Kars Ehlibeyt

  • Oturum Aç
  • Kayıt Ol
    Kayıt
    Yıldız işareti (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.
    İsim: *
    Kullanıcı Adı: *
    e-Posta: *
    Şifre: *
    Şifre Tekrarı: *
  • Arama Yap
Font Boyutu
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Namus ve Gayret PDF Yazdır e-Posta
ImageBütün İmamların ciddi bir şekilde önem verdikleri ve çok dikkat ettikleri ahlaki prensiplerden biri de gayret prensibidir.

 

 Gayret, yani her çeşit iffetsizlikten ve namusun iffetine leke getirebilecek her türlü pislik ve kirlilikten kesin bir tavırla namusu korumaya dikkat etmektir. Gayret, yani iffete zıt gelen her türlü çirkinlik ve uçurumlardan korumak üzere müsait zeminler oluşturmak, kadınların, bacıların, kızların iffet sınırlarının koruyucusu olmaktır.


Gayret erdemi, insanın içinde uyanık ve gözü pek bir polis gibi bulunmalıdır ve iffetin sınırlarını korumalıdır. Eğer bu polis insanın vücut diyarından çıkar ya da zayıf ve güçsüz olursa, iffet hırsızları, onun namusunu çalarlar ya da ya da iffetsizliğin dehşetli derelerine düşürme tehlikesini yaratırlar.


Bunun için herkesin kendi gayret polisini, sağlam, canlı, taze ve amade tutmalıdır. Böylece çok değerli olan namus ve iffet cevheri sapıklık ve şehvet hırsızlarının tamah edecekleri bir malzeme durumuna düşmesin.


Peygamber ve İmamların Sözlerinde Gayretin Önemi


Peygamber ve İmamlar, gayretin önemi ve değeri üzerine çok söz söylemiş, çeşitli tabirler ve tekitlerle insanları, aile ve toplumun iffet sınırlarını korumada gayretli olmaya davet etmişlerdir. Burada dikkatinizi birkaç örneğe çekeceğiz:


İmam Sadık şöyle buyurmuştur:


“Şüphesiz Allah-u Teâla çok gayretlidir ve her gayretli kişiyi sever.  Gizli ve açık her türlü cinsi sapıklığı yasaklaması, Allah’ın gayretindendir.”[1]


Müminlerin Emiri Ali (a.s) şöyle buyurmuştur:


“Allah (c.c) mümine gayret verir, öyleyse mümin de gayret göstermelidir. Gayret etmeyen kimsenin kalbi tersyüz olmuştur.”[2]


Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmuştur:


“Şüphesiz Allah, evine yabancı birinin (iffetsizlik dolayısıyla) girmesi halinde onunla savaşmayan adamdan nefret eder.”[3]


Yine şöyle buyurmuştur:


“Babam İbrahim Halil çok gayretliydi ve ben ondan daha gayretliyim. Allah (c.c), gayretsiz olan kimsenin burnunu toprağa sürtsün.”[4]


Yine şöyle buyurmuştur:


“Şüphesiz Musa çok gayretliydi.”[5]


Yine şöyle buyurmuştur:


“Ey insanlar! Şalvarlarınızı (pantolonlarınızı) giyiniz. Çünkü en iyi örtülerinizdir ve onların vesilesiyle, evden dışarı çıktıkları vakit kadınlarınızın iffetlerini muhafaza ediniz.”[6]


Peygamber ve İmamların Sözlerinde Gayretsiz Olanlara Yapılan Serzenişler


Gayretsiz olmak, insanların çok alçak olan sıfatlarından biridir. Bu büyük belaya müptela olan kimse, kesinlikle ilahi rahmet dergahından kovulmuştur. Çünkü böyle bir sıfat, kişinin kız ve bacılarının başıboş ve serbest kalmalarına yol açmakta; fuhuşun, kötülüğün, cinsi saplantıların ve çok uğursuz neticelerin meydana gelmesine sebep olmaktadır. Bu yüzden, İslami rivayetlerde, sert ve kınayıcı ifadelerle ondan nehyedilmiştir.


Örnek olarak:


Allah Resulü (s.a.a), hanımından gafil kalan (ve onun iffeti konusunda vurdumduymaz davranan) kocaya lanet getirdi, böyle biri “deyyus”tur (pezevengtir) dedi ve şunu ekledi:


“Deyyusu öldürünüz.”[7]


Allah Resulü (s.a.a), Allah’ın pak zatına yemin ederek, üç tür insanın cennete giremeyeceklerini söyledi ve şöyle devam etti:


“…ve deyyus cennete giremez. O, gayrete gelmeyen kimsedir.”[8]


Yine şöyle buyurmuştur:


“Şüphesiz cennetin güzel kokusu, beş yüz senelik mesafeden buruna ulaşır. Ancak, ana-babasının kendisinden razı olmadıkları kimse ile deyyus kimseye ulaşmaz.” (Yani bu iki sıfattan birine sahip olan kimseye cennet o kadar uzaktır.)


