IŞİD’e Karşı Sünni Direnişi

0

“Haşd el Şaabi Sünnilere karşı Şii milis gücüdür” şeklinde çizilen tablo, gördüklerim ve dinlediklerimden sonra büyük bir darbe aldı. Albay Ali Hamdani’nin misafirleri bir grup Sünni. Heyeti karşılayanlardan biri de Cubur aşiretinin liderlerinden Hüseyin Ali Abdullah. Ayrıca Haşd ey Şaabi’ye bağlı Bedir Tugayı ile Asayib el Hak Tugayı’nda 500’er Sünni var. Selahaddin vilayetinde Sünnilerden oluşan Selahaddin Tugayı’nda 2500 Sünni savaşa katılıyor. El Enbar’da da bazı aşiretler Haşd’a destek oluyor.

“Haşd el Şaabi Sünnilere karşı Şii milis gücüdür” şeklinde çizilen tablo, gördüklerim ve dinlediklerimden sonra büyük bir darbe aldı. Albay Ali Hamdani’nin misafirleri bir grup Sünni. Heyeti karşılayanlardan biri de Cubur aşiretinin liderlerinden Hüseyin Ali Abdullah. Ayrıca Haşd ey Şaabi’ye bağlı Bedir Tugayı ile Asayib el Hak Tugayı’nda 500’er Sünni var. Selahaddin vilayetinde Sünnilerden oluşan Selahaddin Tugayı’nda 2500 Sünni savaşa katılıyor. El Enbar’da da bazı aşiretler Haşd’a destek oluyor.

Beyci’de birkaç kişiye Haşd el Şaabi ile ilgili Haşd el Şaabi ile ilgili şikâyetleri olup olmadığını söyledim, yakınan çıkmadı. Sokak ortasında çalışma yapan biri yanıma yaklaştı, adının Hac Hasan Muhammed Abdullah olduğunu söyleyip ekledi: “Askerlerden bir kötülük görmedik. İnsanlara yardım ediyorlar. Ordu buraya operasyon yapmadan önce zarar görmemiz için çıkmamızı istedi. Çıktık, operasyon bitince döndük. IŞİD’den 25 kişi öldürdük. Bizden de şehit düşenler var. Sadece iki yer kaldı, uzaktan bunaya roket atıyorlar.”

“Haşd el Şaabi Sünnilere karşı Şii milis gücüdür” şeklinde çizilen tablo, Beyci’de karşılaştığım bir manzarayla bir fırça darbesi alıyor. Büyükçe bir salonda cephe komutanı Albay Ali Hamdani’nin misafirleri bir grup Sünni. Heyeti karşılayanlardan biri de Cubur aşiretinin liderlerinden Hüseyin Ali Abdullah. Bir dönem Kaide’nin merkezlerinden biri haline gelmiş olan Selahaddin vilayetine bağlı El Alem bölgesinde Cubur aşiretinin lideri.
Askeri üniforma içindeki Abdullah’ın hikâyesine kulak verdim:
“IŞİD bölgemize çok vahşice saldırdı. İlk katliamı Speicher Kampı’nda yaptılar. Speicher’da esir alınmış 400 öğrenciyi kurtardık, ailelerine teslim etti. Masum insanları katlettiler, malları gasp ettiler, ailelerimizden kızlarını zorla alıp kendi militanlarına dağıttılar. Sistani’nin fetvasının ardından ben 4 oğlum ile birlikte Ali Ekber Tugayı’na katıldım. Benim birliğimde 500 Sünni var. Cubur’un dışında Şemmar ve Kaysin aşiretlerinden insanlar gelip katıldı. Ali Ekber ile birlikte Dur kazasına operasyon yaptık. Selahaddin’in merkezine de beraber operasyon yürüttük. Valilik binasını birlikte kurtardık. Şimdi de Beyci’deyiz. Irak’ın Sünni’si, Şii’si, Hıristiyan’ı birleşti. İnşallah IŞİD’i ezeceğiz.”

Şii-Sünni karışık Ali Ekber Tugayı…
Sünnilere yönelik etnik temizlik ve yağma yapıldığı suçlamasını sordum, yanıtladı:
“Hayır, Haşd el Şaabi büyük bir ahlak taşıyor. Ailelere kol kanat geriyor. İnsanların mallarına ve mülklerine sahip çıkıyor. Ali Ekber’in çabaları sonucu elektrik ve su tesisleri onarıldı. Okullar tekrar açıldı. Su arıtma tesisini tekrar çalıştırdık… Madem yağma diyorsunuz, şu kullandığımız binadan söz edeyim: Buraya girmeden önce sahibini aradık, izin istedik, helallik aldık. Sonra yerleştik. İzin almadan burada namaz bile kılmayız. Sistani’nin fetvasını dikkatle okuyun. Orada diyor ki ‘IŞİD ile bağlantılı kişiler bile olsa mallarına zarar vermeyin’. Bu mesaj herkesedir. İllaki ordu geçtiği yeri mahvediyor. Çünkü çatışmada bazı şeyler kaçınılmaz… Hiç yağma olmadı demiyorum. Ama bu suçu işleyenler bizi temsil etmiyor. Bu kişiler Haşd’ın adını lekeliyor. Bu tür insanlara izin vermiyoruz. Bunu yapan da cezasını buluyor.”

Hıristiyan komutan…

Abdullah’a göre Haşd ey Şaabi’ye bağlı Bedir Tugayı ile Asayib el Hak Tugayı’nda 500’er Sünni var. Selahaddin vilayetinde Sünnilerden oluşan Selahaddin Tugayı’nda 2500 Sünni savaşa katılıyor. El Enbar’da da bazı aşiretler Haşd’a destek oluyor.

IŞİD Haziran 2014’te Musul’u ele geçirdiğinde Musul-Erbil arasında bazı Sünnilerle sohbet ederken “Hz. Ömer’in adaleti geliyor” diyordu. Abdullah’a “IŞİD’den Hz. Ömer’in adaletini umanlar şimdi ne düşünüyor” diye sordum. Çok iyimser bir tablo çizdi:
“Doğrudur aşiretler IŞİD’e manevi destek veriyordu. Malimi hükümetini devirmek istiyorlardı. Böylece zulmün biteceğini düşünüyorlardı. Ama baktılar ki IŞİD en ufak bahaneyle mallara el koyuyor, evleri ve ibadethaneleri havaya uçuruyor, hayatlarını zehrediyor. Herkes uyandı. Herkes farkına vardı ki bunlarla devlet olmaz. O yüzden Haşd’ı desteklemeye başladılar. Bir tanıdığım oğlu, IŞİD’e katıldığını için evlatlıktan reddetti. Hatta IŞİD’e katılan ama suç işlememiş olan gençler dönmek istiyor ama aileleri kabul etmiyor.”

Peki, “IŞİD tamamen bitirilebilir mi?”
“Bitti. Sığınma sunanlar artık onları reddediyor. İnsanlar çok kötü tecrübeler yaşadı. IŞİD’e destek sunanlardan bir kısmı Türkiye’ye gitti. Türkiye maalesef IŞİD’e sığınak oluyor. Bunlar bir süre sonra Türkiye’ye de zarar verecek.”

2003’teki Amerikan işgalinden sonra Şii partilerin iktidara kavuşması, Sünnilerin yahal kırıklıkları, bazı Sünni aşiretlerden destek bulan Kaide’nin estirdiği terör, Şii milislerin misillemeleri, Maliki yönetiminin baskıları, 2014’ten sonra IŞİD’in yaptıkları ister istemez mezhep düşmanlığı ekti. Abdullah bu konuda da iyimser: “Sünni-Şii düşmanlığı ifadesini kabul etmem. Kız alıp kız vermişiz. Akrabalarım arasında Şiiler var. Tabii ki beyni yıkananlar ve gerçeği göremeyenler var.”
Karşılaştığım her Iraklı gibi Abdullah da “Türk halkına bir mesajım var” deyip ekledi:
“IŞİD’in sattığı petrolü ucuz bile olsa almayın. Irak düzene girince biz petrolü size bedava da veririz. 10 dolara bir varili buradan çıkartıp TIR’larla Türkiye’ye taşıyorlar. Türkler hacca giderken kafileler buradan geçiyordu, onları karşılıyor, misafir ediyorduk. Biz tek bir millettik. Bu günlerin hatırına birbirimize destek olalım.”

