Oruc’a Niyet

0
İnsanın oruç niyetini kalbinden geçirmesi veya örneğin; “Yarın oruç tutacağım” demesi gerekmez;

âlemlerin Rabbinin emrine itaat etmek için, sabah ezanından akşam ezanına kadar oruca aykırı olan işlerden kaçınması yeterlidir. Bütün müddet içinde oruçlu olduğundan emin olabilmesi için de, sabah ezanının bir miktar öncesinden akşam ezanının bir miktar sonrasına kadar orucu bozan şeylerden sakınması gerekir.

* İnsan, ramazan ayının her gecesinde ertesi günün orucuna niyet edebilir. Bununla birlikte, ramazan ayının ilk gecesinde bütün bir ayın orucuna niyet etmesi de iyidir.

* ramazan ayının gecesinin başlangıcından sabah ezanına kadar herhangi bir vakitte, ertesi günün orucuna niyet ederse, yeterlidir.

* Müstehap oruca niyet etme vakti, gecenin başlangıcından başlar, akşam ezanına, oruca niyet edilebilecek miktarda bir zaman kalıncaya kadar devam eder. Dolayısıyla bir kimse, bu zamana kadar orucu bozacak bir iş yapmaz ve müstehap oruca niyet ederse, orucu sahih olur.

* Sabah ezanından önce oruca niyet etmeksizin uyuyan kimse, öğleden önce uyanıp oruca niyet ederse, ister farz oruç olsun, ister müstehap, orucu sahihtir. Fakat öğle ezanından sonra uyanırsa, farz oruca niyet edemez.

* ramazan orucundan başka bir oruç tutmak isteyen kimse, bunu niyet ederek belirlemelidir. Örneğin; “Kaza orucu veya adak orucu tutuyorum” şeklinde niyet etmelidir. Fakat ramazan ayında; “ramazan ayının orucunu tutuyorum” diye niyet etmesi gerekmez. [“Oruç tutuyorum” diye niyet etmesi yeterlidir] Ancak ramazan ayı olduğunu bilmeyen veya unutan birisi, başka bir oruca niyet etmiş olursa, o günü oruç tutmalı, daha sonra da o günün kazasını tutmalıdır.

* Bir kimse, ramazan ayı olduğunu bildiği hâlde başka bir oruca niyet ederse, tuttuğu oruç ramazan orucuna sayılmadığı gibi, niyet ettiği oruca da sayılmaz.

* Bir kimse, ramazan ayının, meselâ ilk günü niyetiyle oruç tutar, sonradan o günün ramazanın ikinci veya üçüncü günü olduğunu anlarsa, orucu sahihtir.

* Sabah ezanından önce niyet ettikten sonra bayılıp, gündüz ayılan kimse, farz ihtiyat gereği, o günün orucunu tamamlamalıdır. Ancak ister o günün orucunu tamamlasın, ister tamamlamasın, her hâlükârda o günün kazasını tutmalıdır.

* Sabah ezanından önce niyet ettikten sonra sarhoş olup, gündüz ayılan kimse, farz ihtiyat gereği, o günün orucunu tamamlamasının yanında, kazasını da tutmalıdır.

* Sabah ezanından önce niyet ettikten sonra uyuyup, bütün gün boyunca uyur ve akşam ezanından sonra uyanan kimsenin orucu sahihtir.

* ramazan ayı olduğunu bilmeyen veya unutan bir kimse, öğleden önce ramazan ayı olduğunu anlarsa, bakılır: Eğer orucu bozan işlerden birini yapmamışsa, oruca niyet etmelidir ve orucu sahihtir. Fakat eğer orucu bozan işlerden birini yapmış veya öğleden sonraramazan ayı olduğunu anlamışsa, orucu batıldır; ama akşam ezanına kadar orucu bozan işlerden sakınmalı ve ramazandan sonra o günün orucunu kaza etmelidir.

* ramazan ayında sabah ezanından önce baliğ olan çocuğa, [o günden itibaren] oruç tutmak farz olur. Ama sabah ezanından sonra baliğ olan çocuğa, o günün orucu farz olmaz.

