24623e4fd86ed814a6dc1bba77daa247

Kâbe’de Veledet Mihrap’ta Şehadet

Hz. Ali b. Ebu Talip (Arapçaعلي بن أبي طالبİngilizceAli b. Abi Talib) (Hicretten 23 yıl önce – Hicrî 40) tüm Şia fırkalarının birinciimamı ve Ehlisünnet nezdinde Hulefa-i Raşidin’dendir (Raşid Halifeler veya Dört Büyük Halifelerden). Kendisi vahiy kâtibi idi. Şiatarihçileri ve çok sayıda Ehlisünnet âliminin söylediğine göreKâbe’nin içinde dünyaya gelmiştir. O, Hz. Peygambere (s.a.a) iman eden ilk kişi ve ümmetten Allah’a ibadet eden hiç kimse olmadan yedi yıl önce Peygamberle (s.a.a) birlikte Allah’a ibadet etmekteydi.[1] Şia açısından O, Allah’ın emri ve Hz. Peygamberin (s.a.a) tasrihi ile Allah Resulü’nün (s.a.a) fasılasız halifesidir.

Kur’an-ı Kerim ayetleri[2] de onun masum olduğuna ve kir vegünahtan temiz olduğuna delalet etmektedir.
300 kadar ayet[3], onun fazileti hakkında nazil olmuştur.[4] O, Hz. Fatıma’nın (s.a) eşi ve On Bir Şia İmamının babasıdır. Kureyş, Hz. Peygamberi (s.a.a) öldürmeyi kast ettiğinde o, düşmanların sapması için Peygamberin yatağına yatmış ve bu yolla Hz. Peygamber (s.a.a) gizlice hicret etmiştir.[5] Peygamber, kendi kardeşlik akdini onunla yapmıştır.[6] Kendisi –Peygamberin emri ile Tebuk savaşıdışında- Hz. Peygamberin tüm savaşlarına katılmış ve İslam’ın en onurlu ve iftihar edilen komutanı olmuştur.

Hz. Peygamberin (s.a.a) nassına aykırı olarak peygamber dünyadan göçer göçmez, Sakife’de bir grup Ebu Bekir’e halife unvanı ile biat etmiş, Hz. Ali (a.s) ise 25 yıl sessiz kalmıştır. Osman’ın öldürülmesi ve Müslümanların ısrar ve hücumu ile hükümetin sorumluluğunu üstlenmiştir.[7] Kısa hükümeti döneminde üç ağır iç savaşla karşı karşıya kalmış ve sonunda Küfe mescidinin mihrabında namazkıldığı sırada Haricîlerden biri tarafından şehit edilmiş ve gizliceNecef’te toprağa verilmiştir.[8] Hz. Ali (a.s) üç halife döneminde, onlara danışmanlık yapmayı onlardan esirgememiştir. Örneğin Peygamberin hicretini Müslümanların tarihinin başlangıcı olması için o önermiştir. Onun düşmanları onu kötüleyen ve karalayan çok sayıda hadis uydurmuşlardır. Uzun yıllar boyunca Emevilerdöneminde Muaviye’nin emri ile ona tüm minberlerde lanet okumuşlardır ve onu övenleri tehdit etmekle kalmamışlar hapislere atmış ve öldürmüşlerdir ve hatta Ali adını çocuklara koymayı bile yasaklamışlardır.[9] Arap Edebiyatıkelamfıkıhtefsir gibi İslamilimlerinin bir çoğunun dizi başlangıcı ona ulaşmakta ve çeşitli fırkalar kendi senet silsilelerini ona ulaştırmaktadırlar. Hz. Ali (a.s) fiziksel olarak fevkalade güçlü, cesur ve aynı zamanda sabırlı, alçak gönüllü, bağışlayıcı, iyi geçimli ve heybet sahibi birisiydi. O, dalkavuklara karşı şiddetle davranır ve halk ve hükümetin eşit haklarını onlara hatırlatırdı.[10] Adaletin icrasında çok katıydı.

Ali b. Ebu Talip b. Haşim b. Abdül Menaf b. Kusay b. Kilab, Haşimi Kureşi, tüm Şiaların birinci imamı ve Ehlisünnet nezdinde iseHülafa-i Raşidin’den dördüncü halifedir.

