Peren Birsaygılı
Haritalar üzerinden hasbihal | Haritalar üzerinden hasbihal |
|
|
|
|
Eskiden oturup öyle saatler boyunca haritalara bakmayı çok severdim. Zira bunlar, bana hem güven duygusu veriyor, hem de düş gücümü zenginleştiriyordu.
Ta ki düşüncelerimin rayından çıktığı o geceye kadar…Birden sıkıntı basıverdi, baktığım noktada esaret altında olduğum hissine kapıldım. Sanki birileri beni zorla tutmuştu ve işte bu yüzden varlığım büyük tehdit altındaymış gibi bir sıkıntı çöktü üzerime…
Önce neler olduğunu adamakıllı anlatayım...
Koca bir dünya haritasını önüme yaymış, saatlerdir ona bakıyor ve üzerine hayaller kuruyordum. Her nasılsa gözüme Şili ilişti…Doğal olarak da, aklıma Victor Jara düştü ve Pinochet darbesinden sonra gitar çalmasın diye önce elleri kesilen, ardından kurşuna dizilen bu büyük müzisyenin hatırasının verdiği hüzün ile, yaşadığım coğrafyaya yönelip, denizleri birleştirmeye, yeni adalar falan yaratmaya başladım zihnimde. Dağların, ormanların ya da şehirlerin yerlerini değiştiriyor ve yeni yerleşim yerleri tasarlıyordum. İsrail’i komple kaldırdım haritadan…Ve bütün bir bölge coğrafyası kafamın içinde uzun süre sağa sola kaydı durdu. Yerleşim yerleri, yaşam koşulları ve buna bağlı sosyal koşullar, kültür-tarih her şey değişivermişti. İpin ucunu kaçırmıştım yani. Ve o anda kafamda tasarladığım bu yeni haritayı çizgilere dökecek kadar becerikli olabilsem, bu düşsel harita üzerinden ülkeme tamamen farklı bir tarih de yazabilir miyim acaba diye geçirdim içimden.
Deli saçması olduğunu biliyorum…
Zaten ben de gerçeklikten kopacak kadar uzunca bir süre bu hayallere dalmış olacağım ki, kendime geldiğinde baktığım haritanın yabancısı hissettim kendimi bir anda. Önümde duran bu kağıt parçası gerçekten bizim dünyamız mıydı? Yani bu kağıt parçası gerçeğin bire bir yansıması mıydı? Ölçekli falandı ve belli titizlikle hazırlanmıştı ancak her şekilde canım sıkılmaya işte başlamıştı birden.
Üstelik Şili vardı ama Victor Jara yoktu artık…
Ve harita üzerine eğilmiş kendi ülkesine bakan ben de, bir şekilde bu haritada temsil ediliyordum. Yani benim de şu kağıt parçası üzerinde bir yerim vardı. Haritaya adamakıllı eğilmiş olsam, ki bunu yapıyordum da aslında, hem haritada olan hem de o haritayı izleyen bir kişi olarak kendimi mi izliyor olacaktım yani ? Bu zaten başlı başına bir tartışma konusu olabilirdi ancak benim derdim başkaydı. Zira o anda baktığım, aslında birilerinin ölçekleri uyarınca küçültülerek oraya çizilmiş olan bendim.
Ne münasebetle…Üstelik kimse bana sorma gereği bile duymamıştı…Lütfedip haritanın altına bilmem kaç ölçeğe göre küçültüldüğünü yazmışlardı hepsi bu kadar.
Zavallı insanoğlunun düştüğü durum da, benimle aynıydı. Hadi bu kağıt parçaları kolaylık olsun diye bulunmuş bir yöntem diye düşünelim ve sinirlenmeyelim ancak diyorum ya derdim başkaydı…
Kuşatılmıştık işte… Şimdi iyice sinirlenmeye hakkım vardı sanırım. Zira insanlar kalabalıklar halinde alınıp satılıyor, birileri sürekli haritaları yeni baştan çizmeye uğraşıyordu. Bombardıman altındaydık, durmadan anlamlar uyduruyorlar, durmadan sahte gerçeklikler yaratıyorlardı. Hatta sınırların içerisine yeni sınırlar ilave ediyorlar, bizleri önce esir edip, sonra da birbirimize yabancılaştırıyorlardı.
Ve eğer özgür olmak için en azından esir olmamak gerekliyse, ben haritalar üzerine hayaller kurmanın eğlenceli bir şey olduğunu sanmakla ne kadar aptallık etmiştim meğerse…Zira onlar zaten yüzyıllardır bunu yapıyorlardı…Durmadan düşler kuruyorlar ve bu düşleri gerçekleştirmeye çalışıyorlardı…
Ve diyorum ya, o gece harita üzerine eğilmiş hayaller kuran ben de, bir şekilde bu haritada temsil ediliyordum. Yani benim de şu kağıt parçası üzerinde bir yerim vardı.
Ancak harita üzerinde durmamız gereken yeri belirleyen yine onlardı. Dahası fikrimizi soran eden de yoktu.
Peki ya biz soracak olsak, tıpkı haritanın üzerinde gözlerine çarpan bir toz zerresi gibi, kaç kere silkelenirdik acaba daha?
Victor Jara Şili’li yoksul bir köylü ailesinin çocuğu olan efsane gitaristti. Ve Pinochet ’73 senesinde darbe ile iktidarı ele geçirerek Şili’yi kan gölüne çevirdiğinde, gitar çalmasın diye önce parmakları, sonra da elleri bilekten kesildi. Elleri kesilmesine rağmen, türküsünü gitarsız söylediği için de oracıkta kurşuna dizildi.
Elleri elimize değdi, tuttuk o elleri…Darbeler bize de bulaşmıştı zira…
Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Değerli site ziyaretcileri... |
|
Sitemizin bütün bölümlerine erişmeniz için mutlaka üye olmanız gerekmektedir. Ücretsiz Üyelik işleminizi yaparak : Yardımlar Listesine,Sohbet Bölümüne,Soru ve cevap Bölümüne ve sadece üyelere açık olan bütün bölümlere ulaşabilirsiniz. Üye olmanızı önemle rica ederiz. Camimize Aşağıdaki Bankalar Aracılığıyla Bağış Yapabilirsiniz. Yapı kredi Bankası Kars Şb : 805.08.264 Web : www.isiklicamii.org ve www.karsehlibeyt.org e-mail : Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. İletişim : 0474 223 35 38 |
| Recep |
| 2 ÇArsamba |
| 1433 Hicri |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
| Bugün | 331 |
| Dün | 744 |
| Bu Hafta | 1839 |
| Bu Ay | 11502 |
| Tüm Zamanlar | 383686 |
![]() | 1000 Kayıtlı Üye |
![]() | 0 Bugün |
![]() | 0 Bu Hafta |
![]() | 6 Bu Ay |
![]() | Son Üye: abdulkerım |