Peren Birsaygılı
İttihad-ı İslam mı? | İttihad-ı İslam mı? |
|
|
|
|
Geçen sene, İttihad-ı İslam düşüncesinden her söz açışta, bir şeylerin eksik ve görece hatalı olduğunu fark etmemenin mümkün olmadığını söylemiştim. Ve her ne kadar samimi olursak olalım, bunun sahip olduğumuz onlarca romantik düşünceden biri olduğundan bahsetmiştim. Zira Müslüman ülkelerde yaşayan halkların yaşam koşullarına dair bilgilerimiz çok sınırlı idi.
Örneğin Mısır’lı Müslüman tekstil işçilerinin 2 sene önce gerçekleştirdiği grevler gündemimizde hiç yer almamıştı bile. Açlık sınırında yaşayan 30bin Müslüman’ın, içlerinde bulundukları zorlu yaşam koşullarını protesto etmek için Nil deltasındaki dokuma fabrikalarını dört gün boyunca işgal etmesine dair, bırakın ciddi bir analize, detaylı bir habere bile rastlamak mümkün olmamıştı maalesef. Oysa Mısır’da yaşanan Müslüman vicdanını ayağa kaldırması gereken büyük bir trajediydi zira son 30 senenin en kitlesel grevlerinde, Mısır polisi hele de Müslüman bir ülkede böylesine pervasızca açlığa mahkum edilmiş binlerce insanın üzerine kurşun yağdırmış ve içlerinde 9 yaşında Muhammed isminde bir çocuğun da yer aldığı 7 kişi oracıkta hayatını kaybetmişti. Muhammed “İşçinin hakkını alnının teri kurumadan veriniz” diyerek İslam dininin insan emeğine gösterdiği muazzam değeri gösteren Hz Muhammed’in dinine mensup bir krallığın, açlığa mahkum ettiği küçük bir çocuk olarak yummuştu gözlerini hayata. Öte yandan, Pakistan hükümeti Pakistan Telekom’un satılacağı duyurduğu zaman %100 bir katılım ile greve giden Müslüman Telekom işçilerin hali, tıpkı Mısır’da olup bitenlerden habersiz yaşantılarımıza devam edişimiz gibi, gündemimizde doğru dürüst yer işgal etmedi bile. İşte bu yüzden, Pakistan İçişleri Bakanı Aftab Ahmed Han, işçilerin greve gitmesi halinde “anti-terör yasaları”nın devreye sokulacağını yani düpedüz terörist ilan edileceklerini açıklamasına rağmen kılımız dahi kıpırdamadı. Ne büyük bir mücadele sonucunda bağımsızlığına kavuşmuş olan Allame İkbal’in, Mevdudi’nin Pakistan’ında kızılca kıyamet koptu, işçilerin üzerine ordu yürüdü, yüzlercesi makineli tüfekler monte edilmiş panzerler eşliğinde gözaltına alındı. Yine yüzlerce eve, günler boyunca ani gece yarısı baskınları düzenlendi ve kimi zaman çocuklar dahi babaları ile birlikte nezarete götürülerek sorgulandı. Peki ya, Ürdün’lü Müslüman işçilerin cumartesi dahil günde 13 saat mesaiye zorlandığını, kabul etmeyenlerin ise sorgusuz sualsiz kapının önüne konuluverdiğinden ne kadar haberimiz oldu? Suudi petrol işçilerinin daima sistemli olarak 2 maaşlarının içeride tutulduğunu, yani haklarının alın terleri kurumadan değil 2 ay geriden verildiğini, onlarca bavulla ülkemize teşrif buyuran Suudi kralını görünce hatırlamak neden aklımıza gelmedi? *** Her ne kadar samimi olursak olalım, İttihad-ı İslam düşüncesinin sahip olduğumuz onlarca romantik düşünceden biri olduğundan bu yüzden bahsetmiştim geçen sene. Zira, yazının başında da söylediğim gibi Müslüman ülkelerde yaşayan halkların yaşam koşullarına dair bilgilerimiz daima çok sınırlı olmuştu. Üstelik, bir gün çalışmasak çarkların durmaya, suların kurumaya başlayacağı gerçeği öteden beri adeta zehirli bir düşünce olarak lanse edilmişti bize. İşte bu yüzden, biz bir gün ekmesek toprağın dahi tabiata küseceğini düşünmedik hiç. Yani, gerçekte iplerin kimin elinde olduğunu anlayamadık, çarkları döndüren milyonların aslında en büyük kozu ellerinde tuttuklarını görmezden geldik. Zira bizlerin büyük bir çoğunluğu, Ebu Zerr el Gifari’nin çölün ortasında yalnızlığa mahkum edildiği zamandan bu yana süregelen o büyük yalanın, yani zenginliğin de fakirliğin de kader kısmet işi olduğu düşüncesinin mirası üzerine kurmuştu inancını. Bu yüzden de, İttihad-ı İslam dendiği zaman akıllara Mısır’da, Pakistan’da, Ürdün’de ya da Suudi Arabistan’da pervasızca açlığa mahkum edilmiş milyonlarca insanın değil de, “Medine’nin hurmaları-Saraybosna’nın yağmurları” kabilinden şarkıların-şiirlerin yani düzen üzerinde hiçbir sarsıcı etkisi olmayan romantik bir İslam edebiyatının gelir olması eşyanın tabiatına aykırı bir durum da değildi aslında… Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Değerli site ziyaretcileri... |
|
Sitemizin bütün bölümlerine erişmeniz için mutlaka üye olmanız gerekmektedir. Ücretsiz Üyelik işleminizi yaparak : Yardımlar Listesine,Sohbet Bölümüne,Soru ve cevap Bölümüne ve sadece üyelere açık olan bütün bölümlere ulaşabilirsiniz. Üye olmanızı önemle rica ederiz. Camimize Aşağıdaki Bankalar Aracılığıyla Bağış Yapabilirsiniz. Yapı kredi Bankası Kars Şb : 805.08.264 Web : www.isiklicamii.org ve www.karsehlibeyt.org e-mail : Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. İletişim : 0474 223 35 38 |
| Rabiü'l-Evvel |
| 16 Persembe |
| 1433 Hicri |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
| Bugün | 456 |
| Dün | 594 |
| Bu Hafta | 1650 |
| Bu Ay | 4772 |
| Tüm Zamanlar | 322203 |
![]() | 907 Kayıtlı Üye |
![]() | 1 Bugün |
![]() | 2 Bu Hafta |
![]() | 4 Bu Ay |
![]() | Son Üye: cialis.com |