Kur’an-ı Kerim’de “tekrar”ın hikmeti (1)

0
Kur’an’da tekrar edilen konular, önemlerinden dolayı tekrar edilmişlerdir. Ayrıca Kur’an’da bir olay tekrar edilirken aynıyla tekrar edilmiyor.
Mesela bir yerde özet olarak anlatılırken başka yerde tafsilatlı bir şekilde anlatılıyor. Bir yerde olayın bir unsuru anlatılmadığı halde başka bir yerde o unsur da ilave ediliyor.  Kur’an’da tekrar, bazen bir cümlenin çeşitli yerlerde tekrar edilmesi, bazen de olayın tekrarı şeklindedir. Olayın tekrarı kıssa konusuna girer. Bazen bir kıssanın bir olayı müteaddit surelerde tekrar edilmiştir. Mesela Allah’ın meleklere Adem’e secde etmelerini emretmesi ve İblis’in secde etmekten kaçınması olayı beş yerde; Hz. Musa’nın, Firavun’un sihirbazlarıyla yarışıp asasının, onların büyülerini yutması mucizesi dört yerde tekrar edilmektedir.

Önceki alimler,tekrarın sırrı olarak daha çok şunu söylüyorlardı: Bir olayın birçok yerde farklı üsluplarla anlatılması ve bu anlatımların hepsinde başarılı bir anlatım seviyesi tutturulması, fesahat ve belagat üstünlüğüne delildir.

Kur’an-ı Kerim, bazı kıssalarda geçen olayları birçok yerde tekrar ederek farklı üsluplarla anlatmaktadır. Bu farklı üslupların hepsi de fesahat ve belagatın zirvesindedir. İşte bu, Kur’an’ın icaz yönlerinden biridir. Çünkü kişi ne kadar fesahat ve belagat sahibi olursa olsun ancak farklı iki, bilemediniz üç üslupla anlattığında başarılı olabilir. Üslup sayısını arttıracak olursa başarılı olamaz.

Tekrarın Sebebi

Psikolojik açıdan meseleye bakıldığında tekrarın insan üzerinde büyük etkisi olduğu görülür. Günümüz ticaret şirketleri bu hususu gayet iyi tesbit etmişlerdir. Bir malı reklam ederken bir sürü afiş asıyorlar. Afişlerin hepsi de aynı. Ya da aynı reklamı radyo veya televizyonda belli aralıklarla tekrar tekrar yayınlatıyorlar. Aynı reklamı bu denli tekrar etmeleri, bunun insan psikolojisi üzerindeki etkisini tesbit etmelerinden kaynaklanmaktadır.

İnsanlar aynı reklamı görerek ya da duyarak içle­rinde ona yakınlık duymaya başlarlar. Giderek o reklam hayatlarının bir parçası haline gelir.

Herhangi bir düşünceyi yerleştirmek istediğiniz zaman o düşünceyi ölçülü bir şekilde tekrar etmek etkili bir yoldur. Zamanla insanların o düşünceye yakınlık kazandıklarını görürsünüz.

Belki geçici bir düşüncenin böyle bir tekrara ihtiyacı yoktur ama bir düşüncenin kalıcı olmasını istiyorsanız kalblerin derinliklerine kök salması için tekrara ihtiyaç vardır. Tıpkı bir fidanın kök salıp büyümesi için tekrar tekrar sulanmaya ihtiyacı olduğu gibi.

İman da böyledir. Kalplere yerleşip kök salması için tekrar edilmesi ve fidan gibi sulanması gerekir. Namazın günde beş defa tekrar edilmesinin sebebi de bu olsa gerek.