Peren Birsaygılı
Statüko'ya karşı Selman-ı Pak | Statüko'ya karşı Selman-ı Pak |
|
|
|
|
Hayatım boyunca sürekli bir şeyleri merak ettim. Ve merakımı gidermek için harcadığım zaman, yeme içme ya da gezmeye ayırdığım zamandan daima daha fazla oldu.
Fakat ne acı ki, sınır tanımayan meraklarımızın, sınırlı olmaya mahkum zamanımız veyahut bir noktadan sonra yani hani tam da eşiğe yaklaşmışken dağılmaya başlayan düşüncelerimiz yüzünden, daima yüzeysel kalmakta olduğunu da fark ettim. Ya da herhangi bir konu hakkında, biraz daha fazla bilgi edinmeye çalıştığımızda ise, hatta o esnada maalesef bizlerde nadir bulunan sabır ve yöntemlere büyük oranda sahip olduğumuzu da farz edebilirsiniz, kapı bu kez farklı bir şekilde kapanıyordu yüzümüze..
Okumayı deliler gibi istediğim bir önsöz çalışması, maalesef “dini ve bilimsel açıdan sorunlu ve şüpheli” olduğu gerekçesiyle, Meşhed’de yayınlanmasına rağmen, Tahran’da yasak edilerek, kısa süre içinde imha edilmişti.
Bu Dr. Ali Şeriati’ye ait bir çalışma idi.. Louis Massignon’un Selman-i Farisi’ye dair olan makalesinin tercümesi ile Dr. Ali Şeriati’nin makaleye yazdığı önsöz olmak üzere iki bölümden oluşuyordu.
İsmi de Selman-ı Pak idi…
Mecusilik’ten, Hristiyan rahiplerinin arasına, oradan da, hakikat habercisinin yani Hz Peygamber’in yaklaşmakta olduğuna dair aldığı duyumlar ile Mekke ve Medine’ye doğru yönelen bir yürek…
Ve hakikate ulaşmak için atılan her adımda statükoya vurulan bir darbe…Bir darbe daha…
İran’ın, İsfehan şehrinin Cey köyünün en zengini, bir babanın evladı olarak, daha önce hiç görmediği, yolunu yönünü dahi tayin edemediği Mekke ve Mediye’ye ulaşmak için kendini köle olarak sunan bir beden…
Yani, hakikat için maldan mülkten vazgeçerek, statükoya vurulan bir darbe..Bir darbe daha …
Ve ben, bütün kavramları, dini kurumları ya da inanç biçimleri çoktan belirlenmiş bir coğrafyada, Şeriati’nin Selman-ı Farisi üzerinden Safevi Şiasına ve statükoya meydan okuyan bu çığlığının tam metnine sahip olmayı öyle çok isterdim ki.
Evet bu bir başkaldırı idi zira Şeriati bu düşünceleri ile Şii ulemanın hakikate ulaşma konusunda geleneksel metotlara dayalı içtihadını sorguluyor ve Louis Massignon’un Selman-ı Farisi’ye dair yaptığı çalışmayı, İslami konularda yapılacak araştırmaların sahip olması gereken diyalektik analiz metoduna örnek teşkil edecek bir araştırma olarak takdim ediyordu.
Ve, doktora göre İslam düşüncesinin ilk yüzyıllarda kaydettiği muazzam ilerleme ve entelektüel birikim, fikirlerin rahatça dile getirilmesinden ileri geliyordu ki, bunu takip eden dönemlerde başlayan bozulma, “tek bir din” ya da “ tek bir siyasi hegemonya” oluşturma gayretlerinin sonucu idi.
Bu Selman-ı Farisi’nin arayışına tezat oluşturan bir durumdu ve düpedüz ulemanın hikmeti vücudunu sorgulamaktı zira Şeriati Selman-ı Pak için yazdığı girişte her türlü dini despotizmi açıkça kınıyor ve dini hususlarda ifade özgürlüğünün kısıtlanmasının, Müslüman toplumları nasıl atalet içine sürükleyeceğinin sinyallerini veriyordu.
Sevgili Doktor, ne kadar ileri görüşlüymüş öyle değil mi ?
Bir o kadar da fedakar idi. Zira, kendi tabiri ile “ 1 sene boyunca her gece sabaha değin oturarak yaptığı” tercüme ve hazırladığı önsözden müteşekkil Selman-ı Pak’ın basılması için gerekli olan tüm masrafları kendi cebinden karşıladı.
Ancak, Şeriati’nin büyük emek harcadığı bu eser kamuoyu tarafından gayet soğuk karşılandı. Hatta görmezden gelinerek, 1 senelik emeği yok sayıldı ve bazı entelektüeller ya da dini ulema tarafından türlü aşağılanmalara maruz kaldı.
Selman-ı Pak, önce Tahran’da yasaklandı.
Hatta Tebriz ve Şiraz’ın ileri gelen dindarları, Şeriati’ye o denli kızdılar ki, Selman-ı Pak’tan bolca alarak kitabı imha etmeye başladılar…
Bir süre sonra da eser gizli ellerce tamamen imha edilmiş oldu…
Şeriati ; “ İnsanlar anlamıyorsa” diyor ve şöyle devam ediyordu bu büyük hayal kırıklığının ardından sözlerine ;
“ Hatta aydınlar, daha da cahilse lanet olsun…”
Ve kim bilir belki de, İran’a döndükten sonra yaşadığı ilk derin hayal kırıklığı ve hüsran, onu çok daha içe dönük ve kendi yalnızlığına sevdalı bir mecraya sürükledi..
Zira insanlar anlamıyordu sahiden de ...Türlü duvarlar örülüyordu etrafımıza…
Duvarları yıkarak, hakikate ulaşma konusunda kime Selman-ı Farisi kadar güçlü olamaz lakin statükoya ya da şuna buna boyun eğecek olsak hiç boşuna Müslüman da olmazdık hani…
Kaynak ; Bir İslami Ütopyacının siyasi biyografisi – Ali Şeriati haber 10 |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Değerli site ziyaretcileri... |
|
Sitemizin bütün bölümlerine erişmeniz için mutlaka üye olmanız gerekmektedir. Ücretsiz Üyelik işleminizi yaparak : Yardımlar Listesine,Sohbet Bölümüne,Soru ve cevap Bölümüne ve sadece üyelere açık olan bütün bölümlere ulaşabilirsiniz. Üye olmanızı önemle rica ederiz. Camimize Aşağıdaki Bankalar Aracılığıyla Bağış Yapabilirsiniz. Yapı kredi Bankası Kars Şb : 805.08.264 Web : www.isiklicamii.org ve www.karsehlibeyt.org e-mail : Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. İletişim : 0474 223 35 38 |
| Recep |
| 2 ÇArsamba |
| 1433 Hicri |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
| Bugün | 334 |
| Dün | 744 |
| Bu Hafta | 1842 |
| Bu Ay | 11505 |
| Tüm Zamanlar | 383689 |
![]() | 1000 Kayıtlı Üye |
![]() | 0 Bugün |
![]() | 0 Bu Hafta |
![]() | 6 Bu Ay |
![]() | Son Üye: abdulkerım |