201512201332_F2

Kerbela’dan Samarra, Tıkrit ve Beyci’ye…-FEHİM TAŞTEKİN

Kerbela TV’ye bağlı olarak savaş haberciliği yapan ‘İlam el Harbi ajansında kameraman olan Ali Abdülamir, “Irak çok badire atlattı, IŞİD belasından da kurtulacak. Bugün bütün dünya için savaşıyoruz, bütün dünyanın teröristleri burada” diyor…

Sabah saat altıda Kerbela’dan kuzeydeki sıcak bölgelere doğru yola çıktık. Yolda kahvaltı için mola verdik. Lokanta tıklım tıklım. Sabahın köründe kahvaltı menüsü tek: Bol soğanlı kebap. Çaylar ise avludaki sebilden! Ali Ekber Tugayı bu yolculukta bize zırhlı araç ve koruma tahsis etti. Mihmandarım Tel Aferli Ali Buba el Musavi. Elektrik mühendisi ama işsiz. 4 yaşındayken orduda görevli olan babası Dava Partisi’ne katıldığı gerekçesiyle öldürülmüş.
Ali Buba, Musul’un düşüşünden sonra IŞİD’e karşı dönemin Başbakanı Nuri el Maliki’nin talimatıyla oluşturulan özel birlik El Fırka el Dehebiye’nin muhaberat biriminde çalışmış. İbadi başbakan olunca birlik dağıtılmış. “Benim birimimin adı ‘Birleşik İstihbarat ve Tahkikat’ idi. Komutanımız Fadıl Pervari çok esaslı bir komandoydu. Sünni Kürt. Barzani çok para teklif edip Erbil’e çağırdı ama ‘Ben Kürt’üm ama Iraklıyım, Irak’a hizmet edeceğim’ diyerek reddetti” dedi.

Tarihi kent Tıkrit yerle bir olmuş…

Şoförümüz Ahmet Da’mi, Haşd el Şaabi’de savaşçı. Tikrit’te altı çatışmaya girmiş, sekiz yerinden yaralanmış. Kerbela TV’ye bağlı olarak savaş haberciliği yapan ‘İlam el Harbi ajansında kameraman olan Ali Abdülamir el Tay da bize eşlik ediyor. Ali Abdülamir “Irak çok badire atlattı, IŞİD belasından da kurtulacak. Bugün bütün dünya için savaşıyoruz, bütün dünyanın teröristleri burada. Bunun için bize yardım etmeleri gerekiyor ama verdikleri her şey parayla” dedi.

Şii savaşçılar…
Yolda direklere İran dini lideri Ayetullah Hamaney, Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, Büyük Ayetullah Ali Sistani’nin fotoğrafları asılı. Ali diyor ki “Hepsini seviyoruz. Bundan büyük anlamlar çıkarmayın. Herkesin bir taklit mercii var, benimki Sistani.” Iraklılar İran’ın işlerine karışmasından hazzetmiyor ama Şii havzaları iki ülke siyasetinin de iç içe geçmesini kaçınılmaz kılıyor. Sistani İran doğumlu. İran’da da Ali Laricani ve Mahmud Şahrudi gibi siyasiler Irak asıllı. 8 yaşından beri Necef’te yaşayan Sistani Iraklı Şiilerin en büyük fetva makamı. Sistani’nin gücünü görmek için sözcüsünün siyasi-güncel mesajlar da içeren Cuma hutbelerinde önüne koyan TV mikrofonlarına bakmak yeterli. Ben ordayken saydım, 32 kanalın mikrofonu vardı.

Bağdat…
Kerbela-Necef arasında olduğu gibi Bağdat yolunda da Şii ziyaretçiler için hizmet çadırları dizili. Bağdat bahçe düzenlemeleriyle eskiye göre daha derli toplu, daha güvenli ama intihar saldırılarına karşı konulmuş beton blokların kasvetinden henüz kurtulabilmiş değil. Kontrol noktaları belli bölgelerde hala çok sıkı. 2014’te IŞİD’in eline düşer mi diye tartıştığımız Bağdat şimdi kendinden daha emin. IŞİD’in ‘Bağdat’ adını verdiği iki tümeni dağıtıldı. Başkentin batısına düşen Ramadi’de çatışmalar devam ediyor. Konuşulan stratejiye göre Ramadi temizlendikten sonra sıra IŞİD’in aşiretlerden destek gördüğü Felluce’ye gelecek.

Yol kenarlarında direklere asılı ‘Ya Hüseyin’ yazılı bayraklar Sünni ağırlıklı bölgelere doğru çıkarken de seyrelmiyor.
Beled’de çatışmadan dolayı her yer yıkılmış. Bir özel tim ekibinin geçişi sırasında patlatılan bomba yolda derin bir çukur oluşturmuş. Solda Şii lider Mukteda Sadr’a bağlı Seraya el Selam’ın karargâhı var. Merkezleri ise Samarra yakınlarındaki İshaki’de.
Yerleşim yerlerine girerken kontrol noktalarında askerler işi sıkı tutuyor. Büyük telis çuvallarına toprak doldurularak yapılan bariyerler her yerde. Nüfusu Sünni olsa da İmam Hasan el Askeri’nin türbesi nedeniyle Şiilerin üzerinde titrediği Samarra da emniyette.
Sıklıkla Haşde el Şaabi’nin konvoylarına rastlıyoruz.
Keşfiya Sünni bir kasaba. Yol boyunca çatışmayla oluşan ürkütücü bir yıkım var. IŞİD’in karargâh olarak kullandığı bina yerle bir olmuş. IŞİD 7 ay önce bölgeden çıkartıldıktan sonra halk yavaş yavaş evlerine dönmüş. Burada da operasyonlar sırasında yolun sağ tarafına keskin nişancılara karşı toprak bariyer yapılmış.

TİKRİT’TE RÜZGÂR TERSİNE DÖNDÜ

Saddam’ın gömüldüğü Avca’nın girişindeki meşhur Tikrit Kapısı’nda artık Haşd el Şaabi’nin bayrakları dalgalanıyor. Avca’nın çıkışında ‘Speicher Katliamı’nın kurbanları için anıt yapılmış. Tikrit’te ABD’lilerin işgal sırasında kışlaya çevirdiği Saddam’ın eski sarayı IŞİD belasının ne karanlık acı sayfasını oluşturuyor. 12 Haziran 2014’te Speicher Kampı’ndaki askeri öğrencilere evlerine gitmeleri söylendi. Sonra bunları tuzağa düşüren IŞİD ve Baasçılar 1556 öğrenciyi katletti. Tikrit’e yaklaşırken keskin nişancılara karşı yol kenarına dizilmiş beton bloklar İsrail’in Batı Şeria’da diktiği utanç duvarını andırıyor. “IŞİD’i Tikrit’ten kovduk ama tehlike hala sürüyor. IŞİD tamamen temizleninceye kadar bu bloklar kalacak” dedi Ahmet Da’mi.
“Yollardaki barikatlar kalkmadıkça bu ülke özgürleşmiş sayılmaz” dedim, üçü de onayladı. Bu arada Ahmet’in küçük kızı Şeyma aradı, “Ben senin değil annemin kızıyım” diye sitemini iletti çocukça.
Tikrit’te muhabbet Saddam’a dönüyor. Şiiler ve Kürtler Saddam’ın az hışmına uğramadı. ABD, Saddam’ı tarihe gömdü ama Şiiler her kötülüğün altında Amerikalıların parmağını arıyor. “ABD’ye müteşekkir olan yok mu” diyorum Ahmet yanıtladı: “Saddam’ı devirdi diye Amerika’ya teşekkür edenlerin oranı yüzde 10’u geçmez. Onlar da Kürtlerdir.”
Saddam zamanında kimse Tikrit’te Hz. Ali ve Hz. Hüseyin’in portrelerinin dalgalandığını hayal edemezdi. Şii savaşçılar buralardan geçtiklerini böyle hissettiriyor.

ÜNİVERSİTEDE MOLA BİTTİ

Tikrit Üniversitesi viraneyi andırıyor. Özellikle yola yakın binalar hasar görmüş. IŞİD üniversiteyi talan etmiş. Tikrit Üniversitesi’nin hocalarından Sünni asıllı Dr. Meysem Cuburi’yle konuştum, halkın Haşd el Şaabi’den memnun olduğunu söyledi:
“Üniversite 1 yıl kapalı kaldı. Eğitime Kerkük’te devam ettik. 20 bin öğrencimiz var. Şimdi güvenlik sağlandı ve fakülteler yeniden açıldı. Tikrit’te şu anda aşiretler hükümetle birlikte. Haşd, Tikrit halkına destek verdi, okulları açtı, insanların evlerine dönmesini sağladı.”
Tikrit’te IŞİD’in eğitim merkezine çevirdiği Şehit Ahmed Camii yıkılmış.

Şehit Ahmed Camii…

Beyci’ye varmadan Mezraa da savaşın bedelini ağır ödemiş.
Beyci’de IŞİD’in üstlenip infaz kararları dahil fetvaları verdiği Fettah Camii çatışmada fena halde yıkılmış. Kentin kuzeyine doğru bazı mahalleler fena halde harabeye dönmüş. Saddam’ın üvey kardeşi Vatban el Hasan’ın konutu bir süreliğine IŞİD’e karargâh olmuş ve uçaklarla yerle bir edilmiş. Kara dumanların yükseldiği Beyci rafinerisine giden güzergâhta köprüyol IŞİD tarafından çökertilmiş. Yollar pekin değil, bazı yerlerde çukurlar açılmış, mayınlar patlatılmış. Bölgedeki çatışmaları yöneten komutan “Bu yolda 18 mayını etkisiz hale getirdik” deyip sıkı sıkıya sokaklara girmememizi tembih etti. Burada da çatışmalar sırasında birçok yere topraktan bariyerler yapılmış.
Beycinin halkı Sünni. “Size halkın tepkisi nasıl” diye sordum bir askere… “Bizim adamlarımız ölüyor, insanlarımız Basra, Kerbela, Necef, Kut ve Bağdat’tan canlı geliyor, cenazeleri dönüyor. İnsanlar bu fedakârlığı görmüyor mu? Elbette görüyor. Kurtardığımız yerleri Irak ordusuna bırakıp başka bir cepheye ilerliyoruz. Buraya yerleşip talan etmiyoruz ki halk bize tepki göstersin” dedi.
Bir yıldır cepheyi takip eden Kerbela TV’nin muhabiri Esir El Raad el Şemmari’ye göre operasyonlarda ordu ile Haşd birlikte hareket ediyor ama ilk darbeyi Haşd vuruyor ardından ordu giriyor. Ayrıca hangi bölge temizleniyorsa oranın aşiretleri de operasyona eşlik ediyor.

YARIN: IŞİD’E KARŞI SÜNNİ DİRENİŞİ 

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir