Rüyanın Hakikati Nedir?

0
Konunun başında rüyanın hakikati hakkında ortaya atılan görüşlere kısaca işaret etmemiz gerekmektedir:

Rüyanın hakikati konusunda yapılan tefsirleri iki bölümde inceleyebiliriz:

1- Maddi tefsir

2- Ruhi tefsir

Rüyanın maddi yorumunu yapanlar, rüyanın birkaç sebebinin olabileceğini söylemektedirler:
A- Rüyanın, insanın günlük işlerinin direk sonucu olması mümkündür, yani geçmişte insanın yaşadığı olaylar uyku esnasında zihinde canlanarak rüya şeklinde yansıyabilir.
B- İnsanın ulaşamadığı bir takım arzu ve istekleri rüyaların görülmesine sebep olabilir. Susuz birinin rüyasında su görmesi ve ya yolcusunun dönmesini bekleyen birinin rüyasında beklediği şahsı dönmüş olarak görmesi bu kabildendir. (Eskiler, aç tavuk rüyasında darı görürmüş derler.)
C- Bir şeyden korkulması insanın rüya görmesine sebep olabilir zira hırsızdan korkan birinin rüyada hırsızı görmesi defalarca tecrübe edilmiştir. (Eskiler, korkulu rüya göreceğine gözlerin açık uyu daha iyidir derler.)
“Sigmund Freud” ve onun mektebi taraftarlarının rüya için başka bir çeşit maddi yorumları vardır:
Onlar bir takım mukaddimeleri açıklama esnasında şunları belirtmişlerdir: Düşler, bilinçli iken aklımıza getirmediğimiz pek çok unutulmuş (bastırılmış) materyalin ortaya çıktığı, duygu ve davranışlarımızın ve doğal ruhsal rahatsızlıkların, altında  yatan “arzuların, korkuların, ilk bakışta fark edilmeyen bağlantıların” kendisini gösterdiği bir zihinsel etkinliğin ürünüdür.
Şöyle ki insanın psikolojisi iki kısımdan oluşmaktadır: “Kendinden haberdar olma, kendinde olma” (insanın günlük düşünce ve ihtiyara dayalı bilgileriyle alakalıdır) ve “bilinçaltı” (bilinçaltındaki bastırılmış duyguların saklı olması) ve bu konuyu kabul ettikten sonra şöyle demektedirler:
Duygu ve eğilimlerimizi bir takım sebeplerden dolayı doyuramadığımız ve bilinçaltına attığımız anlar oldukça fazladır. Bilinç sisteminin işlevini kaybettiği uyku anında bir çeşit tahayyülü doyum, bilinç merhalesine yönelir ve bazen bastırılmış duygular değişime uğramadan yansıma bulur (sevdiğini kaybeden birinin uyku halinde onu görmesi gibi) bazen de bu duygular şekil değiştirerek uygun şekillerde yansıma bulur ki böylesi bir durumda bu rüyanın tabir edilmesi gerekmektedir.
Buna binaen “rüyalar” her zaman geçmişle alakalıdır ve hiçbir zaman gelecekten haber vermez, yalnızca bilinçaltının okunması için güzel bir vesiledir ve bu sebeple bilinçaltının keşfedilmesinde hastalardan yardım alınarak psikolojik hastalıkların tedavisinde kullanılır.
Beslenme bilimcilerinin bazıları “uyku ve rüya” ile “bedenin beslenmeye olan ihtiyacı” arasında bir ilişkinin olduğuna inanırlar; örneğin rüyasında dişlerinden kan aktığını gören birinin kesinlikle bedeninden “C” vitamini eksilmiştir! Eğer bir kimse rüyasında saçlarının beyazladığını görürse, “B” vitaminin azaldığı anlaşılır!!
Ruhbilimcilerin “rüya” hakkındaki yorumları daha başkadır ve onlara göre uyku ve rüyanın birkaç kısmı vardır:
1- Geçmiş yaşama dair istek ve arzular, insanın rüyalarının önemli bir bölümünü oluştururlar.
2- Vehmi ve hayali faaliyetlerin ürünü olan perişan ve anlaşılmayan rüyalar (her ne kadar psikolojik hedefi olsa da.)
3- Gelecek yaşamla alakalı ve gelecekten haber veren rüyalar.
Her ne kadar psikologlar rüyalardan istifade edip, insanın bilinçaltını keşfederek psikolojik hastalıklarını tedavi ettiklerini söyleseler bile insanın geçmiş yaşamla alakalı rüyalarının ve geçmişte gördüğü sahnelerin rüyada yansıma bulmasının özel bir tabirinin olmadığında şüphe yoktur. Aynı şekilde insanın ateşinin yükselerek kâbus şekline dönüştüğü rahatsız edici düşüncelerin sonucu olan gelecekle ilgili rüyaların da özel bir yorumu olamaz. Buna binaen psikologlar rüyaları, gelecekteki olayların yorumlanması olarak değil, hastalıkların kaynağı olan psikolojik sırların keşfedilmesi olarak yorumlamaktadırlar.
Gelecekle alakalı rüyalara gelince ki bu da iki kısımdır; bunların bir kısmı açık ve anlaşılır rüyalardır ve hiçbir şekilde yoruma ihtiyaç duyulmaz ve ilginçtir ki bazen geleceğe dair görülen bu rüyalar, hiç değişime uğramadan gelecekte gerçekleşir.
Bu rüyaların ikinci kısmı: Zihni ve ruhi özel etkenlerin tesiriyle şekil değiştirerek gelecekten haber veren ve yoruma ihtiyacı olan rüyalardır.
Söz konusu rüyaların her birinin birçok örnekleri vardır ve bunların hepsi inkâr edilemez. Bu tür rüyaların birçok örnekleri mezhebi kaynaklarda ve tarihi kitaplarda zikredilmekle kalmaz; özel hayatımızda ya da tanıdıklarımızda defalarca gerçekleştiğini görmekteyiz ve bunların hepsini tesadüfî sonuçlar olarak düşünemeyiz.[1]
——————————–

[1] Tefsir-i Numune, 312/9.

Bunları da beğenebilirsin Diğer Yazılar