Mehdi ve Adalet

0
Soru: Sünni birisi olarak size sormak istediğim bir soru vardır. Okuduğum ve duyduklarıma göre (yanlışlarım varsa düzeltiniz), Şii anlayışında bir Mehdi inancı (biz Sünnilerde de var fakat Şiilerin ki gibi değil) var ve kıyamete yakın bir zamanda zuhur edecek, zulüm ve günahla dolan yeryüzünü adaletle ve iyiliklerle dolduracak.
 Şimdi şöyle bir durum ortaya çıkıyor: 1400 sene önce gelen Muhammed (s.a.v) zamanında da dünyanın her tarafı zulüm ve zulümat ve pisliklerle kaplanmıştı; fakat Muhammed (s.a.v) yirmi üç senelik kısa bir zamanda Allah’ın yardımı ve izniyle İslamiyet’i dünyanın başına geçirdi; zulmü kaldırdı; zalimleri defetmesine rağmen yine de insanların beşte birine ve yeryüzünün yarısına (o zamanki coğrafi konuma göre) sözünü dinlettirebildi. Bilindiği üzere son peygamberin inananları, diğer bütün peygamberlerin inananlarından daha fazlaydı; çünkü son peygamberdi. Muhammed (s.a.v) (bine yakın mucize de göstermesine rağmen) dünyanın tamamına sözünü dinlettiremedi; ahir zamanda gelecek Mehdi nasıl ve ne şekilde yeryüzünü adaletle ve iyilikle doldurabilecek; hem akıl ve mantık ve hikmet kanunlarına nasıl ters gelmeyecek? Cevabınızı bekler, saygılar sunarım. 

      Cevap:  Muhterem kardeşim, evvela sorduğunuz soru açısından Şia ile Ehli Sünnet arasında bir fark söz konusu değildir; fark başka açıdandır. Yani Hz. Mehdi’nin bazı özellikleri açısındandır. Ama her iki grup da ahiru-z zamanda Resulullah’ın (s.a.a) Ehl-i Beyt’inden olan bir yüce şahsiyetin kıyam ederek yeryüzünü adaletle dolduracağı, İlahi hakimiyeti bütün dünyaya hakim kılacağı noktasında birleşmektedirler.

Kaldı ki bu İlahi vaadin gerçekleşeceği, Allah’ın dininin bütün dünyaya hakim olacağı ve Allah’ın salih kullarının yeryüzünü miras alıp ona hakim olacakları bizzat Kur’an tarafından haber verilmektedir. İşte bunlardan bazı örnekler:

“Andolsun biz, Zikir’den (Tevrat’tan) sonra (Davud’a indirilmiş) Zebur’da da yazdık ki: “Şüphe yok ki yeryüzü, salih kullarıma miras kalacaktır.” (Enbiya, 105)

“Allah sizden inanıp iyi işlerde bulunanlara vaat etti ki, onlardan önce gelip geçenleri nasıl yeryüzünde halife (hakim) kıldıysa, onları da mutlaka yeryüzünde halife (hakim) kılacak; hiçbir şeyi bana ortak koşmadan yalnızca bana kulluk etmeleri için, onlara razı ve hoşnut olduğu dinlerini nasip edip o dini, yerleştirip sağlamlaştıracak ve korkularını emniyete dönüştürecektir…” (Nur, 55)

“Müşrikler istemese de, bütün dinlere üstün ve galip getirmek üzere elçisini hidayet ve hak dinle gönderen O’dur.” (Tevbe, 33, Saf, 9)

Görüldüğü gibi bu ayetlerde, yeryüzünün Allah’ın salih kullarına miras kalacağı, iman edip de salih amel işleyenleri mutlaka yeryüzüne halife ve hakim kılınacağı, İslam dininin, yeryüzünde yerleşip sağlamlaşacağı, inananların korkularının emniyete dönüşeceği ve bilahare Müşrikler istemese de Resulullah’ın getirdiği hak dinin bütün dinlere galip kılınacağı vaat edilmektedir. Oysa şu ana kadar bu İlahi vaatlerin gerçekleşmediği ortadadır.  İşte biz, bu ve benzeri ayetlere ve bu konuda Şia ve Sünni kaynaklarda nakledilen yüzlerce hadise dayanarak bunların Hz. Mehdi zamanında gerçekleşeceğini söylüyoruz.

Aslında sizin bu kıyaslamanız bir kere yanlıştır. Zira bunun Resulullah’ın zamanında gerçekleşmediği (haşa) Resulullah’tan kaynaklanan bir durum değildir ki böyle bir kıyaslamaya da yer kalmış olsun. Veya Hz. Mehdi’nin zamanında gerçekleşeceği yine ondan kaynaklanan bir şey değildir. İlahi irade böyle tecelli etmiş ve Allah-u Teala ahiru-z zamanda bu vaadin gerçekleşmesini murat etmiştir ve böyle maslahat görmüştür. Bu ise onun sonsuz kudret ve lütfüyle gerçekleşecektir. Kısacası böyle bir şeye inanmak (haşa) Hz. Mehdi’nin Resulullah’tan üstün veya önemli olduğu anlamına gelmez.

Bunları da beğenebilirsin Diğer Yazılar