Kars Ehlibeyt

  • Oturum Aç
  • Kayıt Ol
    Kayıt
    Yıldız işareti (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.
    İsim: *
    Kullanıcı Adı: *
    e-Posta: *
    Şifre: *
    Şifre Tekrarı: *
  • Arama Yap
Font Boyutu
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
ANASAYFA arrow KENAN ÇAMURCU arrow Asıl sorun, CHP’nin siyasi gücünü kullanan pozitivist elitler!
Asıl sorun, CHP’nin siyasi gücünü kullanan pozitivist elitler! PDF Yazdır e-Posta
CHP İstanbul İl Başkanı’nın fikri olduğu anlaşılan “açılım” demokratikleşme ve değişim meselesinin katmanlarını katetmeden aniden başörtülü kadına CHP rozeti takma kestirmesiyle gündeme gelince haliyle şaşkın bir tartışmanın da kapısını ardına kadar açmış oldu.
CHP İstanbul İl Başkanı’nın fikri olduğu anlaşılan “açılım” demokratikleşme ve değişim meselesinin katmanlarını katetmeden aniden başörtülü kadına CHP rozeti takma kestirmesiyle gündeme gelince haliyle şaşkın bir tartışmanın da kapısını ardına kadar açmış oldu.
Hem AKP siyasi profili şaşkınlık içinde, hem de CHP’li olduğu bilinen elitler.
AKP siyasi profilinin gazete köşelerindeki bazı temsilcileri kendilerince alay ederek CHP’nin bu “açılım”ını desteklerken, başka bazı temsilcileri de CHP’nin başörtüsü ile imtihanını kaybettiği vakaların dökümünü çıkarıyor günlerdir.
CHP siyasi profili arasında da tam bir kafa karışıklığı adeta patlak vermiş durumdadır.
Bazı CHP’liler “kara çarşaflı”ların CHP’de ne aradıklarını sorup bu partinin temel görevini bunların varlığını ortadan kaldırmak olarak tarif ederken, başka bazı CHP’liler, başörtülülere sırt çevirildiği takdirde onların AKP’ye oy vermesinden nasıl şikayetçi olunacağı çelişkisini masaya koyuyorlar.
AKP siyasi profilinin kimi gazetecileri Baykal’ı samimi olmamak ve seçim yatırımı yapmakla suçlarken, CHP siyasi profilinin bazı yazarları da aynı kanaati paylaşarak bu “yatırım”dan CHP’nin kazanacağı bir şey olmadığını, aksine böyle yapmakla CHP’nin AKP’leştiğini savunuyorlar.
Görüldüğü gibi, hem bir kısım AKP’liler, hem de bir kısım CHP’liler Baykal’ın “açılım”ını kendisine zehir etmek için el birliği etmiş haldeler.
Başörtülü kadınların CHP’ye üye yapılmasının yerel seçimler için yatırım olduğu fikri hayli abartılıdır. Söylendiği gibi, birkaç başörtülü kadının CHP’ye üye yapılmasıyla seçim yatırımı sayılabilecek boyutta mesafe alınacağına tecrübeli hiçbir siyasetçi prim vermez. Baykal da bu gerçeği herkesten çok daha iyi bilecek tecrübeye fazlasıyla sahiptir. Ayrıca böyle bir üye kaydı gösterisiyle AKP’deki başörtülü kadınların bir gecede karar değiştirip CHP’ye akmaya başlayacağını da aklı başında kimse dile getirmez.
Fakat Baykal’ın “açılım”ının eğer kendi tabanına bir mesajı varsa bu önemli nokta üzerinde durmaya değer.
Nitekim dikkat edildiyse başörtülü kadınların partiye üye yapılmasına bir kısım CHP yanlılarından sert tepki gelirken, İstanbul İl Başkanı onlara hiç Bağdat Caddesi’nden dışarı çıkıp çıkmadıklarını sordu. Hatta CHP’ye yakın bir yazar, bu çevreleri, tenis kortunu misak-ı milli sanmakla suçladı.
Hatırlanacaktır, aynı çevreler 2000’li yılların başında “Anadolu solu” açılımıyla siyasi sahneye tekrar çıkan Baykal’a bu denemesini de zehir etmiş ve burnundan getirmişlerdi. Baykal’ın “Anadolu solu”ndan dönmesi çok sürmedi. Oysa bu yeni fikir, İslami kesimlerdeki kimi entelektülleri de hareketlendirmiş, hatta hafif tertip doktrin geliştirme çabaları bile görülmeye başlanmıştı.
Yazının başlığındaki yargıya dönersek, asıl sorun, böyle durumlarda açığa çıkmalarına minnet borçlu olduğumuz pozitivist elitlerdir!
Eğer böyle kriz anları olmasa onları kamufle oldukları ortamda farketmemiz zorlaştığı için bütün günahı CHP’nin omuzlarına yıkarak zihnimizi rahatlatabiliyoruz.
Doğrudur, Baykal da bu takımın peşine takılmadan edemiyor kimi zamanlar. Hatta bu profil Baykal’ın en yakınında yeralabiliyor ve hacca gitmek isteyen partinin dindar üyesine “Muhammed seni bırakmaz belki” diye alay edebiliyor. Yahut son “açılım” vesilesiyle patlak veren tartışma süresince biriken edebiyat içinde “kara çarşafa karşı” imajının CHP için herşeyin üstünde olduğunu yüksek sesle dile getirebiliyor.
