Senelerdir Ramazan ayı başlar başlamaz değişmeyen,yapay bir tartışma başlatılır.
Bu gün ramazan mıdır,ramazan değimlidir.devamında kulisler başlar,ileri geri laflar başını alır gider.Bir türlü bu çekiştirmelerden kurtulup esası anlamağa öğrenmeye fırsat bulamıyoruz.Her sene de devam eden tartışma bayramdan sonra unutulup gelecek ramazana sarkıtılır,tartışmayı çıkaranlar bir gün sonra neyi niye tartıştıklarını unuturlar ve bir çare arama cihetine gitme gereği duymazlar.Ne gariptir ki esas üzerine ciddiyetle düşülmesi gereken konuyu unutup yapılması gereken olaya göre tali mesele olan konu üzerinde yoğunlaşıyorlar.bu sene her yılın aksine,tartışma Ramazan başladıktan birkaç gün sonra başlatıldı.ramazanı zamanında,yani Ramazanın birinci günü mü tutmaya başladık yoksa bir gün erken mi,Şaban ayının son gününü mü Ramazan diye oruç tuttuk.şimdi merağımı ceplettiği için bu konuyu gündeme taşıyanlara soruyorum.Birilerimi sizleri uyardı,ikaz etti de siz uyandınız yoksa kendiliğinizden mi birkaç gün sonra fark edip yavaş yavaş orada burada kamu oyu oluşturmağa kulis yapmağa başladınız.Yine merağımdan sormak mecburiyetinde hissediyorum kendimi,yarın “Ehya”ları geçen senelerde de yapıldığı gibi bir gün ileriye atarak yaparsanız acaba Ramazan Bayram namazını da bir gün sonramı kıldıracaksınız? Sizin bu iddianıza göre Ramazan ayı yirmi sekiz gün olmayacağı için,Ramazan bayramı otuz bir Ağustos Çarşamba gününe kayar ve Salı günü değil de Çarşamba günü yapılır.Acaba aynı yüreklilik ve kararlılıkla,ilanen Ramazan Bayram namazını da “Ehyaları”kaydırdığınız gibi Çarşamba gününe kaydıracak mısınız? İşte o zaman sizleri candan kutlayacağız.Çünkü dürüstlük de dediğini merdane yapmaktan geçer.O zaman kutlanılmayı hakkedersiniz. Gerçi geçen senelerde,gerek Ehya gerekse bayram hususundaki düşüncelerinizin isabetli olmadığı anlaşıldı ama iş işten geçmiş,zaman akıp gitmişti.Ama yenilen güreşçinin güreşe doymadığı gibi yine aynı denemeyi tekrarlıyorsunuz da acaba çok önemli olan Sahurlarda ezanların zamanlı zamansız okunup,milletin bütün bir ay orucunun sıhhatıyla oynanılmasına,namazlarını sabahları zamansız kılmalarına sebebiyet veren ezanların okunmasına,akşamları iftarda;”sonra orucu geceye kadar devam ettirin”ayeti celilesine rağmen,ilmihallerde müçtehitlerimizin “doğu tarafındaki kızıllık başınızın üzerinden geçtikten sonra,iftar edin”fetvasına rağmen ezanların erken okunmasına cevaz verir sesinizi çıkarmaz ve ezanların zamanından önce okunup milletin orucunun dokusuyla oynanılmasına göz yumarsınız sesinizi çıkarmazsanız,bununla icraatınızı neye hamletmek gerekir.bütün bunları bir araya getirip anlamak oldukça zor ve karmaşık bir konu hatta bir labirent bilmecesi gibi girift bir mesele.Ayrıca bunlara ilaveten yapılan imsakiyelerin üzerinde yazılan Allah,Peygamber,İmam isimlerinin ve ayetlerin Ramazandan sonra ayak altına atılmasına karşı,çöplüğe atılmasının önlenmesi için hangi duyarlılığı gösterip,nerede ve ne şekilde insanları uyardınız vatandaşa, reklam uğruna;Allah,Peygamber,İmam adlarının böyle kullanılmasının günah olduğunu duyurup ikna cihetine gittiniz de hiçbir ilmi veri ve delil yokken elinizde Ramazanın bu gün olup olmadığı hususunu ortaya atıp yapay bir gündem oluşturup dikkatleri esastan başka taraflara kaydırmaya çalışıyorsunuz.Muminlere imsakiyelerinizde Allah,Peygamber,İmam isimlerini yazarsanız yarın Ramazandan sonra insanlar O Ayet ve mukaddes zatların isimleri yazılmış kağıtları yerlere,çöplere ve uygun olmayan yerlere atarlar günahtır diyeceğiniz yerde kendi bastırdığınız imsakiyede ayni hatayı yaptınız ve Esmau Husnayı,Allah-u Taalanın binbir adını havi yazıyı koydunuz.Bu yapılanların sorumlulukla bağdaşır tarafı var mıdır ?İşte bütün bunlara dikkat edilmesi gerekirken üzerinde şüphe dahi oluşmayan net bir meseleyi gündeme taşıyıp vatandaşın zihnini bulandırmaya hakkınız ve yetkiniz var mıdır. Zira Ramazanın ikinci günü ufukta hilal asgari olarak kırk beş-elli dakika kadar görülmüş ve sonra batmıştır.Ayın birinci günü hilali görmek oldukça zor bir mesele olmasıyla birlikte görebilmek mümkün olduğunda da tam ufuğun kıyısında gözüktüğünden azami on dakika ancak görülebilir.Ayrıca internette ayın evrelerini dakikası dakikasına incelemekte ve göstermekte olan siteler,Ramazanın birinci günü ayın yüzde beş oranında büyümeye başladığını göstermiştir.Burada ,yani ayın ilk günü olduğu hususunda yanılgı ile tutulan veya tutulmayan bir gün oruç bir günün cezasını gerektirir ama ezanların sorumsuzca yanlış okunması ve okutturulmasıyla bütün milletin bir aylık orucu hiçe gidiyor,giderken de aynı şekilde her gününe altmış bir gün ceza gelmesine sebebiyet veriyor,Allah aşkına acaba hangisinin üzerinde daha hassas durmalıyız ?.....Allahın selamı ve rahmeti hakka tabi olanların üzerine olsun ..Milletin içine düşürülen bu kargaşa ve bilgi kirliliğinden,bu işin müsebbiplerinin kazancının ne olacağını doğrusu düşünmeden edemiyorum.Nedir acep,bu telaş.Ne yapılmak istenmektedir.Niye yapılmak istenilmektedir.Ne kadar aşağı yukarı çarpıp,çıkarıp bölüyorsam bir tarafa ulaştıramıyorum.Belki de hesap bilgilerimin zayıflığındandır.“yüz ölçüp bir biçmeleri,kılı kırka bölercesine hassas ve dikkatli olmaları ve ikna edici,doyurucu olmaları gerekir.Yoksa sıkışınca bu işin vebali falancaların üzerinedir diye şikayet lenenlere,vebali bizim üzerimize değil,onu diyenlerin dedelerinin boynunadır diyerek sorumluluktan kaçmakla olmaz.Ya bu deveyi güdecek ya bu diyardan gideceksiniz.Vesselam……………… |