Kimya-yı Saadet (2)

0
Dünyadaki her şey kötü değildir. Çünkü dünyada bazı şeyler vardır ki dünyadan değildir. Mesela ilim ve amel dünyada kazanılır fakat dünyadan değildir.
Onlar insana arkadaş olup ahirete giderler. İlim insanla aynen kalır. Amel her ne kadar aynı kalmıyorsa da eseri baki kalır. Onun eseri iki kısımdır. Biri kalp cevherinin günahların pasından temiz ve parlak kalmasıdır. Bir de Allahü Teala’nın zikriyle ünsiyet peyda etmesidir ki ibadete devamlı olmaktan kazanılır. Allahu Teala buyurur ki,

“Devamlı kalan iyi işler Rabbinin yanında daha hayırlıdır.” (Kehf, 46)

ilmin, münacatın ve Allahu Tealayı zikrin zevki bütün zevklerden üstündür.

Kötü olan geçici ve baki olmayan zevklerdir. Geçici olan zevk makbul değildir. Geçici zevklerin dahi tamamı kötü değildir. Çünkü bunlar iki kısımdır. Bir kısmı her ne kadar dünyadan olup öldükten sonra baki kalmıyorsa da ahiret işlerine, ilme, amele ve müminlerin çoğalmasına yardımcı olur. İhtiyaç miktarından fazla olmayacak evlenme, elbise, yemek, mesken gibi. Bunlar ahiret yolunun şartıdır.

Her kim ki dünyadan bu kadarıyla kanaat eder ve bunlardan maksadı din yolunda feragat üzere olmaksa o dünya ehlinden olmaz.

Demek ki kötü olan dünya gayesi, din işleri olmayıp gaflet ve azgınlık sebebi olan dünyadır. Dünyaya meyledip muhabbet bağlamaya sebep olan şey ahiretten nefret etmeyi amaç etmektir. Bu nedenle rasulullah buyurur ki, “Dünya ve içindekiler lanetlenmiştir. Ancak Allahu Teala’yı ananlar ve buna yardımcı olanlar lanetlenmemiştir. Dünya ve dünyadan maksat bu anlatılanlardır.

GÜZEL AHLAKIN HAKİKATİ

İnsan iki şeyden yaratılmıştır: Biri gözle görülen vücut kısmı, diğeri de gözle görülemeyen ruh kısmıdır. Bu ruh kısmını ancak kalb gözüyle görmek mümkündür. Bildirdiğimiz iki kısımdan her birinin yani vücut ve ruhun bir iyilik tarafları bir de kötülük tarafları vardır. İyilik taraflarına güzel ahlak ve güzel yaratılış denir. Güzel ahlak ruhun görünüşü, güzel yaratılış ise yüz ve vücudun görünüşünden ibarettir.

Yalnız gözlerin veya yalnız ağzın güzel olmasıyla yüz güzel olmaz. Diğer organların da güzel ve uyumlu olması gerekir.

Bunun gibi kalb ve ruh da ancak şu dört çeşit kuvvetin iyi olmasıyla güzel olur: İlim, öfke, şehvet ve adalet kuvvetleri.

İlim kuvveti: İlim kuvvetinden zekiliği kastediyoruz. İlmin güzelliği, sözlerin doğrusunu yalanından işlerin iyisini kötüsünden ve itikat konusunda hakkı batıldan ayırdetmektir.

Gazap kuvveti: Gazap kuvvetinin iyiliği, şeriatın emrinde olmak ve şeriatın emri ile kalkıp oturmaktır.

Şehvet kuvveti: Şehvet kuvvetinin güzelliği, serkeşlik etmemek, şeriat ve aklın dışına taşmamaktır.

  Adalet kuvveti: Adalet kuvvetinin güzelliği, gazap ve şehveti, din ve aklın emri altına almak, ona hakim olmaktır.

Bu kuvvetlerin hepsi birden kötü olunca, her birinden kötü huylar ve çirkin işler meydana gelir. Her birinin kötülüğü iki şekilde olur: Biri haddi aşmak, diğeri de az ve eksik olmakla.

İlim kuvveti haddi aşarsa yaramaz işlerle uğraşır ve her şeyi karıştırmaya başlar. Kendini zeki ve alim zanneder.

İlim kuvveti eksik olunca aptallık ve ahmaklık meydana gelir. Eğer dengeli olursa güzel işler, doğru görüşler, sağlam fikirler ve hayırlı düşünceler meydana gelir.

Bunları da beğenebilirsin Diğer Yazılar