İş buraya geldiğine göre CHP’nin “zenci”lerine yöneltilecek en doğru soru, pozitivist elitlerin enselerinde boza pişirmelerine daha ne zamana kadar tahammül gösterecekleri olabilir.
AKP iktidarının kurduğu oyuna kökten karşı mütedeyyin kesimler, bu partinin Batının kayyumluğunda modernleşmenin parçası olmak istemedikleri halde pozitivist “beyaz” CHP elitlerinin kendilerinden nefret etmesi yüzünden normalleşmenin birinci basamağına bile adım atamayacaklar mı?
70’li yıllarda Ecevit’in “hakça düzen”ine oy verebilen mütedeyyin kitleler, şimdi neden Baykal’ın “Anadolu solu”na oy vermesinler?
Öyle anlaşılıyor ki, Türkiye’de değişim ve demokratikleşmenin sorun haline gelmesinin temelinde CHP ve onun tabanı değil, aksine CHP’nin tavanı olmaktan başka seçenekle yetinmeyen pozitivist elit takım yatıyor. Bu takım, sadece, kendilerinin ideolojik zıddı gördükleri kesimlere değil, CHP içindeki pozitivist ve elit olmayanlara karşı da oldukça acımasız ve ayrımcılar.
Onlara göre CHP’nin “zenci”leri dağ bayır dolaşıp oy istemekle yükümlüler, ama sahada görüp tecrübe ettikleri gerçeği politika olarak CHP tavanına yansıtamazlar!
Sahadaki hiçbir gerçeğin CHP tavanına yansımaması için ideolojik zabitlik görevini sıkı sıkıya icra eden pozitivist elit takım, CHP’nin iktidar için yarışmasıyla kesinlikle ilgili değildir. Onlara göre küçük ama misyoner bir CHP, onların tanımına uymayan bütün yaşam biçimlerini, düşünce, kültür ve sanat yaklaşımlarını tüm tezahürleriyle birlikte toplumda görünür olmaktan sürüp çıkarmanın karargâhı olmaktan başka bir amaca heves etmemelidir.
Pozitivist elitlerin yönlendirme, baskı ve dayatmasıyla AKP iktidarını laikliğe karşı eylemlerin odağı olmakla suçlayarak 22 Temmuz 2007 seçimlerine giden CHP, yüzde 20’yi zor bulabildi. Pozitivist elitlerin bu hayal kırıklığını “rasyonel olmayan nedenlerle” açıklamaya çalışmaları yanlışta ısrarın felsefi meşruiyetini kurmaya güç yetiremez. Gerçek, icabında bütün önermeleri ezer geçer ve bütün varsayımları yerle yeksan edebilir. 22 Temmuz seçimlerinin sonucu aslında CHP’nin yenilgisi değil, CHP’nin tavanını bırakmaya yanaşmayan pozitivist elitlerin, saf gerçek karşısındaki varsayım, önerme ve tümdengelimlerinin sarsıcı biçimde yanlışlanmasıdır.
Fakat aynı CHP, 22 Temmuz sürecindeki üslubunu terkedip AKP iktidarını dürüstlüğe karşı eylemlerin (veya yolsuzlukların) odağı olarak itham ettiğinden bu yana son birkaç ayda oyunu en az 5 puan arttırdı.
Kuşkusuz CHP içinde pozitivist elitlerin hülyalarına değer veren kimi yöneticiler hâlâ yanlışlanan önermelerde ısrar etmeyi başarı için tek yol olarak görüyor olabilirler. Zaten Baykal’ın CHP’ye başörtülü üye kaydetmesine de onlar tepki veriyorlar.
Peki ama ya CHP’nin yükünü çeken ve pozitivist elitlerin ideolojik hovardalığı nedeniyle partinin cömertçe harcandığını düşünen taban? Acaba onlar ne düşünüyor?
Kesin olan şudur ki, onlar, kendi yaşam ortamlarında AKP siyasi profiliyle birlikte oluyor ve iç dünyalarını buran, “Muhammed seni bırakmaz bakarsın!” alaycılığının ikide bir karşılarına çıkarılmasından dolayı tarifsiz huzursuzluk duyuyorlar. O nedenle yüzde 70’e varan oranda CHP’li, kendisini ve tepkisini, kamuoyu araştırmalarında başörtüsü yasağının kalkmasını isteyerek gösteriyor mesela. Bu araştırmalarda başörtüsü yasağından yana ve başörtüsüne tepkili CHP’lilerin sayısını bulmak için yapılacak matematikte çıkacak insan sayısı yüzde 5’i bile bulmuyorsa CHP’nin bu küçücük pozitivist azınlığın dayatmalarından silkinmesi, sıyrılması ve kuvva-yi milliyenin dindar kanadına sırt çevirmekten vazgeçmesi gerekmiyor mu?
Baykal’ın başörtülü birkaç kadını CHP üyesi yapması eğer Batının kayyumluğunda modernleşme projesinin dindarlar eliyle hayat bulmasına alternatif yeni bir oyun planını kamuoyunun önüne koyacaksa hiç tereddütsüz bu “açılım”a tam not vermek gerekir.
Ama görünen odur ki, böyle iddialı ve uzun soluklu bir değişim takviminin ilk basamağında, CHP’nin bir avuç pozitivist elitin kişisel heves ve hülyasından kurtarılması gereği yeralıyor.
Dünyabülteni
 
