İslam’da Zina Haddi ve Hükümleri

0

Zina: Erkeğin cinsel organını (sünnet yeri miktarı kadarı) [1] kendisine haram olan[2] ve aralarında nikah[3] ve nikah şüphesi olmayan bir kadının cinsel organına ister vajina yoluyla ve isterse anal yoluna dahil etmesine zina denir…

Zina Haddinin Uygulanması İçin Gerekli Şartlar
1. Zina eden kişi ister erkek olsun, ister kadın, ergenlik çağına girmelidir. Eğer buluğa ermemiş olursa şer’i hakimin belirleyeceği sayıda kırbaç (ta’zir) ve tedip cezasına çarptırılır.

2. Akıl sahibi olmalıdır. Eğer deli olursa ulemalar arasındaki meşhur görüşe göre ona had vurulmaz. Ona çocuklara uygulandığı gibi ta’zir ve tedip cezası verilir.

3. Kendi isteği ve iradesiyle yapmalıdır. Dolayısıyla eğer erkek, kadını zinaya zorlarsa kadına had uygulanmaz ve meşhurun görüşüne göre erkeğe de had uygulanmaz.[4]

4. İlişkiye girdiği kadın kendisine haram olmalı ve helali olmamalıdır.

5. Şüpheyle ilişkiye girmemelidir. Yani ilişkiye girdiği kişinin haram olduğunu bilmelidir. Dolayısıyla eğer kendi eşi olduğunu sanarak ilişkiye girerse ona had uygulanmaz.

6. Erkeklik aletini kadının vajina yahut anal yoluna dahil etmelidir. Eğer bunların dışında bir yere dahil ederse had uygulanmaz. Aynı şekilde sünnet yeri miktarı kadar dahil olmalıdır. Bu miktardan az olursa yine had uygulanmaz.

Zina Haddinin Kısımları
Birinci kısım: Zina edenin kılıçla öldürülmesi. Bu kategoriye üç sınıf girmektedir:

1- Kişinin kendi nesebinden olan mahremiyle zina etmesi. Örneğin: anne, kız kardeş, teyze, hala, erkek kardeşinin kızı, kız kardeşinin kızı gibi. Bazı ulemalar sebebi mahremleri de bu kategoriye sokmuşlardır.[5]

Böyle zinanın haddi kılıçla boynun vurulmasıdır. Bazı ulemalar zina eden şahsın evli ve muhsen[6] olması durumunda önce yüz kırbaç vurulması sonra taşlanarak, bazıları da kırbaç sonrası boyunlarının vurulmasını söylemişlerdir. Eğer zinaya kadında razı olursa erkeğe uygulanan haddin aynısı ona da uygulanır.

2- Kafir birisinin Müslüman kadınla zina yapması durumunda kafirin kılıçla boynu vurulur.

3- Erkek eğer kadını zorlayarak[7] zina ederse boynu vurulur.

İkinci Kısım: Recmedilmesi, yani taşlanması[8]. Bu kısımda kadın ve erkeğin muhsen olması gerekir. Muhsen: ergenlik çağına girmiş, akıl sahibi (deli değil) bir erkeğin önceden ilişkiye girdiği[9]eşiyle, gece ve gündüz ilişkiye girme imkanına sahip olan kişiye muhsen denir. Dolayısıyla erkek eğer seferde olursa, yahut seferde değil ancak hapiste olursa ve eşiyle cinsel ilişkiye girme imkanına sahip değilse muhsen hesap edilmez.[10]

Kadının muhsen olması ise şöyledir: Kadın ergenlik çağına girmeli ve akıl sahibi olmalıdır. Kendisine ulaşabileceği bir kocası olmalıdır. Kadının muhsen sayılması için muta nikahı yapmış olması yeterli değildir.

Hadislerde de nakledildiği gibi had uygulanacak kişi önce gusül almalı, kefen giymeli, hanut ve kafur üzerine serpilmeli, öldükten sonra namazı kılınmalı ve defnedilmelidir.

Üçüncü kısım: Eğer muhsen olan yaşlı bir kadınla ve yaşlı bir erkek zina ederlerse önce kendilerine yüz kırbaç vurulur daha sonra taşlanırlar. Yaşlı olduklarından ve şehvetlerinin az olmasından dolayı günahları daha çok sayılmaktadır.

Dördüncü kısım: Bakir bir erkeğin zina yapması durumunda yüz kırbaç vurulur, saçları traş edilir (kazınır) ve bir yıl bulunduğu şehrinden sürgün edilir. Bakir erkek hakkında ihtilaf bulunmaktadır. bazı ulemalar evlenmiş, ancak henüz eşiyle cinsel ilişkiye girmeyenler, bazıları da ister evlilik yapmış olsun ister yapmamış olsun muhsen olmayanlar bakirdir demişlerdir.

Bakire bir kızın zina yapması durumunda saçlarının kazınması ve şehrinden sürgün edilmesi cezası uygulanmaz.

Beşinci kısım: Had ve ta’zirin birlikte uygulanması. Eğer birisi Ramazan ayı, Cuma günü, Arife günü gibi mübarek bir zamanda veya Mekke ve Medine’nin haremi gibi şerif bir mekanda zina ederse haddin yanı sıra ta’zir ve tedipte uygulanır.

Altıncı kısım: Kırbaç cezasına dayanamayacak kadar hasta olan zina etmiş kadın ve erkeğin cezası, had miktarı kadar ince çubukların bir araya getirilerek bir anda vurulmasıdır.

Zina Haddinin Hükmü
1. Zina eden erkeğe çıplak olduğu bir halde, kadına ise elbiseli kırbaç vurulur. Baş, yüz ve cinsel organı dışında her yerine haddi kadar kırbaçla vurulur. Erkeğe ayakta, kadına oturarak vurulur. Bazıları çok sert vurulması gerektiğini söylerken, bazıları ne çok sert ve ne çok yumuşak vurulmaması gerektiğini söylemişlerdir. Aşırı soğuk havalarda ve aşırı sıcak havalarda had uygulanmamaktadır. Kışları gün ortası ve yazları hava mutedil olduğunda had uygulanır.

2. Her kim had uygulanacak bir şey yaparsa ve kendisini kurtarmak için Mekke-i Mükerreme’nin haremine sığınırsa, haremin hürmetine haremden çıkana kadar ona had uygulanmaz. Ancak yiyecek ve içecek içeri sokulmaz ve böylece dışarı çıkmaya zorlanır. Çıktığında ona had uygulanır. Bazı ulemalar bu hükmün Hz. Resulü Ekrem’in (s.a.a) haremi ve Masum İmamların (a.s) haremleri içinde geçerli olduğunu söylemişlerdir.

3. Eğer şahıs defalarca zina yapmışsa, ancak şer’i hakimin yanında zinası bir kere sabit olursa bir zina haddi uygulanması ulemalar arasında meşhur olan görüştür.

Bazıları ise eğer zina ettiği kadın bir kadınsa bir kere ve eğer birkaç kadınla zina etmişse zina ettiği kadın miktarı kadar had uygulanır demişlerdir. (Bu görüş Ebu Basir’den nakledilen rivayet esasına göredir.)

4. Hamile kadına doğum yapıp, nifas halinden çıkarak çocuğuna süt verme süresince had uygulanmaz. Ancak eğer çocuğa bakıp süt verecek birisi yoksa böyledir. Ve eğer birisi çocuğun bakımını üstlenirse doğum yaptıktan sonra taşlanır ve (cezası kırbaçlık ise) nifastan temizlendikten sonra kırbaç haddi uygulanır.

5. Her ne vakit, bir kızla bir erkeği bir yorganın içinde bulurlarsa ve bir iş yaptıkları sabit olmazsa, veya ayağıyla oynaştığı sabit olur, ancak cinsel birleşme sabit olmazsa; ona yüzden az olmak üzere kırbaç cezası verilir.

7. Namahrem erkek ve kadınların öpüşmesi haramdır. Her kim kendisine haram olan birisiyle öpüşürse ta’zir cezası uygulanır.

7. Her kime iki kere had uygulanırsa (örneğin muhsen olmadığı için iki kere yüz kırbaç cezasına çarptırılmış ve had uygulanmışsa) üçüncü kez yeniden bu günahı işlerse öldürülür. Bazıları ise üç kere had uygulandıktan sonra eğer dördüncü kez aynı suçu işlerse öldürülür demişlerdir.

8. Zina eden kişi şer’i hakimin karşısında suçu sabit olmadan önce tövbe ederse, had uygulanmaz. Ama eğer sabit olduktan sonra tövbe ederse, meşhurun görüşüne göre o kişiye had uygulanır. Bazıları da şer’i hakimin istediği hükmü verebileceğini söylemişlerdir.

Eğer zina eden şahıs, kendisi gelip zina ettiğini itiraf eder ve daha sonra tövbe ederse şer’i hakim ister ona had uygular isterse bağışlar. Yani şer’i hakim bu durumda ihtiyar sahibidir.