Müminlerin Emiri Ali (a.s), hutbelerinin kimi kesitlerinde, kadınlarının iffetlerini korumak için gereken itina ve hassasiyeti göstermeyen kocalara hitaben şöyle buyurmaktadır:


“Acaba, kadınlarınızın pazarlara giderek güçlü ve yakışıklı gençlerle yüz yüze gelmelerinden gayrete gelmiyor ve utanmıyor musunuz?”[9]


Yine şöyle buyurmuştur:


“Allah-u Teâla, eşine itaat eden erkeği baş üstü cehenneme atacaktır.” Bir şahıs: “Böyle bir cezaya sebep olan itaat ne tür bir itaatır?” diye sorduğunda ise, Ali (a.s) cevaben şöyle buyurdu:


“Kadın, nazik (ince) elbiselerle hamam, düğün, taziye gibi toplantılar ve kalabalık merkezlere gitme talebinde bulunmakta ve kocası da ona uymakta ve sözlerine itaat etmektedir.”[10]


Yersiz Gayret


Hatırlatılması gereken bir nokta daha vardır. Biz, gayretin doğru anlamıyla, insanın kendi namusunun iffetini korumak için gereken hassasiyete ve duyarlılığa sahip olması ve onu kontrol ederek koruma altına alması olduğunu söylemiştik. Yalnız, gayretin manası, suizan yaparak en küçük bahanelerin peşinde olmak ve kadını hayat çarklarının baskısı altında meşkuk bırakmak demek değildir. Her iş ve çalışmada dengeli olmak gerekir. Aşırılık ve baskı yapıcı olmadığı gibi zıt sonuçlar da doğurabilir. Bu yüzden, İslami rivayetlerde, gereksiz hassasiyet, kötü zan ve yersiz gayret kınanmıştır.


Müminlerin Emiri Ali (a.s), İmam Hasan’a yazmış olduğu mektupların kimi kesitlerinde İmam Hasan’a şöyle buyurmuştur:


“Gayret konusu olmayan yerlerde gayret göstermekten kaçın. Çünkü, yarsiz gayret, pak olan kadınların kötülüğe ve günahsız oalanları günaha bulaşmaya sürükler.”[11]


İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur:


“Helal işlerde gayrete gelmek yersizdir.”[12]


Peygamber ve İmamların Gayretlerinden Örnekler


Birinci Örnek


İmam Bakır şöyle buyurmuştur:


“İbrahim (a.s) gayretli bir adamdı. Evden her ayrıldığında, evin kapısını kapatır, kilitler ve anahtarları yanında götürürdü. Yine bir gün kapıyı kapattı ve evden ayrıldı. Dönüşte eve girdiğinde, evin içerisinde yakışıklı bir adam gördü. İçindeki gayret galeyana geldi ve hassasiyetle şöyle dedi:


“Ey Allah’ın kulu! Seni kim içeri almış?” O adam:


“Evin Rabbi beni eve aldı” deyince İbrahim (a.s) şöyle dedi:


“Evin Rabbi, onda benden daha layıktır. Sen kimsin?”


o adam: “Ben Azrailim” dedi.


İbrahim (a.s) perişan oldu ve: “Acaba, ruhumu almaya mı gelmişsin?” diye sorunca Azrail: “Hayrı, bilakis Allah (c.c) bir kulu kendine Halil (dost) kılmış, bu müjdeyi ona vermeye gelmişim” şeklinde cevap verince İbrahim:


“O adam kimdir? Ta ki ben ölünceye kadar bir hizmetçi olarak yanına gideyim.”[13]


Azrail: “O kul sensin.”


İbrahim (a.s) eşi Sare’nin yanına giderek onu gelişen bu olaydan haberdar etti.[14]


İkinci Örnek


Hz. Musa (a.s) çok gayretliydi. Bu yüzden, gözleri hanımına muhtemelen değmesin diye, dostlarla oturmaz ve onlara gidiş-gelişte bulunmazdı.[15]


Üçüncü Örnek


Küfrün elebaşlarından sayılan birkaç esir kafiri Allah Resulü’nün huzuruna getirdiler. O Hazret onların idam edilmelerini emretti. Ancak onlardan birini serbest bıraktı. O: “Neden beni serbest bıraktınız?” diye sorduğunda Peygamber şöyle cevap verdi:


“Cebrail bana, senin beş güzel sıfata sahip olduğunu haber verdi:


1- Eşine ve ailene karşı çok gayretli olan 2- Cömertlik 3- Güzel ahlak 4- Doğru sözlülük 5- Cesaret


o adam bu sözleri işitmekle İslam’a aşık  oldu, iyi ve sağlam bir Müslüman oldu, ardından Peygamberlerle girdiği bir savaşta şehit düştü.[16]


Dördüncü Örnek


Mervan’ın babası ve Osman’ın amcası olan Hakem b. Ebil As, Mekke fethinden sonra zahiren Müslüman olmuştu. Bir gün Medine’de Peygamber (s.a.a) hanımlarından birinin odasındayken, Hakem kapı yarığından odanın içine baktı. Peygamber onun göz otlamasından haberdar oldu. Peygamber eline silah alarak dışarı çıktı. Hakem kaçtı ve Peygamber onu yakalamak için peşine düştü. O sırada Peygamber şöyle buyurdu: “Eğer onu yakalasaydım, gözlerini çukurlarından çıkarırdım. Bu lanetli kertenkeleyi yakalamada kim bana yardım edecek?” Sonra şöyle buyurdu:


Sonra onu ve çocuklarını taife sürmelerini emretti. Onlar Ebubekir’in ve Ömer’in hilafeti sırasında ve Osman’ın hilafeti sırasında, Osman’ın kalbini alarak Medine’ye geri döndüler.[17]


Beşinci Örnek


İmam Hüseyin (a.s) Aşura gününde, düşmandan bir grubun kadınların içinde bulundukları çadırlara doğru saldırıya geçtiklerini gördü. (Bu çadırlarda, Risalet ailesinin kadın ve kızları bulunuyorlardı) o anda şöyle feryat etti:


“Ey Ebu Süfyan ailesinin takipçisi! Eğer dini yoksa ve kıyamet gününden korkmuyorsanız bile, en azından dünyada hür insanlar olunuz! Eğer arap olduğunuzu düşünüyorsanız, kendi kimliğiniz ve aslınıza dönünüz. Ben sizinle, siz de benimle savaşmaktasınız. Kadınların bir suçu yoktur. Ben hayatta olduğum sürece, mütevazilerinizin benim haremime el uzatmalarını engelleyiniz.!”[18]


Altıncı Örnek


İmam Bakır (a.s)’ın ashaplarından biri olan Ebu Salih Kinani, İmam’ın kapısına gelerek, kapı çaldı. İmam’ın cariyesi kapıya gelerek kapıyı açtı. Ebu Salhi elini cariyenin göğsüne bırakarak: “Efendine Ebu Salih Kinani’nin geldiğini ve içeri girmek için izin istediğini söyle” dedi.


Ebu Salih’in, elini cariyesinin göğsüne bırakmasından haberdar olan İmam’ın gayreti kabardı ve öyle rahatsız oldu ki, aynı anda şöyle feryat etmesine neden oldu:


“Ey annesiz! Gir!”


Ebu Salih eve girdi. İmam’ın kızgın ve öfkeli gördü. Özür dilemeye koyuldu. İmam hemen şöyle buyurdu:


“Sen bu duvarların, bizim gizliliklerden habersiz kalmamıza engel olduklarını mı sanıyorsun? Neden öyle yaptın?” kesinlikle bu çirkin hareketini tekrar etmemeye dikkat et!”[19]


ÖZET VE SONUÇ                   


Bu konu içerisinde zikredilen noktalar, Allah’a iman eden ve doğru düşünen kimseler için, batı kültürünün saldırılarına karşı ciddi bir ikaz, belki de bir tehlike sinyalleridir. Bu ikaz, şundan dolayıdır: Eğer insandaki gayret polisi zayıf olur ya da insanın vücudundan dışarı çıkarsa, batının harap edici kültürü onun yerini dolduracak, aile hayatının bağları rüzgara verilmiş olacaktır.


Onun kötü sonuçlarından biri, insanların insani değerlerden uzaklaşmaları, bozulmaları, kutsal değerlerin iffetsizlik sapıklığın derelerine düşmeleri ve ocak söndüren yakıcı sonuçları beraberinde getirmesidir.


Gayret, iffet ve İslam kültürünü mutlak şekilde korumakla, batının yanlış ve sapık kültürüne, onların uydularının vesilesiyle yayınlanan sömürü amaçlı filmlerine sağlam bir yumruk indirelim, kendimizi onlara teslim etmekten ve satmaktan kaçınalım. Ta ki izzet sahibi kalalım.

