Kerbela’nın solan gülleri / Namık kemal Zeybek

0
Yarın Iğdır’da Bahu Düğün Salonu’nda bir toplantı var… Hazreti Hüseyin’in şahadetinin 40. günü (İmam’ın Kırkı) münasebetiyle…
Düzenleyen ‘Ehlibeyt Mektebi Din Adamları Derneği’.
Başkan, değerli âlim Hüseyin Yeşil; çağırdı kabul ettim…
Bu toplantıda konuşmam gerekiyordu ama önemli bir mazeretim çıktı, gidemiyorum… Yüreğim onlarla…
Yüreğim, imanlı Müslümanların yüreği Ehlibeyt ile… Şehitlerin Şahı İmam Hüseyin ile… Olmalı…
Hak’dan, adaletten, insanlıktan yana olan bütün insanların yüreği de Kerbela da İmam’ın safında olmalı…
Kerbelayı tarihi bir olay sananlar var…
Hayır !..
Kerbela her devirde yaşanan bir yerdir. Muharrem’in onu zamanın her anına yayılmıştır.
İslam devletini hile ile, zulüm ile, riya ile, desise ile, rüşvet ile ele geçiren Muaviye ile başlamıştır Kerbela… Peygamberin amcası Hazreti Hamza’nın ciğerini yiyen yamyam Hind’in oğludur, Muaviye… Ebu Leheb’in cehennem odunu karısı Ümmi Cemil’in yeğenidir Muaviye… Zalimlerin en zalimi Yezid’in babasıdır ve onu zorla saltanata getirendir Muaviye…
Yezid ise zulmün doruk noktasıdır. Medine halkının canını, malını, ırzını üç gün süreyle askerlerine yağmalatan melundur Yezit…
Mekke’yi taşa tutturan; Kâbe’yi yakıp yıktırandır Yezit…
Yezit saltanatına meşruluk kazandırmak için Hazreti Hüseyin’e baskı yapmış ve biat istemiştir. Biat etmemekte direnen ve zulme teslim olmayan Hazreti Hüseyin’i ve Ehlibeyt çocuklarını Kerbela’da susuz bırakan ve öldüren Yezit’e lanet elbette lazımdır.
Yezit’e lanet, Hacda şeytan taşlamak gibidir…
Tebbet Suresi’ndeki hikmet’e uymak gibidir…
Kimileri var… İyi niyetle bir şeyler söylerler… Muaviye hatalıydı, Yezit haksızdı ama bırakalım bu işleri derler…
Yanlış yaparlar… Yanlış şeyler söylerler…
Muaviye’yi kınamamak, Yezit’in zulmünü unutmak yeni Muaviyelere teslimiyet, yeni Yezitlere direnmemek sapmalarına yol açar…
Bu yüzden Kerbela ve Muharremin onu ve kırkıncı günü hiç unutulmamalıdır.
Her an hatırlanmalıdır ki, Müslümanlar içlerinden çıkan ya da dışarıdan gelen zalimlere karşı direniş ruhunu koruyabilsinler…
Kerbela’da güller solmuştur, evet… Ama gönüllerde ebediyen solmayacak Ehlibeyt sevgisi gülleri açılmıştır.
Kişi sevdiğine benzer…
Kişi sevdiğiyle birliktedir.
Biz Ehlibeyt’i seviyoruz.
Ehlibeyt Ali, Fatıma, Hasan ve Hüseyin ve onların soyundan gelip yolundan gidenlerdir.
Peygamber ilmin şehri, Ali o şehrin kapısıdır.
Ali Peygamberin yolunun varisidir.
Fatıma, İslam Peygamberine müjdelenmiş olan ‘Kevser’dir.
Hasan ve Hüseyin nur ırmağının iki koludur.
Biz böyle biliyor, böyle inanıyoruz: İnananlara selam olsun…

Bunları da beğenebilirsin Diğer Yazılar