Suudilerin Özrü kabahatinden büyük İtirafı: “Vahhabilik Diye Bir Şey Yok!”

0
Kızıldeniz’deki Sanafir ve Tiran adalarının Mısır hükümeti tarafından Suudi Arabistan’a devredilmesiyle ilgili eleştiriler sürerken, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adil el Cubeyr adalar konusuna ve ülkesine yönelik terör iddialarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı’nın resmi Twitter hesabında yayımlanan açıklamaya göre, Dışişleri Bakanı Adil el-Cubeyr, ülkesinin Kahire Büyükelçiliğinde bir grup Mısırlı entelektüel, yazar ve gazeteciyle bir araya geldi.

Sputnik’in verdiği habere göre, Mısır hükümeti tarafından Kızıldeniz’de Suudi Arabistan’a devredilen adaların ülkesine ait olduğunu ve Kral Faruk’tan bu yana tüm Mısır hükümetlerinin de bunu tanıdığını belirten Cubeyr, Vahhabilik ve terörün konusuna da değindi.

Vahhabilikle terörün bir tutulması konusuna da değinen Cubeyr, cevap yerine bölgede rakip olarak gördüğü İran’ı suçlamayı tercih etti.

Cubeyr, “Vahhabilik diye bir şey yok. Şeyh Muhammed Abdulvahhab ıslahatçıydı, radikalizm çağrısı yapmadı. Radikalizm 1979’da İran devrimiyle eş zamanlı olarak Suudi Arabistan’ı istila etmeye başladı” iddiasında bulundu.

Cubeyr bunu söylerken Abdülvahhab zamanında Mekke ve Medine’nin bile yağmalandığını ve on binlerce Müslümanın bu düşünceye inanmadığı için nasıl katliam yapıldığını bilmiyor gibi yapıyor. Son dönemlerde de özellikle Pakistan başta olmak üzere Yemen, Irak, Kafkasya ve Suriye’de vahhabi düşünceden etkilenen ve Suudi Arabistan kurumlarının desteği ve yardımı ile selefi inanca sahip militanların İslam dünyasını nasıl ateşe verdikleri gözardı ediliyor.

Suudi rejimi dini otorite ve kurumlarda vahhabi düşünceye sahip olmayanları çalıştırmıyor, yer vermiyor. Aynı Suudi Arabistan’ın Dışişleri Bakanı Adil el-Cubeyr’in “vahhabilik diye bir şey yok” açıklamasının ilginç olduğu belirtiliyor.

KIZILDENİZ’DEKİ ADALAR SORUNU

Cubeyr yine aynı görüşmede, “Kral Faruk döneminden şimdiki Mısır hükümetine kadar tüm hükümetler adaların Suudi Arabistan’a ait olduğunu tanıdı. 1980’lerin sonlarında dönemin dışişleri bakanı bunu teyit eden bir mektup gönderdi” ifadesini kullandı.

Kral Faruk’un Kral Abdulaziz’e söz konusu 2 adayı İsrail’in tacizlerine karşı korumayı teklif ettiğini belirten Cubeyr, o dönemde adalara ilişkin bir anlaşma yapılmadığını ifade etti.

Mısır-Suudi Arabistan ilişkilerine de değinen Cubeyr, iki ülke arasında tarihi ve özel ilişkiler olduğunu, yine iki ülkenin Arap ve İslam dünyasına ilişkin pek çok konuda hemfikir olduğunu kaydetti.

Subeyr, Suudilerin başı çektiği koalisyon güçlerince bir yıldır bombalanan ve on binlerce insanın ölümüne sebep olan Yemen konusuna da değindi.

Yemen konusunda da 2 ülke arasında bir anlaşmazlık olmadığını, Suudi Arabistan’ın Mısır’dan Yemen’e asker göndermesini istemediğini dile getiren Cubeyr, Müslüman Kardeşler Teşkilatı’na (İhvan) karşı duruşlarının sabit olduğunu ve ülkesinin Yemen İhvanı ile ilişkisinin olmadığını söyledi.

Mısır Bakanlar Kurulu, Kızıldeniz’de yer alan Sanafir ve Tiran adalarının iki ülke arasında belirlenen yeni deniz sınırı anlaşması çerçevesinde Suudi Arabistan sınırları içinde yer aldığını açıklamıştı. İki ada 66 yıldır Mısır’ın himayesindeydi.

Tiran Adası, Akabe Körfezi’ni Kızıldeniz’den ayıran Tiran Boğazı’nın girişinde yer alıyor. Sina Yarımadası’nın 6 kilometre doğusunda yer alan adanın yüz ölçümü 80 kilometrekare. Tiran Adası’nın hemen doğusunda yer alan Sanafir Adası ise 33 kilometrekare.

Bunları da beğenebilirsin Diğer Yazılar