Neden Gusül Alırız?

0
İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: “Cenabet guslünün sebebi, temizlik ve insanın nefsini kendisine ulaşan zarar verici (pisliklerden) temizlemesi ve bedeninin diğer yerlerini temiz kılmasıdır.”[1]

İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ölüyü guslettirmenin sebebi, vücudunda var olan çeşitli hastalıklarından ve hastalıkların pisliklerinden temizlenmesidir. Zira o meleklerle görüşmeye gitmekte ve ahiret ehliyle temasa geçmektedir…

Diğer bir sebebi de insanın kendisinden yaratıldığı meni ve necasetin ölüm anında ölüden dışarı çıkması ve cünüp olmasıdır. Bu yüzden bedeni guslettirmek gerekir.

Ölüyü yıkayan veya ölüye dokunan kimsenin gusletmesi gerektiğinin sebebi ise açıktır. Zira ölünün bedenindeki salgılar kendisine de sirayet etmektedir. Zira ruh, ölünün bedeninden çıkınca, bir çok pislikleri ve afetleri geri kalmaktadır. Bu yüzden de hem onu, hem de kendisini (bedeniyle temas neticesinde kendisine ulaşan pisliklerden) temiz kılması gerekir.”[2]

İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: “Bayram, Cuma ve diğer gusüllerin sebebi ise kulun Rabbini ululaması, o yüce bağışlayıcıya yönelmesi ve kendi günahları sebebiyle mağfiret dilemesidir.”[3]
Gusül Çeşitleri
İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Gusül on dört şeyde gerçekleşmektedir: Ölü guslü, cenabet guslü, ölüye dokunan kimsenin guslü, Cuma guslü, iki bayram guslü, Arefe günü guslü, ihram guslü, Ka’be’ye giriş guslü, Medine’ye giriş için yapılan gusül, hareme giriş için yapılan gusül, ziyaret guslü, Ramazan ayının 19, 21 ve 23. gecelerinin guslü.”[4]
İmam Sadık (a.s), kendisine Cuma guslünü soran Semae’ye şöyle buyurmuştur: “Yolculukta ve yolculuk dışında farzdır. Sadece yolculukta, su az olunca kadınlara ruhsat verilmiştir. İmam daha sonra şöyle buyurmuştur: “Cenabet guslü farzdır, temizlendikten sonra adet guslü fazdır, istihaze gören kadına da avret mahalline bir miktar pamuk koyduğunda kan pamuktan dışarı sızdığı taktirde gusletmesi farzdır…Nifas guslü de farzdır. Yeni doğan çocuğun guslü de farzdır. Ölü guslü farzdır, ölüye dokunma guslü farzdır, ihrama giren kimsenin guslü farzdır, Arefe gününün (dokuz zilhicce günü) gusletmek farzdır. (Allah’ın evini hac ve tavaf niyetiyle) ziyaret guslü farzdır. Elbette bu hasta olmadığı taktirde geçerlidir. Ka’be’ye giriş guslü farzdır. Hareme giriş guslü müstahaptır. Gusletmeden kimse oraya girmemelidir. Mübahale guslü farzdır. Yağmur namazının guslü farzdır. Ramazan ayının ilk gecesinin guslü müstehaptır. Ramazanın yirmi birinci gecesinin guslü sünnettir. Ramazanın yirmi üçüncü gecesinin guslü terk edilmeyecek bir sünnettir. Zira bu iki geceden birinin (yirmibir veya yirmiüçüncü gecenin) kadir gecesi olma ihtimali vardır. Fıtır (ramazan) ve kurban bayramı gününde gusletmek de sünnettir. Ben bunları terk etmek istemem. İstihare (namazı için) gusletmek de müstahaptır.
Seduk da bu hadisin bir benzerini kendi senetleriyle Semae b. Mehran’dan rivayet etmiştir. Şu farkla ki onun rivayetinde şöyle yer almıştır: “Hareme girildiği zaman gusletmek farzdır. Oraya gusülsüz girmemek müstahaptır.

Kuleyni de bu hadisin bir benzerini Muhammed b. Yahya’dan, o da Ahmet b. Muhammed’den, o da Osman b. İsa’dan rivayet etmiştir. Sadece ölüye dokunma guslünü, ihrama giren kimsenin guslünü, Arefe günü guslünü, hareme giriş guslünü ve mübahale guslünü zikretmemiştir.

Şöyle diyorum: Şeyh ve diğerleri de farz olan altı gusül dışında bütün bu gusülleri müekket istihbaba (müstahap oluşa) hamletmiştir ve demişlerdir ki: “Bazı rivayet ve hadisler de bu gusüllerin farz olmadığına delalet etmektedir.”[5]
İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “Gusül on yedi yerde geçerlidir: “Ramazan ayının onyedi, ondokuzu, yirmisi, yirmi bir ve yirmi üçüncü gecesinde. Bu gecelerde (veya yirmi üçüncü gecede) kadir gecesi olma ihtimali vardır, iki bayram (ramazan ve kurban) guslü, haremeyne (Allah’ın evi Ka’be’ye ve Resulullah’ın haremine) giriş esnasında yapılan gusül (Allah’ın evini hac ve tavaf niyetiyle) ziyaret günü yapılan gusül, Ka’be’ye girdiğinde yapacağın gusül, terviye (sekiz zilhicce günü) guslü, Arefe (dokuz zilhicce) günü guslü ölüyü guslettirdiğin veya kefenlediğin veya soğuduktan sonra bedenine dokunduğun zaman yapacağın gusül, Cuma guslü, tam bir güneş tutulmasının olduğu zaman yapılan gusül, namaz kılmadığın bir halde uyandığın taktirde (gusletmen gerekir). Bu taktirde gusletmeli ve namazını kaza etmelisin ve (bilahare) cenabet guslü farzdır.”[6]
Muhammed b. Müslim de İmam Bakır’dan (a.s) bu hadisin benzerini rivayet etmiş ve o rivayette ölü guslünü de eklemiş ve Muhammed b. Müslim daha sonra şöyle demiştir: “Abdurrahman b. Ebi Abdillah, Ebu Abdillah’ın (İmam Sadık’ın –a. s-) kendisine şöyle buyurduğunu söylüyor: “(Ramazan’ın) yirmi dördüncü gecesi guslet. Her iki gecede bir (gün aşırı) gusletmenin, bu işi yapmanın sana ne zararı vardır.”[7]
İmam Rıza (a.s), Memun’a yazdığı mektubunda şöyle buyurmuştur: “Cuma günü guslü sünnettir. İki bayram (ramazan ve kurban) guslü, Mekke’ye giriş guslü, Medine’ye giriş guslü, ziyaret guslü, ihram guslü, Ramazan ayının ilk gecesi, onyedinci gecesi, ondokuzuncu gecesi, yirmibirinci gecesi ve yirmi üçüncü gecesi bütün bunların gusülleri sünnettir. Cenabet guslü farzdır, hayız guslü ve benzerleri de (farzdır).”[8]
……………………
[1] el-Bihar, 81/2/2

[2] el-Bihar, 81/3/3

[3] a. g. e.

[4] el-Hisal, 498/5

[5] Vesail’uş-Şia, 2/937/3

[6] a. g. e. h. 4

[7] a. g. e. s. 938/5

[8] a. g. e. h. 6

Bunları da beğenebilirsin Diğer Yazılar