--------------------------------------------------------------------------------

[1]- Vesail’uş Şia, c.14, s.107

[2]- Bihar, c.79, s.115

[3]- Kenz’ul Amal, hadis. 7074, Mizan’ul Hikme, c. 7, s.357

[4]- Bihar, c.103, s.248

[5]- Sefinet’ul Bihar, c.2, s.238

[6]- Mizan’ul Hikme, c.2, s.252

[7]- Bihar, c.79, s.116

[8]- age

[9]- Men La Yahzuruh’ul Fakih, c.3, s.281

[10]- Sevab’ul Amal, c.103, s.243

[11]- Nehc’ul Belağa, mektup.31

[12] Vesail’uş Şia, c.14, s.176

[13]-Bihar, c.12, s.5

[14]-Sefinet’ul Bihar, c.2, s.338

[15]-Sefinet’ul Bihar, c.2, s.338

[16]-Emali, Saduk / 163, Bihar, c.71, s.385

[17]-El-Gadir, Allame Emiri, c.8, s.243, Esed’ul Gaye, c.2, s.33

[18]-Maktel’ul Huseyn, Mukarrem / 335, Luhuf / 67
[19]-Keşf’ul Gumme, c.2, s.353

 
< Önceki   Sonraki >

Benim de Sorum Var


Dini konular hakkında benim de bir sorum var diyorsanız bu formu doldurup bizlere gönderin. Sorularınızın cevapları sitemizin SORU VE CEVAPLAR bölümünde yayınlanacaktır...






Duyurular:

Değerli site ziyaretcileri...

Sitemizin bütün bölümlerine erişmeniz için mutlaka üye olmanız gerekmektedir.

Ücretsiz Üyelik işleminizi yaparak :

Yardımlar Listesine,Sohbet Bölümüne,Soru ve cevap Bölümüne ve sadece üyelere açık olan bütün bölümlere ulaşabilirsiniz.

Üye olmanızı önemle rica ederiz.

Camimize Aşağıdaki Bankalar Aracılığıyla Bağış Yapabilirsiniz.

Yapı kredi Bankası Kars Şb : 805.08.264

T.C Ziraat Bankası Kars Şb :  476 28555-5001

Vakıfbank Kars Şb :               00158007263750310

  Web   : www.isiklicamii.org ve www.karsehlibeyt.org

e-mail  : Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

               Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

İletişim : 0474 223 35 38

 

Sorular ve Cevaplar

 

Hz.Adem Cennetten Kovulmasaydı?

Soru:Hz. Adem (a.s) hata yapmasaydı ve yeryüzüne gelmeseydi soyu henüz cenn...

 

Din Nedir?

Soru:Din nedir? Hedefleri nelerdir? İnsanların yaşantısında din gerekli midir? ...

 

Kur'anın İsmi Ne zaman Değişti?

Soru:Kur’an-ı Kerim’in adı ne zaman kadar mushaf kaldı ve ne zamandan sonra Ku...

 

Zülfikar Şimdi Nerde?

Soru:İmam Ali’(a.s)nin Zülfikar’ının şimdi nerede olduğunu öğrenmek ...

 

Ezan'da ki Bid'at

Soru:Ezanda “es-Salat-u Hayr’un Min’en-Nevm” Demek Bidat midir?...

Hicri Takvim

Rabiü'l-Evvel
16
Persembe
1433 Hicri

Yazarlar

----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------

Ziyaretçi Defteri

memet ali kömek
AŞURA MÜNASEBETİYLE BAŞTA DEĞERLİ İMAM-I ZAMAN aĞAMIZ OLMAK ÜZERE BÜTÜ
AHMET ÖZERVARLI
ESSELAMU ALEYKUM VE RAHMETULLAHİ VE BEREKATUHU EBEDEN DAİMEN KESİREN K
Melik Çarkcı/Bursa
Selamün aleyküm ve Rahmetullahi ve Berakatühü  
Bizleri bu g
Hatice Turan/İzmit
İlahiyat öğrencisi olarak sitenizden hem sosyal anlamda hem de alanımı

Ziyaretçi Sayacı

Bugün446
Dün594
Bu Hafta1640
Bu Ay4762
Tüm Zamanlar322193
Şuanda 18 konuk çevrimiçi

Üye İstatistik

907 Kayıtlı Üye
1 Bugün
2 Bu Hafta
4 Bu Ay
Son Üye: cialis.com