İmam Ali’nin (a.s) babası olan Ebu Talip, cömert, adaletli ve Arap kabileleri arasında saygı duyulan bir insandı. Kendisi Hz. Peygamberin (s.a.a) amcası, hamisi ve Kureyş’in büyük şahsiyetlerinden birisiydi.[11] Uzun yıllar Hz. Resulullah’ı (s.a.a) himaye ettikten sonra imanlı olarak bi’setin onunda vefat etti.[12]Annesi, Fatıma binti Esed b. Haşim b. Abdül Menaf’tır.[13]

Erkek kardeşleri: Talip, Akil, Cafer’dir. Kız kardeşleri: Hint veya Ummü Hani, Cemane, Riyte veya Ümmü Talip ve Esma’dır.[14]

Nesep, Künye ve Lakapları

Künyeleri: Ebu’l Hasan, Ebu’l Hüseyin, Ebu’l Sibteyn, Ebu’l Reyhaneteyn, Ebu Turab ve Ebu’l Eimme (İmamlar)’dır.

Lakapları: Emirulmuminin (Müminlerin emiri), Yasubu’d Din ve’l Müslim’in, Mubiru’ş Şirk ve’l Müşrikin, Katilu’n Nakisin ve’l Kasitin ve’l Marikin, Mevla’l Mumin’in, Şebih-i Harun (Harun’a benzeyen), Haydar, Murtaza, Nefsu’r Resul (Peygamberin nefsi), Ehu’r Resul (Peygamberin kardeşi), Zevcu’l Betül, Seyfullah el-Meslul, Emiru’l Beraret, Katilu’l Fecere, Kasimu’l Cennet ve’n Nar, Sahibu’l Liva, Seyyidu’l Arap, Keşşafu’l Kureb, Sıddıku’l Ekber, Zu’l Karneyn, Hadi, Faruk, Dai, Şahit, Babu’l Medine, Vali, Vasi, Kadı din-i Resulullah, Munciz-i Vade, en-Nebeu’l Azim, Sıratu’l Müstakim ve’l Enzau’l Batin.[15]

Hz. Ali’nin Temsili Olarak Kabe’de Dünyaya Gelişi

Doğumu ve Ölümü

İmam Ali (a.s) Fil Yılının 30. Yılı’nda Recep Ayı’nın 13’ünde Cuma günü Mekke’de Kâbe’nin içinde dünyaya geldi.[16] Hz. Ali’nin (a.s) Kâbe’de dünyaya gelişini: Seyyid MurtazaŞeyh MufidKutbu Ravendiİbn Şehriaşub gibi Şii âlimleri ve Hâkim Nişaburi, Hafız Genci Şafii, İbn Cevzi Hanefi, İbn Sabbağ Maliki, Halebi ve Mesudi gibi Sünni âlimleri tevatür haddinde bilmektedirler.[17] Hicretin 40. Yılı Ramazan ayının 19’unda Haricîlerin birisi tarafından Kufe mescidinde şafak vakti başına aldığı kılıç darbesi sonucu aynı ayın 21’inde şehit oldu ve gizlice defnedildi.[18]

Çocukluk Dönemi

Hz. Ali (a.s) 6 yaşında iken Mekke’de kıtlık oldu. Ebu Talip, aile sahibi idi ve kalabalık bir ailenin kıtlık döneminde geçimini sağlamak zordu. Bundan dolayı, Hz. Muhammed (s.a.a) ve Hz. Muhammed’in iki amcası Abbas ve Hamza bu konuda Ebu Talib’e yardım etmeye karar verdiler. Bu sebeple Abbas Cafer’i, Hamza Talib’i ve Hz. Muhammed’de (s.a.a) Hz. Ali’yi (a.s) kendi evlerine götürdüler.[19]İmam Ali (a.s) o dönemleri şöyle yâd etmektedir: “Çocukluğumda beni yanına alır, bağrına basar, yatağına alır, vücudunu bana iliştirir, güzel kokusunu bana koklatırdı. Lokmayı çiğnedikten sonra bana verirdi. Ne söylediğimde bir yalan, ne de yaptığımda bir kötülük görmüştür.”[20]

Fiziksel Özellikleri

Hz. Ali (a.s) orta boylu, kısaya yakın ve dolgundu. Siyah gözlü ve genişçe idi. Bakışlarından şefkat ve merhamet akıyordu. Kaşları uzunca ve bitişikti. Güzel yüzlü ve insanların en çekicilerinden sayılmaktaydı. Buğday tenli idi. Güler yüzlü ve hoş çehreli idi. Başının etrafındaki saçlar dışında, başka saçı yoktu, saçları dökülmüştü. Boynu beyazlıktan ibrik parlaması gibi gümüşe çalmaktaydı. Gür sakallı ve yukarısı güzelceydi. Omuzları yırtıcı aslan gibi ve genişti. Parmakları ince, kol ve bilekleri güçlüydü. O kadar çok güçlüydü ki birisinin elini tuttuğunda ona egemen olur, karşı taraf nefes alma gücünü kaybederdi. Karnı büyük ve sırtı güçlüydü. Sinesi geniş ve çok kıllı, mafsallarla birbirine birleşen kemiklerinin başı, büyüktü. Kasları çok büklümlü ve kıvrımlı, ayakları uzunca ve dardı. El ve ayak kasları ölçülü ve yol yürüdüğü sırada öne doğru eğimli idi.[21]

