212422

“İSLAMCI EVANGELİZM” YA DA “TANRI’YI KIYAMETE ZORLAMA”NIN MÜSLÜMANCASI

3 Mayıs 2015 tarihli Yeni Akit gazetesinde Bi Simit mahlası ile “Erdoğan, Mehdi’nin Gelişine Mi Hazırlanıyor?” başlıklı yayınlanan yazı, Müslüman camiada hiç de azımsanmayacak “İslamcı Evangelist” bir halet-i ruhiyenin satırlara yansımasıdır.

Bilindiği gibi Hıristiyan Evanjelistler (Evangel kelimesi, “müjde, iyi haber” anlamına gelen Grekçe kökenli bir kelimedir. İnciller hakkında vaaz vermek anlamına gelir) ya da daha doğru tabirle “Hıristiyan Siyonistler”, İncil’de geçen kehanetleri gerçekleştirmek uğruna, en büyük son Haçlı savaşı olarak adlandırılan Armageddon Savaşı yaşanmadan ve Arz-ı Mev’ud’a Yahudiler sahip olmadan İsa Mesih’in yeryüzüne gelmeyeceğine büyük bir iman beslerler.

Grace Hallsell’in kitabına verdiği isimle ifade edecek olursak Evanjelistler, Tanrı’yı Kıyamete Zorlamak adına büyük Armageddon Savaşı’nı hızlandıracak adımları atmanın gayreti içindedirler.

Evangelist Hıristiyan ve Yahudiler, Armageddon Savaşında ortak bir inanca sahiptirler. Yahudilere göre, bu savaşta Müslümanlar yok edilecek, Yahudiler Arz-ı Mev’ud’a sahip olacaklardır. Hıristiyanlara göre de, Mesih’in yeryüzüne gelmesi için milenyumda (2000’li yıllar) Armageddon adı verilen nihai savaşı, Müslümanlara karşı Yahudilerin kazanması gerektiğinden Müslümanlara karşı Yahudilerin desteklenmesi Hıristiyanlar için dini bir emirdir.

Yahudilek’te Tanrı tarafından seçilmiş halk inancı, Evangelizm’de Amerika’nın dünyadaki “şer” odaklarını dize getirmek için Tanrı tarafından seçtiği devlet haline gelmiştir. “Şer” odakları Hıristiyanlık dışı unsurlardır. Onlara göre, İsa Mesih, Yahudiler arasından çıktığından, Mesih yeryüzüne indiğinde Yahudiler zaten Hıristiyan olacağı için Yahudilerin Müslümanlar karşısında desteklenmesi imanın gereğidir.

Özellikle 1980’lerle birlikte ABD başkanlıklarında bulunan Jimmy Carter, Ronald Reagan, baba ve oğul Bush’larla küresel bir siyasi inanç haline gelen Evangelizm, 11 Eylül’den hemen sonra terörist Müslümanlara karşı yeni bir Haçlı Seferi başlatılacığını, karşılarında olanları “şer odakları” (Deccal’in ordusu), kendilerini ise “kutsal ittifak” (Mesih’in ordusu) olarak nitelendiren oğul Bush’un teokratik siyasi inancında hepten açığa çıkmıştır.

ABD’de ciddi dini, toplumsal ve siyasi desteği olan Hıristiyan siyasi Evangelistler, İsa Mesih’in yeryüzüne gelişini hızlandıracak her türden savaşı başlatacak bir imanla hareketlerine devam ederken, ne yazık ki özellikle son yıllarda Tayyip Erdoğan liderliğine “iman” ve “itikat” derecesinde büyük anlam yükleyen Müslümanların çoğunluğunun örselenmiş duygularını okşayacak ve onları dinen harekete geçirecek bir biçimde, tabir caizse “iktidarı itikatlaştıran” bir tutulma ve halet-i ruhiye içinde, Mehdi’nin gelişinin yakın olduğunu, Erdoğan’ın liderliğinin “Allah’ın bir lütfu” olarak bunun işareti olduğunu ve Erdoğan’ın buna hazırlandığını ve Batılı şer güçlere karşı büyük son savaşın tüm Müslümanlara önderlik edecek Türkler tarafından kazanılacağını ifade Bi Simitvari yazıların kaleme alınması ve bu türden yazıların büyük oranda rağbet görmesi, Hıristiyan Evangelistler de olduğu gibi adeta “Tanrı’yı Kıyamete Zorlayacak” bir “Türk-İslamcı Evangelist” ruh ve mantığın büyük çoğunluğu ile Türkiyeli Müslümanlara da sirayet ettiğini göstermektedir.