< Önceki   Sonraki >

Duyurular:

Değerli site ziyaretcileri...

Sitemizin bütün bölümlerine erişmeniz için mutlaka üye olmanız gerekmektedir.

Ücretsiz Üyelik işleminizi yaparak :

Yardımlar Listesine,Sohbet Bölümüne,Soru ve cevap Bölümüne ve sadece üyelere açık olan bütün bölümlere ulaşabilirsiniz.

Üye olmanızı önemle rica ederiz.

Camimize Aşağıdaki Bankalar Aracılığıyla Bağış Yapabilirsiniz.

Yapı kredi Bankası Kars Şb : 805.08.264

T.C Ziraat Bankası Kars Şb :  476 28555-5001

Vakıfbank Kars Şb :               00158007263750310

  Web   : www.isiklicamii.org ve www.karsehlibeyt.org

e-mail  : Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

               Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

İletişim : 0474 223 35 38

 

Sorular ve Cevaplar

 

Hayvanlar'da Yeniden Dirilecek mi?

Kuşkusuz hesap ve cezanın ilk şartı akıl, şuur ve onun peşi sıra teklif ve mesuliyettir. B...

 

Aleviler Namaz Kılmaz mı?

Sorunun cevabına geçmeden önce Alevi sözcüğünün ne anlama ...

 

Neden Gusül Alırız?

İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: “Cenabet guslünün sebebi, temizlik...

 

Hz.Adem Cennetten Kovulmasaydı?

Soru:Hz. Adem (a.s) hata yapmasaydı ve yeryüzüne gelmeseydi soyu henüz cenn...

 

Din Nedir?

Soru:Din nedir? Hedefleri nelerdir? İnsanların yaşantısında din gerekli midir? ...

Hicri Takvim

Recep
2
ÇArsamba
1433 Hicri

Yazarlar

----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------

Ziyaretçi Defteri

aysel
SLAM CANLAR BEN BİR ALEVİ KZIYIM AİLEMDEN GİZLİ KENDİMCE NAMAZ KILIP A
adem aras
Dün Hac Ümresine yolcu ettiğimiz H. S. Mir Kasım Hocamıza ve gruptaki
Burak Küpeli
Esselâmû Aleykûm ve Rahmetullah.  
Bismillahirrahmanirrahim
memet ali kömek
AŞURA MÜNASEBETİYLE BAŞTA DEĞERLİ İMAM-I ZAMAN aĞAMIZ OLMAK ÜZERE BÜTÜ

Ziyaretçi Sayacı

Bugün318
Dün744
Bu Hafta1826
Bu Ay11489
Tüm Zamanlar383673
Şuanda 24 konuk çevrimiçi

Üye İstatistik

1000 Kayıtlı Üye
0 Bugün
0 Bu Hafta
6 Bu Ay
Son Üye: abdulkerım