Fiziksel Gücü

İbn Kuteybe şöyle diyor: “O, her kimle dövüştüyse onu yere sermiştir.”[22] İbn Ebu’l Hadid şöyle diyor: “İmamın fiziksel gücü, atasözü olmuştur. Hayber kalesini yerinden söken o olmuştur, hâlbuki bir grup onu çevirmek istemiş, ama başaramamıştır. –Gerçekten büyük bir put olan- Hubel putunu Kâbe’nin üstünden o yere atmıştır; Hilafet döneminde büyük bir taşı yerinden kaldırmış ve altından su akmıştır, hâlbuki ordunun tamamı bunu başaramamıştır.”[23]

Eşleri ve Çocukları

İmam Ali’nin (a.s) ilk eşi, Hz. Peygamber efendimizin (s.a.a) kızı Hz. Fatıma’dır (s.a).[24] Hz. Ali’den (a.s) önceEbu BekirÖmer İbn Hattap ve Abdurrahman b. Afv gibiler Hz. Peygamberin (s.a.a) kızıyla evlilik için hazır olduklarını bildirmişler, ancak Hz. Peygamber (s.a.a) Hz. Zehra’nın izdivacı konusunda vahyi beklediğini buyurmuştur.[25] Tarihçiler Hz. Ali’nin (a.s) Hz. Fatıma (s.a) ile evliliğinin tarihi hakkında farklı görüşlere sahiptirler: Bazıları Hicretin ikinci yılında Zilhicce ayının başında,[26] bazıları Şevval ayında ve bir grup ise Muharrem ayının21’inde olduğunu söylemiştir.[27] Hz. Ali ve Hz. Zehra’nın evliliklerinden: HasanHüseyin, Muhsin,[28] Zeyneb-i Kübra ve Ümmü Gülsüm olmak üzere beş çocuk dünyaya gelmiştir. Hz. Fatıma’nın (s.a) şehadetinden sonra, Ebu’l As b. Rebi’ b. Abdu’l Uzza b. Abdu’ş Şems’in kızı Ümame ile evlenmiştir. Ümame’nin annesi, Hz. Peygamber efendimizin (s.a.a) kızı (yahut evlatlığı) Zeynep’tir. Hizam b. Darem Kilabiye’nin kızı Ümmü’l Benin, Hz. Ali’nin (a.s) kendisine nikâhladığı bir diğer kadındır. Ümmü’l Benin’den olma Hz. Abbas (a.s), Osman, Cafer ve Abdullah adlı çocukların hepsi Kerbela’da şehit olmuşlardır. Ümmü’l Benin’den sonra, Mesut b. Halit Nehşeliye Temimi’nin kızı Leyla ile evlenmiştir. Daha sonra Esma binti Umeys Has’ami ile evlenmiştir. Yahya ve Avn Hz. Ali’nin bu kadından olma çocuklarıdır. İmam Ali’nin (a.s) bir diğer eşi de Sahba diye bilinen Rebi’i Teğlibiye’nin kızı Ümmü Habip’tir. Cafer b. Kays b. Müslimet Hanefi yahut başka bir görüşe göre İyas’ın kızı Havlet, Hz. Ali’nin (a.s) bir diğer eşidir. Hz. Ali’nin (a.s) Muhammed b. Hanefiye adlı oğlu bu kadındandır. Hz. Ali (a.s) ayrıca Urve b. Mesut Sakafi’nin kızı Ümmü Said ve Emri’l Kays b. Adiy Kelbi’nin kızı Muhayyat’la da evlenmiştir.[29] Genel olarak Şeyh Mufid, Hz. Ali’nin (a.s) çocuklarından 27’sinin adlarını zikretmekte ve şöyle demektedir: Şialardan bazıları Peygamber efendimizin ismini Muhsin koyduğu Hz. Zehra’nın (s.a) bir başka çocuğunun daha olduğunu zikretmişlerdir, ancak Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra çocuk düşmüştür. Bu hesaba göre İmam Ali’nin (a.s) çocuklarının sayısı 28’dir:




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir