Kurbanla nefsimizi kurban ediyor muyuz?

0
Kurban, bizi Hz. İbrahim’in itaatine, Hz. İsmail’in teslimiyetine yönlendirerek sıkıntı ve imtihanlara karşı Rabbimize kurban olma ve Rabbimize dost olarak sıkıntılarımıza çözüm bulma yollarını gösterir.
Kurban, Allah’la kurbiyet kurmaktır. Kurbiyet Allah’la yakınlık kurma, Rabb’e yakınlıkla istikamet ve huzur bulma makamına kavuşmadır. Zaten kurban kesmenin temel amacı, Allah’ın rızasını kazanarak O’na yaklaşmaktır. Başka bir deyişle kurban, bizi Hz. İbrahim’in itaatine, Hz. İsmail’in teslimiyetine yönlendirerek hayatın sıkıntı ve imtihanlarına karşı Rabbimize kurban olma ve Rabbimize dost olarak sıkıntılarımıza çözüm bulma yollarını gösterir. Rabbimiz, “Kurban etleri ve kanları değil, sadece takvanız Allah’ın katına ulaşır.” (Hacc 22/37) diye buyurarak kurban ibadetinde temel ilkenin et kesmek ya da kan akıtmak olmadığını, esas maksadın takvaya ulaşmak olduğunu bize bildirmektedir. Çünkü ancak takva ile insan, Rabbinin yasaklarından sakınma hassasiyeti kazanma arzusu ile dirildiği gibi Rabbi’nin sevdiği işlere de yakınlık duyabilir.   Takva, Rabbi’nin haramlarından kaçma hususunda kulun Rabb’ine sığınması, O’nun yasaklarından sakınması, O’nun himayesi altına girmesidir. Yavru kuşların anne kuşun merhamet kanadının altına sığınması gibi biz de haramlara, yasaklara ve nefsimizin kötü duygu, düşünce ve arzularına karşı Rabbimizin merhametine sığınırız. Böylece olumsuz duygu, düşünce ve arzularımızı Allah yolunda ve Allah için kurban ettikçe Rabbimizin merhamet ve sevgi iklimi içerisinde huzur duyarız.

İbn Arabi ve Mevlânâ’ya göre en büyük kurban nefistir, esas mesele olumsuz fikir ve fiilleri Allah yolunda ve Allah için kurban etmektir. Cüneyd-i Bağdadi aynı manada: “Mina’da kurban kesen bir mü’min, eğer nefsinin bütün arzularını boğazlamazsa kurban kesmiş olmaz.” buyurur. Mevlânâ ise namazda “Allah-u Ekber” -Allah en büyüktür- diyerek getirdiğimiz tekbirlerin nefsimizin kurbanını Allah yolunda kesme tekbirleri olduğunu ifade eder. Nefsimizin kurbanını kesme, ancak olumsuz her fiil ve durumu muhasebe ve murakabe sürecinden geçirerek Allah yolunda ve Allah için etkisiz hale getirmekle mümkün olabilir. Muhasebe, Rabbimiz bizi hesaba çekmeden önce kendi nefsimizi hesaba çekerek olumsuzlukların izlerini silmektir. Murakebe ise Rabbimizin her an kalbimizi görmekte olduğunun bilincinde onu kibir, gurur, kıskançlık, haset ve öfke vs. rüzgârlarından korumaktır.