row-of-iran-flags-against-tehran-skyline

İsrail Haber Ajansı İran’ın Başarısının Arkasındaki 5 Temel Sebebi Açıkladı

rail haber ajanslarından Myda, “İran Ortadoğu Savaşında Başarılı Olacaktır” başlığı altında bir analiz yayımlayarak; İran’ın  Ortadoğu’daki başarısına karşılık Arabistan’ın yenilgisini 5 ana madde çerçevesinde değerlendirdi.

Myda Haber Ajansı tarafından yayımlanan söz konusu analiz şu şekilde:

“Suriye’deki olaylar Suriye Ordusu’nun ilerlemelerinin göstergesidir. Esad’ın ordusu IŞİD terör örgütünün elinde bulunan bölgeleri geri almayı başardı. Ayrıca Halep’in önemli kısımlarının geri alınması için de operasyonlar tüm hızıyla devam etmektedir. Şu anda geriye sadece IŞİD’in Suriye’deki merkezi olan Rakka şehri kalmıştır. Eğer Halep ve Musul alınabilirse Rakka’da alınacaktır.

Buradaki önemli nokta şudur; Esad’ın ordusu olayların gidişatını kontrol altına almayı ve yorgun askerlerini yeniden  motive etmeyi başardı. Buna karşın, silahlı güçler yıllardır süren çatışmalardan dolayı güçsüzleşmiştir. Başlangıçta birlik olarak hareket etmedikleri için şuan bunun bedelini ödemektedirler. Eğer olaylar bu şekilde devam edecek olursa, Beşar Esad aylar sonra ordusunun Özgür Suriye Ordusu ve IŞİD’e karşı başarısını ilan edebilecektir.

Rusya, İran ve Hizbullah’ın desteği olmadan bu başarının gerçekleşmemiş olacağı doğrudur. Ancak önemli olan Esad’ın geri dönmüş olması ve tekrar yeniden işe başlayacak olmasıdır.
Irak’taki yerel ordu da Musul da IŞİD’e karşı kuşatma çemberini daralttı ve hedefine ulaşmak için ısrarla mücadele etmeye devam ediyor. Irak güçleri, IŞİD’e karşı kurulmuş koalisyonun havadan desteği ve Peşmerge güçlerinin karadan desteğiyle, sabır ve güçle planlarını uygulamaya devam ediyorlar.

Irak’taki bu durum İran’ın kapsamlı desteği ile gerçekleşmektedir. İran, Irak’taki Şii güçleri maddi, askeri ve silah yönünden desteklemektedir.

Musul’un kurtarılma operasyonunda ilerleme kaydedildikçe, Irak’ta Irak güçlerine katılmak isteyen Şii güçlerin sesleri yükselmektedir. Irak Parlamentosu son günlerde bu konuda şu çağrıda bulunuyor; “İran Amerika ordusu tarafından 2004 yılında Saddam’ın devrilmesi ve tutuklanmasının ardından kurulmuş olan Irak Ordusunu yönetir hale gelmiştir.

Lübnan’da da Said Hariri ve yardımcıları, Mişel Avn’ın cumhurbaşkanı seçilmesine 2 yıl muhalefet ettikten sonra sonunda Hizbullah ve Hasan Nasrallah karşısında teslimiyet gösterdiler ve Avn’ın seçilmesine onay verdiler.

Yemen’de de Husiler ile hükümet arasındaki ilişki ilerledi. Ardından da Yemen’deki gidişat Husilerin kontrolüne geçti. Husiler hem siyasette hem de sahada büyük kazanımlar elde ettiler. Suriye, Irak, Lübnan ve Yemen’de kazanan tarafın hep İran tarafından desteklenen taraf olduğunu görmekteyiz. Buna karşı kaybeden tarafın hep Arabistan olduğunu görmekteyiz.

İran’ın Arabistan karşısında kazandığı başarılar birkaç nedenden kaynaklanmakta. Söz konusu nedenler terazinin İran lehine olmasını sağlamakta. Bu nedenlerin en önemlisi Rusya’nın Esad ve müttefiki İran için yapıcı ve önemli rolüdür. Buna karşın Amerika sallantılı bir konumdadır.
Amerika, Arabistan’ın müttefiki olan Suriyeli muhalifleri ileri teknolojili hava silahlarıyla donatma ve Esad’ın kimyasal silah kullanması durumunda muhalifleri koruyacağına ilişkin taahhütlerine sadık değildir.

Putin ve İran tüm güçleriyle Esad’a destek vermektedir. Ancak Obama ile Arabistan arasında aynı işbirliği geçerli değildir.

İran’ın bir diğer destekçisi de Nükleer Anlaşma’dır. Bu anlaşma İran hükümetinin gücünü artırmıştır. İran’ın yaptırımlar yüzünden dağılmanın eşiğinde olan ekonomi çarkı  tekrar dönmeye başlamıştır.

Öte yandan; Obama hükümeti İran hükümetine Amerikan askerlerinin serbest bırakılması için haraç adı altında ciddi miktarda bir ödeme yapmıştır. İran da bu parayı siyasetçilerinin harcamaları, silah alımı, teknoloji alanındaki ilerlemeler ve askeri harcamalara kullanmış ve savaşı yöneten müttefiklerine yardım etmiştir.
Üçüncü neden ise, Avrupa ülkelerinin  geçtiğimiz 2 yıl içindeki davranışları kendileri için önemli olan tek şeyin yaptırımların  kalkmasının ardından İran’da yatırım yapmak olduğunu göstermektedir.
Dördüncü neden; Arabistan’ın ekonomisine dayanmaktadır. Petrol fiyatları en alt seviyeye inmiştir ve kim bilir belki de yıllarca böyle devam edecektir. Bununla birlikte Suudi Arabistan’ın müttefiklerine yaptığı mali destek artmaktadır. Arabistan bir kaç yıl içinde belki de 5 yıldan az bir sürede iflas edebilir.
Beşinci neden ise; Arabistan-Türkiye ittifakının sona ermesiyle ilgilidir. Özellikle de Recep Tayyip Erdoğan Suriye silahlı güçlere ve IŞİD’e verdiği desteği geri çekmiştir. Putin Erdoğan’ı teröristlere verdiği desteği geri çekmeye mecbur etmiştir.”




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir