Kimya-yı Saadet (12)

0
Allah’tan korkmak büyük makamlardandır. Üstünlüğü, sebep ve neticelerine bağlıdır. Sebebi ilim ve bilinçtir. Bunun için, yüce Allah buyuruyor ki: “Allah’tan ancak alim kulları korkar.
” Peygamberimiz (s.a.v.) buyuruyor ki: “Hikmetin başı Allah korkusudur.”

Allah’tan korkmanın semeresi iffet, yasaklardan kaçınma ve takvadır. Bunların hepsi saadet tohumudur. Zira arzu ve şehvetlere karşı koyup sıkıntıya sabretmeyince, ahiret yolunda ilerlemek mümkün olmaz. Arzu ve şehvetlere de hiçbir şey korku kadar mani olamaz.

Bunun için Yüce Allah kendisinden korkanlara hidayet, rahmet ilim ve rızayı üç ayette topladı. Yüce Allah buyuruyor ki:

“Hidayet ve rahmet, Allah için günahlardan kaçanlaradır.” “Allah’tan ancak alim kulları korkar.” (Fatır, 28)

Yüce Allah buyuruyor ki: “Allah onlardan razıdır, onlar da Allah’tan razıdırlar.” (Beyyine, 37)

FAKİRLİK VE ZÜHD

Bil ki, sabreden fakirin mi, yoksa şükreden zenginin mi üstün olduğu hususunda ihtilaf vardır. Doğrusu, sabreden fakir, şükreden zenginden üstündür. Bütün hadis-i şerifler bunu gösteriyor. Ama işin aslını bilmek gerekirse, gerçek şudur: İnsanı Yüce Allah’ı anmaktan ve onu sevmekten alıkoyan her şey kötüdür. Bazı kimseler için fakirlik, bazıları için de zenginlik Allah’ı anmalarına mani olur. En iyi yol, yeteri kadar malın olması, hiç olmamasından daha iyidir. Zira kifayet miktarı mal, dünyalıktan sayılmaz. Belki ahiret azığıdır. Bunun için, Peygamberimiz (s.a.v.) buyuruyor ki

:”Ya Rabbi, Muhammed ailesine yeteri kadar rızık ver.”

Yeterli miktardan fazla malın olmaması daha iyidir. Hırs ve kanaatte fakir ile zenginin hali birdir. Haris olduktan sonra ister fakir, ister zengin olsun, mala bağlanıp onunla meşgul olur. Ama fakirin insanlık sıfatları aşınır, zayıflar ve çektiği sıkıntılardan dolayı dünyadan soğur. Dünya onun için giderek zindan olur. Fakir bu durumu sevmese bile, ölüm zamanında kalbi dünyaya az ilgi duyar.

Zengin olanlar ise dünyadan tat almışlardır. Onunla bütünleşmiş, içli dışlı olmuştur. Ölüm anında ondan ayrılması çok güç olur. Bu bakımdan zengin ile fakirin kalbi arasında büyük fark vardır. İbadet ve Allah’a yalvarma esnasında fakirin bulduğu hali zengin hiçbir zaman bulamaz. Zira zenginin zikri dil ucuyla olur ve kalp tam lezzet alamaz. Gönül yaralı ve kırık olup eziyet ve sıkıntı çekmeden zikrin lezzeti onun içine sirayet etmez.

NİYET ve İHLAS

Bil ki, basiretli kimseler(kesin görüş sahipleri), bilir ki, Bütün insanlar helak olmuştur, alimler hariç. Bütün alimler de helak olmuştur, ibadet eden alimler hariç. Bütün ibadet edenler de helak olmuştur, ihlasla ibadet edenler hariç. İhlaslılar da büyük tehlikededir. O halde ihlassız zahmetler boşunadır.

 

Bunları da beğenebilirsin Diğer Yazılar