* İyiyi ve kötüyü ayırt eden bulûğ çağına ermemiş çocuğun oruç ve diğer ibadetleri sahihtir.

 

* Ölen birinin orucunu tutmak üzere ecir (ücret karşılığı naip) olan kimse, müstehap oruç tutabilir. Fakat kaza orucu olan veya başka farz bir oruçla yükümlü olan kimse, müstehap oruç tutamaz. Böyle bir kimse, unutarak müstehap oruca niyet ederse; eğer öğleden önce üzerinde farz orucun olduğunu hatırlarsa, müstehap orucu bozulur ve niyetini farz oruca çevirebilir; eğer öğleden sonra hatırlarsa, orucu batıldır; eğer akşam ezanından sonra hatırlarsa, şüpheli olmakla beraber orucunun sıhhatine hükmedilir.

* Kaza orucu olan kimse, [kazayı tutmak için] vakit geniş olursa, ölen bir kimsenin oruçlarını tutmak için ecir (ücret karşılığı naip) olabilir.

* ramazan orucu dışında, belirli bir gün oruç tutmayı nezreden insan gibi, üzerine vakti muayyen olan başka bir oruç farz olan kimse, eğer sabah ezanına kadar kasten niyet etmezse, orucu batıl olur. Eğer o günün orucunun üzerine farz olduğunu bilmez veya unutur da öğleden önce hatırlarsa, şayet o zamana kadar orucu bozacak bir iş yapmamışsa, niyet eder ve orucu sahihtir; aksi takdirde batıldır.

* Kefaret orucu gibi belli bir vakti olmayan farz bir orucun niyetini, kasten öğle [ezanının] öncesine kadar ertelemenin sakıncası yoktur. Hatta niyet etmeden önce, oruç tutmamayı kararlaştıran veya oruç tutup tutmama arasında tereddüt eden kimse de, orucu bozacak bir iş yapmamışsa, öğleden önce oruca niyet edebilir ve orucu sahihtir.

* ramazan ayında öğleden önce Müslüman olan bir kâfir, sabah ezanından o zamana kadar orucu bozan bir iş yapmamış olsa bile, o günü oruç tutamaz ve sonradan kazası yoktur.

* ramazan ayında öğleden sonra iyileşen hasta, sabah ezanından o zamana kadar orucu bozan bir şey yapmamış olsa bile, o günün orucu ona farz değildir. Öğleden önce iyileşirse, yine de o günün orucunun ona farz oluşu belli değildir.

* Şaban ayının otuzuncu günü mü, yoksa ramazan ayının ilk günü mü olduğu bilinmeyen günde oruç tutmak farz değildir. O günü oruç tutmak isteyen kimse de, ramazan orucu olarak niyet edemez. Ancak kaza orucu niyetiyle veya benzeri bir niyetle o günü oruç tutar, daha sonra o günün ramazan ayından olduğu ortaya çıkarsa, bu oruç, ramazan orucu yerine geçerli olur.

* Şaban ayının otuzuncu günü mü, yoksa ramazan ayının ilk günü mü olduğu bilinmeyen günde, kaza, müstehap veya benzeri bir oruca niyet ettikten sonra gündüz ramazan ayı olduğunu anlayan kimse, niyetini ramazan orucuna çevirmelidir.

* Bir kimse, ramazan orucu gibi vakti muayyen olan farz bir orucun niyetinden dönerse, orucu batıl olur. Aynı şekilde, eğer orucu bozan şeylerden birini yapmaya niyet ederse, o işi yapmasa bile, orucu batıl olur.

* Müstehap bir oruçta veya kefaret orucu gibi vakti muayyen olmayan farz bir oruçta, orucu bozan bir işi yapmaya karar veren veya yapıp yapmama konusunda tereddüde düşen kimse, o işi yapmaz ve öğleden önce yeniden oruca niyet ederse, orucu sahihtir.

Bunları da beğenebilirsin Diğer Yazılar