Şii ve Aleviler Neden Tavşan Eti Yemezler?

0

Soru:

Ayhan Bermek/ist

sayın hocam tavşan yemek helalmidir.bize yıllardır yenilmez dediği için yemedik.fakat geçen hafta arkadaşımın köyüne gitmiştik.boluda köyleri orda yapmışlar ve ben bilmediğim için tavşan eti olduğunu yedim onlarda tabi bilmiyolardı bizlerin tavşan eti yemediğini o yüzden uyarmamışlar fakat geçen gün muhabbeti oldu yenirmi yenmezmi orda öğrendiler ve bana geçen gün yediğimiz tavşan eti olduğunu söyledirler.bu konuda aydınlatırmısınız beni
SAYGILARIMLA

Cevap:

Değerli Ayhan

Selamün Aleyküm:

Şiilerin ve Alevilerin tavşan yememelerinin sebeplerinden bir tanesi tavşanın hayız görmesi ve Hz.Resulullah (s.a.a)ı tavşan etini yememiş olmasıdır. Bu konu hakkında Sünni kaynakları’ndan rivayetlerle giriş yapmayı uygun görüyorum.

1-Halid ibni Huveyris anlatıyor:“ Bir adam bir tavşan avladı ve Abdullah Ömer’e gelerek: Ne dersiniz tavşanın eti yenir mi? diye sordu. Abdullah: tavşanı Resulullah (s.a.a)da (böyle avlanıp)getirilmişti. Ben de o esnada yanında oturuyordum. Ondan ne yedi ne de onun yenmesini yasakladı. Tavşanın hayız gördüğüne inanıyordu.”diye cevap verdi.
Ebu Davud Et’ime 27(37.92)

2-Enes anlatıyor:

“Yürüdük ve Merriz Zebrandan bir tavşan kaldırdık Arkadaşlarımız peşinden koştular ve (sonunda yakalamaktan) aciz kaldılar. Bu sefer ben koştum yetiştim ve yakaladım. Onu (babalığım) Ebu Talha’ya getirdim. O tavşanı keskin bir taşla kesti. Budunu benimle Resulullah’a gönderdi. Resulullah onu yedi.

Enes’e Yedimi (yediğini gördün mü?) diye sorulmuştur.Yani kabul etti. Dedi
Buhari Sayd 32.10 Hibe 5:Müslim sayd 53(1953)Ebu Davud Et’ime 27(3791)Tirmizi Et’ime 2 (1970)Nesai: 25 (7.196)
Ehl-i Sünnet kaynaklarında nakletmiş olduğumuz ilk rivayette Peygamber efendimizin tavşanı yemediğini ikinci rivayete göre ise Enes’in önce Peygamberin yediğini daha sonra tekrar sorduklarında ise sadece verilen tavşanı kabul ettiğini söylemiştir. Fakat Peygamberimizin tavşanı yediğini veya yemediğini görmemiştir.

3-Ankara basımı Kütüb-i Sitte’nin 11. cildinin 149 sayfasına göre ashaptan Abdullah ibni Ömer tabiinden İkrime fukahadan Muhammed ibnu Ebi Leyla tavşan etinin mekruh(iyi bir şey olmayan) olduğuna kanidirler. Bunlar Huzeyme ibnu Cezi’nin rivayetine dayanırlar. Bu rivayette derki Ey Allah’ın Resulü dedim. Tavşan hakkında ne dersiniz.

“Onu ne yerim nede haram kılarım” buyurdular Ben:’Öyleyse… Dedim. Siz haram kılıncaya kadar ben onu yiyeceğim. Siz niye (yemiyorsunuz) Bana şu cevabı verdi.

“Onun hayız gördüğü bana bildirildi.”

İbnu Hacer bu hadisi senetçe zayıf görmüştür. Bu kaynağa göre Ashaptan olan Abdullah ibni Ömer’in bu hadisi rivayet edenlerle hiçbir bağlantısı yoktur. Yani ister bu rivayet edenler zayıf olsun isterse olmasın Abdullah ibni Ömer bunlarla bir bağlantısı olmaması gerekir. Zira O tavşan etinin mekruh olduğunu ya Peygamber efendimizden ya ashaptan birisinden ya da en kötü ihtimal tabiinden birisinden duymuştur.

Biz Ehl-i Sünnet kaynaklarından Peygamber efendimiz(s.a.a) tavşan eti yediğine dair bir rivayet görmedik. Aksine rivayetler Peygamber efendimizin (s.a.a) tavşan etini yemediğini göstermektedir. Bu durumda Şiilerin Peygamber efendimizin (s.a.a) yapmış olduğu bir ameli yapmakla eleştirmeleri yersizdir. O dönemde Hz. Peygamber efendimize (s.a.a) niçin tavşan eti yemiyorsun diye itirazda bulunulamayacağı gibi bugünde aynı eleştiri Şiilere yapılamaz Aksine Ehli Sünnet kardeşlerimizin bu Sünnet gereği tavşan yememeleri gerekir.
Anlatılanlara göre tavşanda diğer hayvanlara benzemeyen değişik özellikler vardır ve her insanın nefsi bu hayvanı yemeyi kaldıramaz. Dolayısıyla bir insanın nefsinin kaldıramayacağı bir hayvanı yememesini eleştirmekte ayrıca bir yersiz eleştiridir. Yani bir insana Allah tarafından bir şey helal olsa dahi eğer o insan onu yemiyorsa Allah insanı o amelinden dolayı yargılamaz Eğer Allah yargılamamışsa ve Allah’ın verdiği hükümler haksa yani Allah hak ile hükmediyorsa o zaman bizim eleştirilmememiz hak eleştirilmemiz ise batıldır. Nitekim Peygamber efendimiz de niçin yemediğini sorduklarında “Onun hayız gördüğü bana bildirildi” demektedir. Ve böylelikle niçin yemediğini de bildirmektedir. Eğer Peygamber efendimiz bu konuda eleştirilmiyorsa biz niçin eleştirelim?
Diğer yandan Ehl-i Sünnet kaynaklarında bu tür rivayetlerle birlikte kendi kaynağımızda da tavşanın yenmemesine dair rivayet vardır. Dolayısıyla kendi kaynağımızda olan bir rivayete amel etmekle eleştirilmemizde üçüncü bir tutarsızlıktır. Eğer bir Ehl-i Sünnet kardeşimiz kendi kaynaklarındaki rivayetlere göre amel ediyorsa neden bu hak

Şiilere’de tanınmasın. Ehl-i Sünnetin bağlı olup vermiş oldukları fetvalara uydukları mezhep imamları olduğu gibi Şiilerin ve Alevilerin de velayetine inandığı ve bu yüzden kendilerine itaat ettiği imamları mevcuttur. Bu imamların sekizincisi imam Rıza (a.s) tavşanın haram edilmesinin sebebini şu şekilde açıklar.

“Kediye benzeyen pençesinin olması; Eşeğe benzeyen kulaklarının olması vücudunda olan necasette diğer vahşi hayvanlar hükmünde olduğundan dolayıdır”.

Allaha Emanet Ol

Bunları da beğenebilirsin Diğer Yazılar