Kars Ehlibeyt

  • Oturum Aç
  • Kayıt Ol
    Kayıt
    Yıldız işareti (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.
    İsim: *
    Kullanıcı Adı: *
    e-Posta: *
    Şifre: *
    Şifre Tekrarı: *
  • Arama Yap
Font Boyutu
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
ANASAYFA arrow Peren Birsaygılı arrow Kaç paraya satılıyor?
Kaç paraya satılıyor? PDF Yazdır e-Posta
Katolik kilisesine aykırı görüşlere sahip olduğu için önce Roma Engizisyon mahkemesinde yargılanan, ardından ise diri diri yakılarak idam edilen Giordano Bruno’yu biliyor musunuz?

Kilise ideolojisine karşı yükselen isyanın sembol isimlerinden biri olarak hafızalara kazınmış bu İtalyan filozofun çok sevdiğim bir sözü var.

 

Bruno "Tanrı, iradesini hakim kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır” der ve şöyle devam eder.

 

“Yeryüzündeki kötü insanlar ise kendi iradelerini hakim kılmak için Tanrı'yı kullanırlar."

 

Otomatlaşmış ve ruhunu kaybetmiş toplumun, genç İsa’nın mücadelesinden ayrı düşmesine tahammül edemeyen büyük bir isyan saklıdır bu sözlerde. Allah ile insanlar arasında yakınlık sağladığı ya da insanları Allah’a ulaştırmada aracı olduğu iddiasıyla ortaya çıkan insanlara karşı öfke doludur Bruno.

 

Ve onları “kötü” diye nitelendirir…

 

Eski Mısır din adamları… Yahudi hahamları ya da Hristiyan rahipleri…

 

Kendi iradelerini hakim kılmak için Tanrı’yı kullanan kötülük tohumlarıdır bunlar.

 

****

 

Oysa, 7.yy’da Mekke semalarında yükselen ses, her türlü hukuki ve ahlaki kaygıyı bir kenara bırakmış bu kimselerin keyfi zorbalığının nesnesi gelmiş olan insanlığın kurtuluş reçetesi olmuştur.

 

Zira Allah’ın, mahrum edilmiş, iradelerinden soyutlanmış kalabalıkların yeniden hayata dönmesi için onlara uzattığı bir can simididir aslında İslam dini.

 

Her türlü din adamı tasallutunun ve din üzerinden iktidar-güç-makam-mevki sahibi olanların karşısına örülmüş koruyucu bir duvar, insanoğluna bahşedilmiş bir tür zırhtır.

 

İşte bu yüzden, dini tek kişilik vicdani arayışın biricik yoldaşı olmaktan çıkararak, insanları kendine bağımlı hale getiren, sürüleştiren kimliksizleştiren, değersizleştiren, akılsızlaştıran iktidarların en büyük panzehiridir de aynı zamanda.

 

Ve ilk iş olarak mevcut yapıya karşı savaşarak, tapınak bezirganlarının düzenini yerle yeksan eden Hz Peygamber’in peygamberlik dönemine hakim olan en temel dinamiklerinden birisi tam da budur işte zaten…

 

Allah’a giden yollar üzerindeki tüm engelleri ortadan kaldırmak…

 

Bu yollardaki tüm dikenleri, çakıltaşlarını temizlemek…

 

Defalarca yıkmak ve defalarca yeniden inşa etmek…

 

***

 

Ancak geçen zaman içerisinde Hz Peygamber’in o eşşiz mücadelesi, Allah ile insanlar arasında aracılık ettiği iddiasıyla ortaya çıkan bir takım din adamlarının, şeyhlerin ya da yeşil sarıklı ulu hocaların gölgesi altında, anlamından uzaklaştırıldıkça uzaklaştırıldı.

 

Mekkeli ümmi bir öksüzün, dinin tek kişilik vicdanı arayışın biricik yoldaşı olması için yolumuzdan temizlediği dikenler, tekrar birer birer ortaya çıkmaya, büyüyüp boy atmaya başladı. Ve Allah’ın yeryüzündeki halifesi olarak, hükmetme gücünü elinde bulunduran insanın düşüncelerini zapt-ı rapt altına alan bu dikenler, insanları sadece bir nesne haline getirerek, özgürlüklerinin yok edilmesinin başlıca müsebbibi oldular…

 

Oysa insanoğlu tüm kusurlarına rağmen alemden üstün yaratılıştaydı. Yani aslında hem kendi hem de alemin kaderine yön verebilecek istidata sahipti. Ancak insanları sürüleştiren ve kimliksizleştiren, din bezirganlarının tasallutu altında tekrar mahrum edilmiş ve iradesinden soyutlanmış o kalabalıkların herhangi bir mensubu haline döndü.

 

Zira eski dini geleneklerden gelen hiyerarşi ve itaat kültü tekrar maalesef hortladı.

