İslâmî Bilimlerde Şia’nın Rolü

0
Biz, İslam’î bilimlerin oluşması ve ilerlemesinde Şia’nın önemli bir rol oynadığı inancındayız.
 Bazı araştırmacılar İslam’î bilimlerin Şia’dan kaynaklandığı inancındadır, bu hususta epey eser de kaleme alınmış olmakla beraber biz, Şia’nın bu bilimlerin temelinin oluşmasında en önemli etken olduğu kanaatindeyiz ki bunun en bariz delilleri, çeşitli İslam’î bilim dallarında Şia bilginlerinden günümüze kadar ulaşmış bulunan temel kitaplardır. Fıkıh ve usul dallarında yazdıkları binlerce eserin önemli bir bölümü bir hayli zengin bir muhtevaya sahip olup kendi dalında bir şaheserdir. Tefsir ve Kur’an bilimleri üzerine yazılmış binlerce eser, akaid ve kelam ilmi konusunda binlerce eser ve diğer İslâmî bilimlerle ilgili binlerce eser… Bunların bir kısmı bugün Şia kütüphanelerinde, bir kısmı da yurtdışında tanınmış kütüphane veya müzelerde umuma açıktır. Bu mekanların müşahedesi halinde durum kolaylıkla açığa çıkar.      Tanınmış bir Şia bilgini bu kitapların bir listesini çıkarmış ve bu listenin sedace fihristi 26 büyük cilt halinde yayınlanmıştır.[ 1]

Sözkonusu fihrist kaynakça onlarca yıl önce hazırlanmıştır. O tarihten bu yana, geçmiş Şia alimlerinin eserlerini derleme, elyazı ve basma orjinalleri tespit etme ve henüz sayısı belli olmayan yeni kitapların tasnif ve telifi vb. çalışmaların aralıksız sürdüğü gözönünde bulundurulacak olursa mezkur rakama binlerce yeni kitabın eklenmesi gerektiği kolayca anlaşılır.

Biz, dürüstlük ve sadakatin, İslam’ın vazgeçilmez prensiplerinden olduğuna inanmaktayız. Kur’an-ı Kerim şöyle buyurmaktadır çünkü: “Allah dedi ki: Bu, doğrulara (sâdık olanlara) doğru söylemelerinin yarar sağladığı gündür.”[ 2]

Hatta bazı ayetlerde, kıyamet gününün asıl ödülünün dürüstlük, doğruluk ve sadakat karşılığında verilecek ödül olduğu geçer; imanda, Allah’a verdiği sözleri tutmada, ahdini yerine getirmede ve hayatın bütün boyutları ve safhalarında dürüst olup sâdakat göstermektir bu: “…Allah (sözüne bağlı kalıp doğru olan) sadıkları, sadakatlerinden dolayı mükafatlandıracaktır…”[ 3]

Daha önce de belirttiğimiz gibi biz Müslümanlar, Kur’an’ın sarih hükmü gereğince günahkâr olmayan masumlar ve doğrularla birlikte olmakla mükellefiz: “Ey iman edenler, Allah’tan sakının ve doğrularla (sadıklarla) birlikte olun.”[ 4]

Bu nokta o kadar önemlidir ki Allah Teâla Resulüne “her işe sadakatle başlayıp her işten sadakatle çıkmayı dilemesini”buyurmaktadır: “Ve de ki: Rabbim, beni (girilecek yere) doğru (sadık) bir girişle girdir ve çıkarılacak yerden de doğru (sadık) bir çıkarışla çıkar ve katından bana yardımcı bir kuvvet ver.”[ 5]

İşte bu nedenledir ki İslam’î rivayetlerde, Allah tarafından gönderilen bütün peygamberlerin ana ilke ve prensiplerinin sadakat, doğruluk ve ister iyinin, ister facirin olsun, hiçbir durumda emanete ihanet etmeme gibi sıfatlar olduğu geçer.[ 6]

———————————————————–

[1]- Bu kitabın adı “ez-Zeriatu ilâ tesânif-iş Şia” olup tanınmış müfessir ve muhaddis Şeyh Ağa Bozorg Tahranî tarafından yazılmıştır. Yazarın bütün özelllikleriyle bu kaynakçaya aldığı eserlerin sayısı 68 bini aşkındır.

[2]- Mâide / 119.

[3]-  Ahzab / 24.

[4]- Tevbe / 119.

[5]- İsra / 80.

[6]- Bkz. Bihar’da İmam Sadık’tan (a.s) naklen, c.68, s.2 ve c.2, s.104.

Bunları da beğenebilirsin Diğer Yazılar