9. Eğer bir kadın kocası olmadan hamile kalırsa[11], kendisi zina ettiğini dört kez itiraf etmeyene kadar o kadına had uygulanmaz. (meşhurun görüşü)

10. Eğer bir erkek, kendi evinde karısıyla başka bir erkeğin zina yaptıklarını görürse onların her ikisini de öldürebilir.[12]

Zinanın Sabit Olma Yolları
Zina iki yolla sabit olur:
1. Kişinin kendisinin ikrar ve itiraf etmesi. Meşhur ve güçlü görüşe göre zina eden kişi ister kadın olsun ister erkek dört kere zina ettiğini ikrar ve itiraf etmelidir. Ve denilmiştir ki eğer dört kereden az ikrar ederse ona ta’zir uygulanır, had uygulanmaz. Eğer zorla ikrar alınırsa bunun bir değeri yoktur.

2. Tanıklar yoluyla sabit olur. Taşlanarak öldürülme cezası yalnızca dört adil şahidin tanıklığı ile sabit olur. Tanıkların tanıklığı şu şekilde olmalıdır: Zinayı kendi gözleriyle milin sürmedana girdiği gibi görmeleri gerekmektedir. Veya üç adil erkek ve iki adil kadın tanıklık etmelidir. Bir çok ulema eğer iki adil erkek ve dört adil kadın tanıklık ederlerse zina eden taşlanmaz ona yüz kırbaç vurulur. Bazıları ise yüz kırbaç cezasının bile uygulanmayacağını dört adil erkek dışındaki tanıklıkların geçerli olmayacağını bundan dolayı tanıklık eden kişilere zina suçunu isnat ettikleri suçundan had uygulanır.

Eğer tanıklardan bazıları önce gelip tanıklık ederlerse öteki tanıklar orada hazır olmazsa bu durumda tanıklıkta bulunanlara zina suçu isnat ettiklerinden dolayı had uygulanır. Böyle durumda öteki tanıklar beklenmez ve zina sabit olmaz.

Tüm tanıkların şahitlikleri bir eylem üzerine ve bir birlerinin sözlerini tasdik edici şeklinde olmalıdır. Dolayısıyla eğer bazıları Salı günü zina ettiğini, bazıları ise Perşembe günü zina ettiğini söylerlerse; veya bazıları falan evde, bazıları ise başka bir evde zina ettiklerini söylerlerse zina sabit olmaz ve şahitlere zina suçu isnat ettikleri için had uygulanır.

Şer’i hakimin zina edenlere karşı elinde sağlam deliller varsa tanıklara ve ikrara gerek kalmadan hüküm verme hakkına sahiptir.
—————————————–
[1] – Eğer bir erkek erkeklik aletinin sünnet miktarından daha az miktarını dahil ederse bu eylem haram olmasına rağmen zina sayılmaz.
[2] – Kadın nikahlı eşi, yani helali olmazsa böyledir.
[3] – Helali olduğunu düşünmemeli. Yani yanlışlıkla helali zannedip zina yapmamalı.
[4] – Yani eğer tersi olur ve kadın erkeği bu işe zorlarsa bu durumda meşhur ulemanın görüşüne göre kadına had uygulanır, ama erkeğe ikrah olunduğundan had uygulanmaz.
[5] – Nesebi mahrem, yani soydan gelen mahremlik. Anne, baba, kız kardeş… gibi. Sebebi mahremlik ise evlilik yoluyla oluşan mahremiyet. Örneğin kayınpeder ve kaynananın damat ve geline mahrem olması gibi.
[6] – Açıklaması yapılacak.
[7] – Zorla tecavüz ederse.
[8] – Erkek beline, kadın göğsüne kadar toprağa gömülür daha sonra ölene kadar taşlanır.
[9] – Yani evlenmiş, ama henüz eşiyle cinsel ilişkiye girememişse yine muhsen sayılmaz.
[10] – Hatta eğer seferde veya hapiste  olmaz, ama eşi vazifesini yapmayıp cinsel ilişkiye girmesine izin vermezse yine muhsen sayılmaz.
[11] – Şia’da genel görüş budur. Ancak ehli sünnette kadına had uygulanır.
[12] – Bu hükmün şartları bulunmaktadır. Herkes kafasına göre bu işi yapamaz. Ayrıca bu hüküm sadece karı koca için geçerlidir. Kız kardeşi, abla, bacı, teyze, hala, anne… gibi zinalarda geçerli değildir.

Bunları da beğenebilirsin Diğer Yazılar