Peygamberler Neden Hep Ortadoğu’ya Gönderilmiştir?

0

Soru:
Allah tarafından gönderilmiş olan Peygamberlerin tümünün Ortadoğu’ya gönderilmiş olmalarının sebebi nedir? Diğer bölgeler neden hidayet nimetinden mahrum kalmışlardır?
Cevap:
Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki genel Peygamberlik kurallarına göre hiç kimse hidayetten mahrum bırakılmaz ve Allah’ın bir milleti rehbersiz bırakması mümkün değildir. Çünkü Allah, insanın mürebbi ve müdebbiridir. İnsan belli âlemlerden gelip, belli âlemlere gidecek olan bir yolcudur. İnsan vahyin yardımı olmadan, nerden geldiğini ve nereye gideceğini bilemez. Peygamberlerin gelişleri belli bölgelere has değildi ve ayetlerden anlıyoruz ki her ümmet ve kavmin bir Peygamberi vardı: ‘…hiçbir ümmet yoktur ki içlerinden bir korkutucu çıkmasın.'[1]
Bundan dolayı bir grubun, bir bölgede yaşıyor olması ve Allah’ın onlara yol gösterici göndermemiş olması mümkün değildir. Allah insanları muvahhit ve diğerleri diye ayırmaz. Nübüvvet temel kural olarak beşeriyetten ayrı tutulamaz.
Yani, bir asırda ya da nesilde bir grup yaşasın ve onlar için Peygamber gönderilmemiş olması mümkün değildir. İnsani bir grup yaratılmış olsun ama vahiy ve gaibi yardım onlara gelmemiş olsun. Çünkü toplumun vahiy olmadan insani hayat bulması mümkün değildir.[2]
Beşeriyet ve nübüvvetin bir birlerinden ayrılmaları mümkün değildir. Bir toplumda ya Peygamberin ya kendisi vardır, ya vekili, ya vasisi ve yahut kitap ve öğretileri.
Acaba batıda Peygamber var mıydı? Bu konuda şunlar söylenebilir: Mümkündür ki o bölgede insan toplumu olmasın ve yahut olsa bile o topluma Peygamber gönderilmediğine dair bir delilimiz yoktur. Çünkü gönderilen Peygamberlerden sadece bir kaçının ismi Kur’an’da ve tarih kitaplarında zikredilmiştir.
Kur’an’da diğer bölgelerdeki Peygamberlerin hayatından bir şeyler bahsedilmemiş ve sadece Ortadoğu’daki Peygamberlerden bahsedilmiştir ve bunun nedeni de o günün insanlarının Çin ve okyanus ötesi bölgelere ulaşım imkânlarının olmaması olabilir. Çünkü Peygamberlerin hayatının anlatılmasındaki amaçlardan birisi ayeti kerimede buyrulduğu gibi insanların onların hayatını ve eserlerini araştırmaları incelemeleri ve dersler çıkarmalarıdır.
‘Onun için, yeryüzünde gezin dolaşın da (Allah’ın âyetlerini) yalan sayanların âkıbeti ne olmuş, görün!’  [3]
Çünkü Kur’an eğer kulun hidayeti için bir olayı anlatır ve onun tecrübeyle ispat olması mümkün olmazsa ve insanların ona ulaşması mümkün olmazsa amaçlanan faydayı sağlamaması mümkündür. Meğer Kur’an’ın mucizeliğiyle ve gaybi haberlerle ispat olsun ve ‘gaybi haberler’ babından olsun. [4] Yüce Allah bu konuda buyuruyor: ‘Biz senden önce Peygamberler gönderdik, onlardan bir grup hakkında sana bilgiler verdik ve bir kısmı hakkında bilgiler vermedik.’ [5]
İkinci olarak, kulun hidayeti için his ve akıl dışında bir yol olmalıdır ki ondan faydalanılsın. İnsanların hidayetinin gerçekleşmesi iki şarta bağlıdır: Birincisi kendilerinin bu ilahi nimetten faydalanmak istemeleri. İkincisi, başkalarının onların hidayeti önüne engel koymamalarıdır. İnsanların çoğunun Peygamberlerin hidayetinden mahrum kalmalarının sebebi kendi özgürlükleridir. Bir grubunda mahrum kalmış olmalarının sebebi Peygamberlerin davetinin yayılmasının önüne konulmuş olan engellerdir. Peygamberler de hep bu engellerin kaldırılması için mücadele vermişlerdir. Allah düşmanlarıyla savaşmışlar ve epeyi ilahi risaleti iletme ve insanları hidayet etme yolunda canlarını feda etmişlerdir. Bu tür engeller Peygamberlerin daveti önünde olmasaydı sesleri tüm cihana ulaşırdı. Tüm insanlık vahiy ve nübüvvet yoluyla olan ilahi hidayet nimetinden faydalanırlardı. Peygamberlerin hidayetinden mahrum kalmış olan insanların günahı bu ilahi davetin önüne engel koyanlarındır. [6]
_____________________________
[1] Fatır 24
[2] Amuzeş-i Akaid, Misbah Yezdi S185
[3] Al-i İmran 137
[4] Kur’an der Kur’an, Cevadi Amoli, S226
[5] Ğafir 78
[6] Amuzeşi Akaid, Misbah Yezdi

Bunları da beğenebilirsin Diğer Yazılar