ÖZEL GÜNLER
RAMAZAN ÖZEL
Gadir-i Hum Bayramı ve Amelleri | Gadir-i Hum Bayramı ve Amelleri |
|
|
|
Zilhicce Ayının On Sekizinci Gecesinin Amelleri Gadir-i Hum bayramının gecesi olup çok mübarek bir gecedir. Seyyid İbn Tavus “İkbal” adlı kitabında bu gece için özel bir şekilde bir selamla kılınan on iki rekatlık namaz ve dua nakletmiştir.
“Allah’ım! Ben senden diliyorum; (şu şahadetle ki,) Sana hamdolsun, sen teksin, ortağın yoktur, sen birsin, teksin, hiçbir şeye ihtiyacın yoktur, doğmadın ve doğrulmadın ve senin hiçbir benzerin yoktur. Muhammed senin kulun ve elçindir -rahmetin onun ve Ehl-i Beyt’inin üzerine olsun-, ey her gün bir işte ve şanda olan, nitekim bana lütufta bulunmak da senin şanındandır, şöyle ki beni kendinin icabet ehlinden, dininin ehlinden, davetinin ehlinden kıldın; kendi lütuf, kerem ve bağışınla yaratılışımın başından beni buna muvaffak ettin, sonra rafet ve rahmetinle lütfüne başka bir lütuf, keremine başka bir kerem ve bağışına başka bir bağış ekledin ve nihayet yaratılışımı yeniledikten sonra bana bu ahdi yeniledin, oysa ben tamamen onu unutmuştum, yanılmıştım ve -nimetlerinden- gaflet etmiştim. Sonra sen nimetini bana tamamladın; şöyle ki bunu bana hatırlattın, bununla bana lütufta bulundun ve beni ona hidayet ettin; o halde ey ilâhi, ey seyyidim ve mevlam! -Gelecekte de- bunu bana tamamlaman ve bununla (iman nimetiyle) beni öldürünceye dek bunu benden almaman ve böylece benden razı olman da senin şanındandır; doğrusu sen nimetini tamamlamak hususunda nimet verenlerden daha lâyıksın. Allah’ım! Senin lütfünle çağıranı duyduk, itaat ettik ve olumlu cevap verdik. O halde Rabb’imiz, bağışlamandan dolayı sana hamdolsun; dönüşümüz sanadır; tek ve ortağı olmayan Allah’a ve elçisi Muhammed’e -Allah’ın rahmeti ona ve Ehl-i Beyt’ine olsun- iman ettik, onu (peygam-berliğini) doğruladık, Allah’a çağırmakta ona icabet ettik, bizim mevlamız ve tüm müminlerin mevlası Emirulmüminin Ali b. Ebutalib’i sevmekte Resulullah’ı izledik; o Allah’ın kulu, Resulullah’ın kardeşi, en büyük sıddık, Allah’ın yaratılmışlara hüccetidir; onunla peygamberini, hak ve apaçık dinini teyit etti; o Allah’ın dininin nişanesi, ilminin mahzeni, Allah’ın gaybının sandığı, Allah’ın sırrının yeri, Allah’ın kulları üzerindeki emini ve kulları arasındaki tanığıdır. Allah’ım! Rabb’imiz, biz, Rabb’inize inanın diye imana çağıran bir davetçi işittik, hemen inandık. Rabb’imiz, bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört, canımızı iyilerle beraber al. Rabb’imiz bize, elçilerine vadettiğini ver, kıyamet günü bizi rezil, perişan etme. Zira sen verdiğin sözden caymazsın. Ey Rabb’imiz, biz senin lütuf ve ihsanınla sana çağırana (peygamberine) icabet ettik, peygamberini izledik ve onu doğruladık ve müminlerin mevlasını da doğruladık, tağut ve putu reddettik. O halde iman ve velayetimizi koru ve bizi imamlarımızla haşreyle; doğrusu biz onlara inanıyor, yakin ediyoruz, onların emrine teslimiz; onların gizlilerine ve açıklarına, tanıklarına ve gayıplarına, dirilerine ve ölülerine inandık ve onların imamlığına, önderliğine ve rehberliğine razı olduk; diğer kullar olmaksızın Allah’la aramızda onların vasıta olması bize yeter; onların yerine başkasını istemiyor, onlardan başkasını vasıta ve sırdaş kılmıyoruz; onlara düşmanlık edip savaş açan ilkler ve sonlar arasındaki insanlar ve cinlerden uzaklaşıp Allah’a yöneliyorum; put, tağut (onların düşmanları), dört putu, onları izleyenleri, onlara uyanları, geçmişten kıyamete kadar insan ve cinlerden onları sevenleri reddediyorum. Allah’ım! Senin tanık tutuyoruz ki biz, Muhammed ve Ehl-i Beyt’inin -Allah’ın rahmeti onun ve Ehl-i Beyt’inin üzerine olsun- dinine girdik, sözümüz onların söyledikleri, dinimiz onların dinidir; onların söylediklerini söyledik, onların boyun eğdiğine boyun eğdik, onların inkar ettiğini inkar ettik, onların sevdiğini sevdik, düşman olduklarına düşman olduk, onların lanet ettiklerine lanet ettik, onların uzak olduklarından uzak olduk, onların merhamet ettiklerine merhamet ettik, biz -onlara- iman ettik, -emirlerine- teslim olduk, -rızalarına- razı olduk ve mevlalarımıza -Allah’ın selamı onların üzerine olsun- uyduk.