Albay Ali Hamdani…

Cephe komutanı Albay Ali Hamdani ise 1991’de Irak ordusunda Saddam’a karşı darbe girişiminde yer alan bir muhaberat uzmanı. 1991’de yurtdışına kaçtıktan sonra 2003’te Saddam’ın devrilmesiyle dönüp yeniden orduya katılmış. 2014’te de Haşd el Şaabi’nin cephe komutanlığına kaydırılmış. Hamdani misafirlerini gönderdikten sonra haritayı yere serip cephedeki durumu anlattı. Sıcak çatışmaların kuzeyde Hemrin dağında sürdüğünü söyledi.

“IŞİD Selahaddin, Ramadi ve Musul’u ele geçirdiğinde kirli elleri Bağdat’a yetişmek üzereydi. Sistani IŞİD’e karşı seferberlik için fetva verdi. Bu fetva ile IŞİD’in omurgası kırıldı. Herkese ders oldu, hem içerdekilere hem Amerikalılar ve İngilizlere. Sistani’inn fetvası sadece Şiiler için değil. ‘Sünniler bizim kardeşimiz değil bizim özümüzdür’ dedi. Bu fetva vatan savunması içindi. Herkes de buna olumlu yanıt verdi. Güneyden kuzeye temizleye temizleye gidiyoruz.”
Hamdani soruları şöyle yanıtladı:

– IŞİD’e hala destek veren aşiretler var mı?

– Bazıları bakılar yüzünden desteklemek zorunda kalıyor. IŞİD’e hala en yakın olanlar Saddam döneminin adamları. Onların da çok kötü bir tarihi var, Irak halkını bir daha yanlarında bulamazlar.

– Türkiye’de dillendirilen bir hassasiyet var, “Şii milis güçleri Musul’a girmemeli” diye. ABD de benzer uyarılar yapıyor. Musul’a gidecek misiniz?

– Bir kere tespit yanlış. Haşd el Şaabi bir Şii milis gücü değil, Irak’ı savunan bir güç. Türkiye IŞİD’i destekleyen bir numaralı ülke. Onların en önemli adamlarından biri olan Tarık Haşimi’yi himaye ediyor. Sünni kardeşlerimiz ön cephede savaşıyor, bizimle omuz omuza. Ne Türkiye ne de ABD Haşd el Şaabi’nin önünü kesemez. Çünkü karar verenler onlar değil biziz. Bu ülkenin sahibi biziz. Zamanı geldiğinde bu operasyon yapılacak. Selahaddin’e de geçemezsiniz dediler geçtik ve bugün buradayız.

– Musul operasyonu ne zaman?

– Zamanlama konusunda bir şey diyemem. Bu askeri bir planlamadır. Operasyon başlayıncaya kadar bunlar gizli. Hükümet karar verdiğinde bir hareket edeceğiz.

– ABD’nin desteği ne kadar etkili?

Hava operasyonu yapıyorlar, biz bilgi veriyoruz onlar vuruyor. Artık bizim uçaklarımız da operasyona katılıyor.

– Peki, İran’ın desteği?

İran’ın doğrudan bize aleni ya da gizli askeri yardımı yok. İlişkiler hükümet üzerinden yürütülüyor. Tabii İran IŞİD’e karşı herkese yardım ediyor, hem Şiilere hem Sünnilere. Ama bu yardım sahada askeri olarak değil. İran gibi Türkiye’nin de yardımını isteriz.

– Peşmerge güçleriyle işbirliği var mı?

Kürt kardeşlerimiz mazlum bir halktır. İlişkilerimiz var. Komutanlarımız sürekli irtibatta.

Şİİ LİDERİN FETVASINA HIRİSTİYANLAR DA UYDU

Haşd ile ilgili önyargıyı yıkan başka bir unsur Hıristiyan savaşçılar. Irak’taki nüfusları 2003’ten bu yana 1.5 milyondan 400 bine gerileyen ve Musul’un düşmesiyle tekrar yerlerinden olan Hıristiyanlar Babilyun Tugayı adıyla bir birlik kurdu. Birliğin komutanlarından ‘Yüzbaşı Coni’, normal yaşamında bir kamyon şoförü olsa da askerlerinin gözünde o bir ‘yüzbaşı’. Adını ve soyadını tam yazmak istediğimde “Coni yaz, sadece Coni, Yüzbaşı Coni” dedi.

