu savaşta çok sayıda insan öldürüldü ve neredeyse Medine’de artık insan kalmadı
Yine diyor ki
(Bu savaşta) kadınlara tecavüz ettiler öyle ki o günlerde bin kadın kocası olmaksızın hamile kaldı
Hişam b. Hassan dan da şöyle rivayet ediyor
Hirre olayından sonra Medine kadınlarından bin tanesi kocası olmaksızın çocuk doğurdu
Zuhrî den şöyle rivayet edilmektedir
Muhacir ve ensarın ileri gelenleriyle Medine’nin tanınmış efendilerinden yedi yüz kişi öldürüldü. Öldürülen kölelerle köle olup olmadığı belli olmayan kişilerin sayısı ise on bin kişiydi
Tarih-i Suyutî’de ise şöyle geçiyor
Hirre olayı Tayyib e kapısından başladı. Bu savaşta sahabe ve diğerlerinden çok sayıda insan öldürüldü, Medine yağ-malandı ve bin bakire kız tecavüze uğradı.
Dineverî ve Zehebî, Ebu Harun el-Abdî den şöyle naklederler (biz Dineverî den naklediyoruz)
Ben Ebu Said-i Hudrî’nin, sakalının ağardığını, yüzünün iki tarafındaki sakalının kısaldığını ve sadece çene kısmında sakal kaldığını gördüm. Ona, “Ey Ebu Said! Sakalına ne oldu? diye sordum. O, bunun üzerine şöyle dedi:
Hirre olayında bu belayı Şamlı zalimler getirdi başıma. Onlar evime dökülüp varımı-yoğumu, hatta içinde su içtiğim kâseyi bile yağmalayıp gittiler. Onlar gittikten sonra on kişi daha geldi. Ben o sırada namazdaydım. Onlar evimin dört bir yanını gezip bir şey bulamayınca, sinirlendiler ve sonra beni namaz kıldığım yerden çeke çeke dışarı çıkarıp yere vurdular ve sonra her biri ayrı ayrı yüzümün iki tarafındaki sakallarımı yolarak beni bu hâle getirdiler. İşte kısa gördüğün kısım, sakallarımın yolunduğu yerdir uzun olan kısmı ise toz-toprağın içinde olduğu için fark etmediler. Ben de kıyamette Rabbimi bu hâlimle mülakat etmek için onları gördüğün şekilde bıraktım.
İşte; Resulullah’ın (s.a.a) Medine’sinde üç gün böyle geçti.
Medine Halkından Halife Yezid in Kölesi Olmak Üzere Biat Alınışı
Taberî ve diğerleri şöyle rivayet etmekteler:
Müslim b. Ukbe, Medine halkından, Yezid b. Muaviye nin onların canlarında, mallarında ve ailelerinde istediği gibi tasarruf etmek hakkına sahip olması üzerine biat etmelerini istedi.
Mes’udî şöyle diyor
Medine halkından Ali b. Hüseyin b. Ali b. Ebu Talib (a.s) dışında geriye kalanlar Yezid in kölesi olmak adına biat ettiler. Çünkü Ali b. Hüseyin, bu ayaklanmada Medine halkının yanında yer almamıştı. Ve yine Ali b. Abdullah b. Abbas ı Müslim in ordusunda yer alan Kinde kabilesine mensup dayıları kendi himayelerine aldılar.
Mes udî devamla diyor ki
Böyle bir biate teslim olmayan kılıçtan geçiriliyordu.
İbn Sa d ın Tabakat ında ise şöyle geçmektedir
Müslim b. Ukbe, Medine halkını katliam ettikten sonra Akik bölgesine giderek Ali b. Hüseyin b. Ali b. Ebu Talib in orda olup olmadığını sordu. Buradadır. dediklerinde, Müslim, O zaman neden onu göremiyorum? dedi. O sırada İmam Seccad (a.s) amcası Muhammed b. Hanefiye nin iki oğluyla birlikte Müslim in yanına geldi. Müslim o hazreti görünce, Hoş geldin. dedi ve onu kendi yanında tahtın üzerinde oturttu.
Tarih-i Taberî de şöyle geçer
Müslim o hazrete, hoş geldin, dedikten sonra onu bir tahtın üzerine serilen minderde kendi yanına oturtarak, Müminlerin emiri sizin hakkınızda bana tavsiyede bulundu. Fakat bu habis kişiler beni uğraştırıp size ulaşmamı engellediler. dedi ve sonra, Galiba buraya geldiğin için ailen endişeleniyor? diye sordu. İmam (a.s), Evet vallahi. buyur-du. Bunun üzerine o hazretin atını eyerleterek saygıyla ailesine gönderdi.