“İkbal” kitabında bu namazın keyfiyetinde Kadir suresi Ayete’l-Kürsü’den önce zikredilmiş. Allame Meclisî “Zadu’l-Mead” adlı kitabında “İkbal”a uyarak Kadir suresini öne geçirmiştir; nitekim bu hakir kul (Şeyh Abbas-i Kummi) da diğer kitaplarında böyle yapmıştır. Fakat şimdi araştırınca Ayete’l-Kürsi’nin Kadir suresinden daha fazla öne geçirildiğini gördüm. “İkbal” kitabında Seyyid İbn Tavus veya onun üzerinden nüsha çıkaranların bu namazın hem Fatihasının sayısında ve hem de Kadir Suresini Ayete’l-Kürsiye öne geçirmede hata etmiş olmaları veya bunun o namazdan farklı ve ayrı bir amel olması uzak bir ihtimaldir. Yine de doğrusunu Allah bilir. Bu namazdan sonra şu duayı sonuna kadar okumak. “Rabbimiz! Biz, ‘Rabbinize iman edin’ diye imana çağıran bir davetçi işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört, bizleri sana ermiş kullarınla beraber yanına al”.
“Allah’ım! Peygamberin Muhammed ve velin Ali’nin ve diğer kullarına değil sadece bu ikisine has kıldığın makam ve mevkinin hakkı için Muhammed ve Ali’ye rahmet eyle ve bütün hayırları onlara vermekle başla. Allah’ım! Muhammed ve Âl-i Muhammed’e rahmet eyle; onlar ki senin ilminin mahzenleri, tevhidinin rükünleri, dininin direkleri, kerametlerinin madenleri, kulların arasından has ve halis kıldıkların ve yaratıkların arasından seçtiklerin, takvalılar, temizler, saygınlar, iyilerdirler; onlar halkın müptela olanlarının kapısıdırlar, kim o kapıya giderse kurtulur ve kim de sakınırsa helak olur. Allah’ım! Muhammed ve Âl-i Muhammed’e rahmet eyle; onlar ki kendilerinden sorulmalarına emrettiğin zikir ehlidirler, sevilmelerine emrettiğin, haklarını gözetmeyi farz kıldığın, cenneti onları izleyenlere yurt kıldığın Resulullah’ın yakınlarıdırlar. Allah’ım! Muhammed ve Ehl-i Beyt’ine rahmet eyle; -insanlara- sana itaat etmeyi emrettikleri, sana karşı günah işlemekten nehyettikleri ve kullarını vahdaniyyetine hidayet ettikleri gibi. Allah’ım! Bugünü en büyük bayramın kıldığın, göklerde ahid ve yerde ise söz alınan gün ve sorgu günü diye adlandırdığın gibi Muhammed ve Ehl-i Beyt’ine rahmet eyle, onunla gözümüzü aydınlat, onunla dağınıklığımızı bir araya topla, bizi hidayet ettikten sonra saptırma, bizi senin nimetlerine şükredenlerden kıl, ey merhametlilerin en merhametlisi; hamd bugünün faziletini bize tanıtan, saygınlığına bilinçlendiren, bugünle bize ikramda bulunan, bugünü tanımakla bizi şereflendiren ve bugünün nuruna bizi hidayet eden Allah’a mahsustur. Ya Resulullah, ya Emirelmüminin! Size, sizin evlatlarınıza, sizi sevenlere gece ve gündüz kaldığı müddetçe benden en üstün selam olsun; sizi vasıta kılarak isteklerimin verilmesi, hacetlerimin reva olması ve işlerimin kolaylaşması için benim ve sizin Rabb’iniz olan Allah’a yöne-liyorum. Allah’ım! Muhammed’in Ehl-i Beyt’i için bir kurtuluş ve çıkış yolu kıl, oların sıkıntı ve üzüntüsünü gider ve onların vesilesiyle müminlerin üzüntü ve kederlerini de gider. Mümkün olursa Seyyid İbn Tavus’un “İkbal” adlı kitabında rivayet ettiği geniş duayı oku. 9- Mümin kardeşlerin birbirlerini görünce yekdiğerini şu şekilde tebrik etmeleri: “Bizi Emirulmüminin ve Ehl-i Beyt İmamlarının velayetine sarılanlardan eden Allah’a hamd olsun.” Ve yine şöyle demek: “Bugünle bize ikramda bulunan, bizi, bize bıraktığı ahdine vefa edenlerden ve adaleti ayakta tutacak olan emir sahiplerinin velayeti konusunda bizden aldığı ahde sadık kalanlardan kılan ve bizi kıyamet gününü inkâr eden ve yalanlayanlardan kılmayan Allah’a hamd olsun.”