Yüzbaşı Coni ile Speicher Kampı’nda görüşmek için randevulaşmıştık ama Bağdat’tan dönüşü geciktiği için Samarra yakınlarındaki Düceyl’de askeri bir birliğin girişinde buluştuk. Düceyl vakti zamanında Saddam’a suikast girişimi nedeniyle Baas’ın hışmına uğramış bir yer. Anayoldan geçen Kamyonların gürültüsü altında söyleştik:

– Bu birliği nasıl kurdunuz?

Ben (Musul’a bağlı) Til Keyf’ten geldim. Sistani’nin fetvasının andından liderimiz Reyan el Kildani toplantı yaptık ve birlik kurmaya karar verdik. Birliğimize 1200 kişi katıldı. Hem Hemrin dağı hem de Speicher’da karargâhımız var.

Sünni komutan…

– Silahlarınızı nereden alıyorsunuz?

Haşd el Şaabi’nin bağlı olduğu komiteden.

– İranlı General Kasım Süleymani buraya geldiğinde sizinle de görüştü mü?

Görüştüm.

– Ne görüştünüz?

Açıklayamam, olmaz.

– Yardım aldınız mı?

Görüştük, o kadar.

– İran’dan silah yardımı yok mu?

Size saygım sonsuz ama siz de her şeyin arkasında İran’ı aramayın. İran’dan yardım almadık. Irak kendi parasıyla birçok ülkeden silah alıyor ve size dağıtıyor. Halk bizimle ve en büyük yardımı Harem’den (Hz. Hüseyin Türbesi) alıyoruz. İran yardım ederse elbette bundan şeref duyarız.

– Diğer gruplarla ilişkileriniz nasıl, Sünniler ve Şiilerle?

Cephede Şiilerle omuz omuza savaşıyoruz. Şiiler Tikrit ve Beyci’de yaşamıyorlar ama o şehirleri IŞİD’den kurtarmak için can verdiler. Biz Sünni-Şii ya da Hıristiyan-Müslüman ayırımı yapamıyoruz. Biz Irak’ız. Tek düşmanımız İŞİD.

– Peşmerge ile ilişkileriniz var mı?

Bu konuda çok konuşmak istemiyorum. “Hadi çık buradan, buralar bizim” diyorlar. Eğer tarihe gidersek biz hep buradaydık. Kürtler bizi çok incitiyor. Bize gelip diyorlar ki ‘Siz Arap’sınız’. Biz bir milletiz, bizim geçmişimiz ve kültürümüz var.

-Musul’da ne kadar Hıristiyan kaldı?

Yüzde 98’i çıktı. Kalanlar korku ya da çaresizlikten IŞİD’e rıza gösteriyor. Hıristiyan olsun ya da olmasın bir insanın canı, malı, namusu tehlikede olunca güvenli bölgelere gidiyor. Bağdat’a ya da ülke dışına, Avrupa’ya falan gittiler.

– Bağdat’ta durumunuz nasıl? Orada da Hıristiyanlar birkaç kez bombalı saldırıların hedefi olmuştu…

Bağdat’ta Şiiler Hıristiyanları koruyor. Bir şey olduğu zaman hemen yardıma koşuyorlar.

– Ya Sünniler?

Yüzde 20’si yardıma gelir, yüzde 80’i gelmez.

– Hıristiyan göçü kalıcı hale gelir mi?

Durum normalleşirse dönerler. İnşallah Haşd el Şaabi başarılı olacak; Ezidiler, Türkmenler, Araplar, Hıristiyanlar hep birlikte savaşırsak tekrar huzura kavuşuruz.

– Farklı kültürlerin bir arada yaşadığı Musul neden IŞİD’e bu kadar teslim oldu?

Biz hala birlikte yaşıyoruz. Bu durum geçici. Türkmen, Şebek, Arap, farkımız yok.

– Türkiye’nin Irak siyasetini nasıl görüyorsunuz?

Türk hükümeti IŞİD’i destekliyor. IŞİD üyelerinin aileleri Türkiye’de, korunuyorlar.
Fransa’daki bombalı saldırı olduğunda Gaziantep’te kutlama yapıldı. Yazıklar olsun, buna nasıl göz yumdular.

YARIN: BİR KAYIP HİKÂYESİ: Şİİ TÜRKMENLER

Fehim Taştekin

Bunları da beğenebilirsin Diğer Yazılar