Dineverî şöyle diyor
Dördüncü gün gelip çatınca Müslim b. Ukbe bir mecliste oturarak halkı Yezid e biat etmeye çağırdı. Biat için gelen ilk kişi, büyük annesi Resulullah ın (s.a.a) zevcesi Ümmü Seleme olan Yezid b. Abdullah b. Rabia b. Esved’di. Müslim ona, Bana biat et. dedi. Yezid b. Abdullah, Sana, Allah ın kitabı ve Resulullah ın (s.a.a) sünneti üzere biat ederim. dedi. Müs-lim, Öyle değil müminlerin emirinin kölesi olmak ve onun sizin mal ve evlatlarınızda istediği gibi tasarruf etme hakkına sahip olduğu üzere biat et. dedi. Yezid b. Abdullah bu şe-kilde biat etmekten sakınınca, Müslim onun başını vurmala-rını emretti
Taberî diyor ki
Müslim b. Ukbe, Kuba bölgesinde halkı Yezid e biat et-meye çağırdı. Hirre olayından bir gün sonra, Yezid b. Abdul-lah el-Zem a ile Muhammed b. Ebi l-Cehm adlarındaki iki Kureyşli, aman dilemek için Müslim in yanına gitti. Müslim onlara, Biat edin. dedi. Onlar da, Allah ın Kitabı ve Resu-lullah in (s.a.a) sünneti üzere sana biat ediyoruz. dediler. Fakat Müslim, Hayır vallahi Sizden böyle bir biati kabul etmem. dedi ve sonra boyunlarının vurulmasını emretti Bunun üzerine Mervan, Subhanellah dedi, Senden aman istemek için yanına gelen bu iki Kureyşliyi mi öldürüyorsun? Müslim elindeki sopayla onun kalçasına vurarak, Vallahi eğer sen de onlar gibi konuşursan bir an bile sağ kalmazsın. dedi. Ardından Yezid b. Veheb b. Zem’a’yı getir-diler. Müslim ona, Biat et. dedi. Yezid, Ömer’in sünneti üzerine sana biat ediyorum. dedi. Müslim, Öldürün onu!” dedi. Yezid korkarak, Ben biat ediyorum. dedi. Fakat Müs-lim, “Hayır. dedi, Vallahi senin bu hatanı kabul etmem.
Bunun üzerine Mervan b. Hakem Müslim’e, aracılık yaparak kendisiyle onun arasında evlilik dolayısı ile bulunan akrabalık bağını anlattı. Müslim bunu duyunca, Mervan ın ensesinden tutup baş aşağı sarkıtmalarını emretti ve sonra, İkiniz de Yezid b. Muaviye nin küçük ve değersiz köleleri olduğunuza dair biat edin. dedi. Ardından da emir vererek Yezid b. Veheb’in boynunu vurdurdu
Kesik Başların Halife Yezide Gönderilişi
İbn Abdurabbih şöyle yazıyor
Müslim b. Ukbe, Medine halkının kesik başlarını Yezid b. Mu-aviye ye gönderdi. Bu başları Yezid in önüne attıklarında, Yezid, İbn Zib arî nin Uhud Savaşı nda okuduğu şu beyitlerle benzetme yaptı
Keşke Bedir Savaşı nda öldürülen ailemin büyükleri
Mızraklar ucunda Hazrec kabilesinin iniltisini görselerdi
Haykırıp sevinçten gözyaşı dökerlerdi
Sonra da, Ellerine sağlık ey Yezid derlerdi.
O sırada Resulullah ın (s.a.a) ashabından biri Yezid’e dönerek, Ey Müminlerin Emiri İslâm dan çıktın dedi. Yezid b. Muaviye, Evet; Allah’tan mağfiret diliyoruz! şeklinde cevap verdi. Ardından o sahabî, Vallahi senin bulunduğun bir yerde kalmayacağım. diyerek Yezid in meclisinden dışarı çıktı.
İbn Kesir in naklettiği rivayette, birinci beyitten sonra şu şiirler geçmiştir:
Savaşçılar Kuba da (Medine) mevzilenince
Ve Abduleşhel (ensardan bir kavim) içinde öldürmeler ço-ğalınca
Biz onların büyüklerinden iki kat öldürdük
Böylece Bedir hesabında onlarla ödeştik
İbn Kesir diyor ki
Rafizîlerden biri sonraları bu şiire şu beyitleri de eklemiştir
Haşimoğulları saltanatla oynamıştır
Oysa ne bir melek gelmiş, ne de bir vahiy inmiştir
Daha sonra İbn Kesir görüş belirterek şöyle demiştir
Eğer bu söz Yezid b. Muaviye dense, Allah’ın ve tüm lânet edenlerin lâneti onun üzerine olsun ve eğer o söylememişse, Allah ın lâneti bu sözü yalan yere ona nispet edenlerin üzerine olsun.
Ancak bize göre, İbn Kesir bu hususta yanılmıştır. Çünkü o, onların (Rafizîlerin) Yezid b. Muaviye bu şiirleri orada ve Hirre olayından sonra İbn Zib arî nin şiirlerine eklemiştir. dediklerini sanarak böyle bir itirazda bulunmuştur. Oysa onlar (Rafizîler) böyle nakletmemiş, sadece Şa bî ve diğerlerinin, İmam Hüseyin’in (a.s) başını getirip Yezid in önüne koyduklarında, bu beyitleri İbn Zib’-arî nin şiirine eklediğini söylemişlerdir. Herkesin bildiği gibi de Şa-bî ne Rafizîdir ve ne Şiî aksine o, Hulefa Ekolü nün mutaassıp ileri gelenlerindendir.
Ayrıca, İbn Kesir in Yezid için, Yezid müçtehit olduğu için bu şiiri de kendi içtihadına dayanarak okumuştur. diyerek neden onu savunmaya çalışmadığını da anlamış değilim?
Yezid daha sonra sarhoş bir vaziyette merkebin üzerinde maymun oynatırken yere düşmüş boynu kırılarak ölmüştür.

Bunları da beğenebilirsin Diğer Yazılar