“Dininin kemalini ve nimetinin tamamlanmasını Emirulmüminin Ali b. Ebitalib’in (a.s) velayeti kılan Allah’a hamdolsun.” Bu mübarek günde güzel elbiseler giymek, süslenmek, güzel koku kullanmak, şâd olmak, Hz. Emirulmüminin Ali’nin (a.s) Şiilerini şad etmek, onların kusurlarını affetmek, ihtiyaçlarını gidermek, sıla-i rahim, aile bireylerine geniş tutmak, müminleri yedirmek, oruçlulara iftarlık vermek, müminlerin arasını bulmak, onları ziyaret etmek, yüzlerine karşı tebessüm etmek, onlara hediye göndermek, büyük velayet nimetinden dolayı Allah’ın şükrünü yerine getirmek, çok salavat göndermek, çok fazla ibadet ve itaat etmek; bunların her birinin çok büyük bir fazileti vardır. Bugünde kişinin mümin kardeşine verdiği bir dirhem diğer günlerde verilen yüz bin dirheme bedeldir. Bugünde bir mümine yemek vermek, bütün peygamberler ve sıdıklara yemek vermek gibidir. Hz. Emirulmüminin Ali’nin (a.s) Gadir-i Hum günündeki hutbesinde şöyle geçer: “Kim akşamleyin iftar vaktinde oruçlu bir mümine iftarlık verirse, on fiama iftarlık vermiş gibi olur.” Biri kalkarak, “Ey Emirelmüminin! Fiam nedir?” diye sorunca buyurdu ki: “Yüz bin peygamber, sıdık, şehittir; o halde bir grup mümin erkek ve kadınlara kefalet eden kimse ne kadar çok fazilet elde eder; ben Allah Teala huzurunda böyle birinin küfr ve fakirliğe düşmekten güvende olması için onun kefiliyim…” Kısacası bu mübarek günün fazileti anlatılmayacak kadar fazladır; bugün Şiilerin amellerinin kabul olma, üzüntü ve kederlerinin giderilme günüdür. Bugünde Hz. Musa (a.s) sihirbazlara galip gelmiş, Allah Teala ateşi Hz. İbrahim’e (a.s) soğuk ve esenlik kılmış, Hz. Musa (a.s) Yuşa’ b. Nun’u kendine vasi etmiş, Hz. İsa (a.s) Şem’unu’s-Sefa’yı kendisine vasi tayin etmiş, Hz. Süleyman (a.s) emri altındakileri Asif b. Berhiya’nın hilafetine şahid tutmuş, Resulullah (s.a.a) ashabı arasında kardeşlik oluşturmuştur; dolayısıyla bugünde müminler aralarında kardeşlik akdi okumak yakışık bir iştir. Kardeşlik akdi şeyhimizin “Müstedreku’l-Vesail” kitabında “Zadu’l-Firdevs” kitabından naklettiğine göre şöyle okunur: Kardeşlik akdi okumak için insan sağ elini kardeşinin sağ elini tutup şöyle der: “Allah yolunda seni kardeş ettim, Allah yolunda seninle halis dost oldum ve Allah yolunda senin elini tuttum ve Allah, melekleri, kitapları, elçileri, peygamberleri ve masum İmamlarla -Allah’ın selamı onların üzerine olsun- ahdettim ki, eğer ben cennet ehli ve şefaat ehli olursam ve de cennete girmeme izin verilirse, sen de benimle birlikte olmadıkça cennete girmeyeceğim.” “Kabul ettim.” Ve sonra şöyle devam eder: Muhaddis Feyz de “Hulasatu’l-Ezkar” adlı eserinde kardeşlik akdini buna yakın bir şekilde zikrettikten sonra şöyle demiştir: Sonra karşı taraf kendisi veya müvekkili için kabul ettiğini belirten bir sözcükle kabul eder ve taraflar dua ve ziyaret dışında birbirleri üzerindeki bütün kardeşlik haklarını düşürürler. ——————- Mefatihu’l Cinan / Şeyh Abbas Kummi |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Değerli site ziyaretcileri... |
|
Sitemizin bütün bölümlerine erişmeniz için mutlaka üye olmanız gerekmektedir. Ücretsiz Üyelik işleminizi yaparak : Yardımlar Listesine,Sohbet Bölümüne,Soru ve cevap Bölümüne ve sadece üyelere açık olan bütün bölümlere ulaşabilirsiniz. Üye olmanızı önemle rica ederiz. Camimize Aşağıdaki Bankalar Aracılığıyla Bağış Yapabilirsiniz. Yapı kredi Bankası Kars Şb : 805.08.264 Web : www.isiklicamii.org ve www.karsehlibeyt.org e-mail : Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. İletişim : 0474 223 35 38 |
| Recep |
| 2 ÇArsamba |
| 1433 Hicri |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
| Bugün | 348 |
| Dün | 744 |
| Bu Hafta | 1856 |
| Bu Ay | 11519 |
| Tüm Zamanlar | 383703 |
![]() | 1000 Kayıtlı Üye |
![]() | 0 Bugün |
![]() | 0 Bu Hafta |
![]() | 6 Bu Ay |
![]() | Son Üye: abdulkerım |