Saadet ve Şekavet

0
Saadet ve şekavet, insanın inançlarının, ahlâkının ve amellerinin bir ürünüdür. Hak inançlar, güzel ahlâk ve salih ameller, saadetin ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Hakikate aykırı inançlar, ahlâki kötülükler ve çirkin ameller ise, şekavete neden olmaktadır. Saadet, dünya ve ahirette mutluluk anlamındadır. Şekavet ise, dünya ve ahirette mutsuzluk anlamındadır.

Hakk’ın rızayeti ve ebedi cennet, saadetin meyvesidir. Hak Teâlâ’ya düşmanlık ve ebedi elim azap ise, Mutsuzluğun acı meyvesidir.

Bu iki hakikate, yani saadet ve şekavete, değerli mümin ve Müslüman aileler, mutlaka teveccüh etmelidirler. Kadın ve erkek, evliliklerinin başlangıcında, saadete sebep olan ve şekavet’i defeden etkenlere birbirinin yardımıyla teşebbüste bulunmalıdırlar ki ev ve ortamları, her ikisi için de salim bir ortam haline gelsin ve çocukları için tertemiz bir muhit oluşturulsun.

Aileler, hayatlarının başlangıcında iman, salih amel ve ahlâki güzelliklerle süslenerek, Hak Teâlâ’nın rızayetini elde etmek ve ilâhi cennete girmek ortamını temin etmelidirler.

Saadet ve şekavet ile her ikisinin nedenleri Kur’ân-ı Kerim ve rivayetlerde detaylıca zikredilmiştir ve bütün insanlara kendilerini saadetten mahrum kılmamalarını ve şekavete düşmemeleri hususunda uyarılarda bulunmuştur.
Ben, aile sistemi hakkındaki konuşmamla uyumlu olarak aile ehlinin birbiriyle yaşantısında, bir takım ilkelere riayet etmesi gerektiği ve de saadetlerinin ipoteğinde olduğu bir takım konulardan sakınmaları icap ettiği gerçeğine teveccühen ahlâki kötülükler ve iyiliklerin iki aşamasına işaret etmek istiyorum. Elbette bunlar, ailelerin çok ihtiyaç duyduğu bir konudur. İman ve amel konusunda ise daha detaylı kitaplara müracaat etmek gerekir.

Aileler özellikle de İslâmi İran’daki aileler, Allah’a ve kıyamet gününe iman, nübüvvet ve velayeti kabul etmek, namaz, oruç, hac ve mali haklar gibi farzları yerine getirmek, haram yeme, insanlığa aykırı şehvetleri tatmin etmekten uzak durmak, mahrem ve namahrem meselesine riayet etmek hususunda kabul edilir bir düzeydedirler. Ailelerin zayıf noktalarının çoğu, ahlâki meselelere riayet etmemek ve nefsanî kötülüklerden uzaklaşmamak hususundadır.