 

Adeta Roma Engizisyon mahkemesinde diri diri yakılarak öldürülen Bruno’nun sözlerine nispetle, kendi iradelerini hakim kılmak için Tanrı’yı kullandılar.

 

Ve bunlar “kötü” insanlardı…

 

***

 

Ancak bakın her yerde hala o adamlar…

 

Muhafazakar pek çok yayın organının sayfalarında dahi bu din bezirganlarının reklamı…

 

Bu adamların kitapları, bu adamların o korkunç bakışları, bu adamların o gevrek gülümsemeleri, bu adamların Ray-Ban gözlükleri, konuşurken darbeci generaller gibi kasım kasım kasılan bu adamların evrim saçmalıkları, bu adamların mehdilik iddiaları…

 

Ve zavallı din bu adamların elinde işte…

 

7.yy da Mekke semalarından yükseldiğinde insanlığın kurtuluş reçetesi olmuş olan İslam dini, bu adamların tekelinde artık…

 

Hz Muhammed’in dini bu adamlara emanet…

 

Hz Ali’nin yıldızlı geceler altında döktüğü gözyaşları, Hz Ömer’in adaleti, Hz Ebu Bekir’in feraseti bu adamların tezgahında pazarlanıyor…

 

Mekke, Medine, Bedir, Uhud, Hendek bu adamların heybesinde nakite çevrileceği zamanı bekliyor…

 

Ve bunlar “kötü” insanlar…

 

Bunlar ayaklar altında ezilmesi gereken dikenler, çakıltaşları…

 

İşte bu yüzden, değer miydi diye sormadan edemiyor insan…

 

Bir gazete ya da internet sayfası reklamı kaç para, diye düşünmeden edemiyor…

 

Şöyle sağ köşede afili bir ilan kaçtan veriliyor?

 

1000 TL…5000TL…10.000 TL…50.000 TL…

 

Yoksa daha fazla mı?

 

100.000 TL… 150.000 TL

 

Hz Muhammed’in sünneti kaç paraya satılıyor bu adamlara?

 

Ayetin, suretin ederi nedir günümüz piyasa şartlarında?

 
< Önceki   Sonraki >

Duyurular:

Değerli site ziyaretcileri...

Sitemizin bütün bölümlerine erişmeniz için mutlaka üye olmanız gerekmektedir.

Ücretsiz Üyelik işleminizi yaparak :

Yardımlar Listesine,Sohbet Bölümüne,Soru ve cevap Bölümüne ve sadece üyelere açık olan bütün bölümlere ulaşabilirsiniz.

Üye olmanızı önemle rica ederiz.

Camimize Aşağıdaki Bankalar Aracılığıyla Bağış Yapabilirsiniz.

Yapı kredi Bankası Kars Şb : 805.08.264

T.C Ziraat Bankası Kars Şb :  476 28555-5001

Vakıfbank Kars Şb :               00158007263750310

  Web   : www.isiklicamii.org ve www.karsehlibeyt.org

e-mail  : Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

               Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

İletişim : 0474 223 35 38

 

Sorular ve Cevaplar

 

Hz.Adem Cennetten Kovulmasaydı?

Soru:Hz. Adem (a.s) hata yapmasaydı ve yeryüzüne gelmeseydi soyu henüz cenn...

 

Din Nedir?

Soru:Din nedir? Hedefleri nelerdir? İnsanların yaşantısında din gerekli midir? ...

 

Kur'anın İsmi Ne zaman Değişti?

Soru:Kur’an-ı Kerim’in adı ne zaman kadar mushaf kaldı ve ne zamandan sonra Ku...

 

Zülfikar Şimdi Nerde?

Soru:İmam Ali’(a.s)nin Zülfikar’ının şimdi nerede olduğunu öğrenmek ...

 

Ezan'da ki Bid'at

Soru:Ezanda “es-Salat-u Hayr’un Min’en-Nevm” Demek Bidat midir?...

Hicri Takvim

Rabiü'l-Evvel
16
Persembe
1433 Hicri

Yazarlar

----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------

Ziyaretçi Defteri

memet ali kömek
AŞURA MÜNASEBETİYLE BAŞTA DEĞERLİ İMAM-I ZAMAN aĞAMIZ OLMAK ÜZERE BÜTÜ
AHMET ÖZERVARLI
ESSELAMU ALEYKUM VE RAHMETULLAHİ VE BEREKATUHU EBEDEN DAİMEN KESİREN K
Melik Çarkcı/Bursa
Selamün aleyküm ve Rahmetullahi ve Berakatühü  
Bizleri bu g
Hatice Turan/İzmit
İlahiyat öğrencisi olarak sitenizden hem sosyal anlamda hem de alanımı

Ziyaretçi Sayacı

Bugün457
Dün594
Bu Hafta1651
Bu Ay4773
Tüm Zamanlar322204
Şuanda 24 konuk çevrimiçi

Üye İstatistik

907 Kayıtlı Üye
1 Bugün
2 Bu Hafta
4 Bu Ay
Son Üye: cialis.com