Bi Simit, “2023, Erdoğan’ın kafadan attığı bir tarih değildir. Bu bir Rabbani işarettir… Savaşa hazırız…Son savaş yaklaşıyor…Son savaş kapımızda… Bütün İslam âlemi akın akın Türkiye’ye cihat için gelecek ve Türk ordusunun sancağı altında savaşacak…” türünden “Türk-İslamcı Evangelist” ifadelerle, siyaset ve iktidar meselesini inanç ve dini duyguları kamçılayacak denli oldukça “itikatlaştırarak” ve bu savaşın İran’ı ortadan kaldırmadan gerçekleşmeyeceğini ifade ederek ve bunu bizim her daim reddettiğimiz Şiaist ruhbani bir tarzı aratmayacak denli Sünnist bir perspektifle sunarak, Müslümanlar arasında yüzyıllardır büyük fitneye sebep olagelen mezhep çatışmasını “uydurma hadisler” üzerinden hepten körüklemektedir adeta.

Öte yandan uydurma “siyasi hadisler” üzerinden bütün İslam aleminin liderliğini üstlenmesi gerektiğini iddia ettiği Türklerin, ancak Deccal’in ordusunu yok edeceğini, Halep’te yapılacak “büyük savaş”ta (“İslamcı Armagedonizm”) Türkiye sınırları içinde (İstanbul ve Gaziantep) çıkacağı iddia edilen Mehdi’nin Halife’ye yardım edeceğini ve Kudüs’te halifenin imamlığında namaz kılınacağını vaazlayan Bi Simit, büyük bir farkındalıkla, Sünnist ve Türkçü bir “evangelist” İslamcı söylemi meşrulaştırmak için elinden geleni yapmaktadır.

Tersinden Hıristiyan Siyonist Evangelist iman ve ruh halini sözüm ona “İslamileştiren” aslına bakılırsa, Hıristiyan Evangelistlerin, ABD’nin Tanrı’nın isteğini gerçekleştirmek için nasıl Tanrı tarafından seçildiğini iddia etmelerine benzer bir biçimde, Allah’ın yeryüzünde İslam’ı hakim kılmak için Türkiye devleti ve Türkiye’li Müslümanları seçtiğini ima ettirecek denli “Türkçüleştiren” bu itikadi mantık örgüsü, yüzyıllardır Müslümanlara bir şey kazandırmadı ve bu gidişle de hiç bir şey kazandırmayacaktır. Aslına bakılırsa, böylesi bir “İslamcı Evangelist” inanç ve akıl tutulması, siyasi sonuçlar üretmek adına araçsallaştırılmaktadır.

Böylesi bir mantık ve imanın, dine dair diğer şeyler bir yana, Kur’an’da ifadesine bile rastlanmayan ancak bir kısım hadis kitaplarından geçen Mehdi’ye dair söyledikleri, eğer öyle bir şey varsa bile Mehdi’yi “Türkleştirmesi” yanlışlığı, Türklerin İslam alemine büyük savaşta önderlik edeceği türünden yanılgılı ifadeler, bizim bu köşede yıllardır eleştirdiğimiz din soslu Neo-Osmanlıcı ve Türk-İslamcılığının, güya Mesiyanik ve akıl dışı ilan ettiği “Hizmet” şebekesinin halet-i ruhiyesine benzer bir biçimde, geldiği noktayı tebarüz ettirmesi açısından ümmet ve Müslümanlık adına büyük gaflet değilse nedir peki sorarım size?

İsa’ya dayanan Hıristiyanlığın tarihsel süreç içinde bağlamından kopartılarak ruhaniyet ve aşkınlık üzerinden siyasal meselelere malzeme edilmesinden ilham alan bu tip Müslümanlık anlayışı, çatışma ve şiddet üretmekten başka bir şeye “hizmet” etmemiştir ve etmeyecektir.

Adem Çaylak



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir