Kimya-yı Saadet (6)

0

Hasedin (Kıskançlığın) İlacı

Kıskançlık, kalp için çok tehlikeli bir hastalıktır. İlacı da ilim ve amel macunudur.

  İlim macunu, kıskançlığın dünya ve ahirette kendisine zarar, kıskandığı kimseye de fayda getirdiğine inanmaktır.

Kıskançlık dünyada zararlıdır. Zira devamlı üzüntü ve azaba sebep olur. Çünkü hiçbir vakit geçmez ki birisi bir nimete sahip olmasın.

O halde kıskandığı kimse için arzu ettiği üzüntü ve sıkıntıyı kendisi çekmiş olur. İnsanın hoşlanmadığı kimse için, kendini sıkıntı ve kedere sokması kadar büyük bir akılsızlık ve divanelik olamaz.

Ahiretteki azabı ise şu sebeptendir ki Yüce Allah’ın kaza ve kaderine kızmış olur. Yüce Allah’ın ezelde yapmış olduğu taksimatı inkar etmiş olur. Onun tevhidine bundan daha büyük zarar nasıl olur? Ayrıca kıskanç kimse, kıskandığı insana şefkat ve merhamet göstermez. Onun kötülüğünü ister. Böylece şeytana yoldaş olur. Bundan daha büyük talihsizlik var mıdır?

Ameli ilaç, kıskançlığın sebeplerini kalbinden atmak için uğraşmaktır. Zira kıskançlığın sebepleri kibir, kendini beğenme, düşmanlık, şan – şöhret tutkusu ve benzeri şeylerdir. O halde bunların kökünü nefsine karşı savaşarak kalpten söküp atmak gerekir. Kesin ilaç budur. Kalpten sökülüp atılamıyorsa, kıskançlık neyi istiyorsa onun tersi yapılmalıdır. Mesela övmeyi istiyorsa, yermelidir. Nimetin yok olmasını istiyorsa, yardım edip kalması için uğraşmalıdır. Kıskanan kimsenin kıskandığını övmesi, ona önem ve itibar vermesi kadar etkili bir ilaç yoktur. Zira o kimse övgüyü duyunca kalbi hoş olur, aralarındaki düşmanlık kalkar. Nitekim, Yüce Allah buyuruyor ki: “Kötülüğe iyilikle karşılık ver. O zaman görürsün ki aranızda düşmanlık bulunan kimse, şefkatli bir dost olur.” (Fussilet, 34)

MAL TOPLAMAK

Bil ki, dünyanın dalları çoktur. Onun dallarından biri mal ve nimet, biri makam ve hürmettir. Bunlar gibi daha birçok dalları vardır. Fakat malın fitnesi büyüktür. Onun en büyük fitne olması ondan kurtuluş çaresi olmamasındandır. Allahü Teala ona akabe(dar geçit) buyurmuştur. Hem de dünyadan daha zor geçit yoktur. Zira dünyanın ihtiyaçları, şehvetleri gibi askerleri vardır. Ahiretin azığı da dünya ile hasıl olur. Zira yiyecek, giyecek ve meskenden kurtulma çaresi yoktur. Bunlar da malın ta kendisidir. Mal ile elde edilen şeylerdir. Bu itibarla bunlardan vazgeçme çaresi yoktur. Onları elde etmeden selamet bulmak da müşgüldür. Eğer dünyalık olmasa fakir düşüp, Allah korusun, küfre düşme korkusu olur. Dünyalık olursa zenginlik olup azgınlık ve dalalet ihtimali olur.

Yüce Allah buyuruyor ki,

“Ey iman edenler, mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah’ın zikrinden alıkoymasın. Böyle yapanlar ziyan etmişlerdir.” (Münafikun, 9)

Peygamberimiz (s.a.v.) buyuruyor ki, “Mevki ve mal sevgisi, kalpte nifakı, suyun toprakta tere otunu büyüttüğü gibi büyütür.” Yine buyuruyor ki, “İki aç kurt, bir sürü koyuna, mal ve mevki sevgisinin bir müslümanın dinine yaptığı zarar kadar zarar vermez.” Peygamberimiz (s.a.v.) buyuruyor ki, “Dünyayı, dünyayı sevenlere bırakınız. Zira ihtiyacından fazlası dünyalığa sahip olmak isteyen, kendi felaketi için çalışmış olur.”

Bunları da beğenebilirsin Diğer Yazılar