İmam Seccad as. Kerbela Kıyamının Mesajcısı

0
Bu gün Hicri Kameri 12 Muharrem (m.11 Şubat) Ehl-i Beyt fertlerinden birinin şehadet yıl dönümünü idrak ediyoruz.

Bu şahsiyet, imam Hüseyin (sa)nın oğludur ki ilahi takdir gereği Kerbela hadisesinden sağ kurtuldu ve babasının şehadetinin ardından ağır bir yükün sorumluluğunu taşıdı. Bu gün imam Seccad”ın şehadetini büyük bir acı ile anıyor ve tüm dinleyicilerimize taziyelerimizi sunuyoruz.        Kerbela faciası sırasında imam Seccad henüz 23 yaşındaydı ve hastalığı yüzünden babasına savaş meydanında yardımcı olamadı. Ancak imam Hüseyin”in şehadetinden sonra oldukça etkili ve önemli rol oynadı, öyle ki imam Hüseyin hareketinin ikinci merhalesi, oğlu imam Seccad tarafından tamamlandı.

İmam Seccad”ın imamet süresini iki döneme ayırabiliriz. İlk dönem, Aşura gününde esir edildiği ve ehli beytin Medine”ye dönüşü kadar süren dönemdir. Bu dönemde imam Seccad”ın en önemli görevi, Emevilerin çirkin yüzünü ifşa etmekti ki halası Hz. Zeynep (sa) ile birlikte yürüttü. İkinci dönem, imam Seccad”ın Medine”ye döndüğü ve çeşitli dini, fikri ve siyasi alanlarda geniş çaplı faaliyet yürüttüğü dönemdir.

Kufe kenti, imam Seccad”ın ifşaata başladığı ve insanların uyuyan vicdanını uyandırmaya çalıştığı ilk yerdi. Kufe valisi İbni Ziyad, sözde zaferini sergilemek için Kerbela esirlerini sokak sokak dolaştırılmalarını emretti. Fakat Ziyad”ın düşündüğünün aksine bu manzara insanları çok üzdü. Halkı hazır bulan imam Seccad Ziyad camiinde ayağa kalktı ve Allah”a hamdettikten sonra kendini ve ehli beyti tanıtmaya başladı. İmam Seccad kısa ve değerli hutbesinde Kerbela olayını iki boyuttan ele aldı. İmam bir yandan Yezid ve uşaklarının vahşilik ve cinayetlerini ifşa ederken bir yandan da babası imam Hüseyin ve vefakar sahabelerinin amaçlarını açıkladı. Hutbesinde imam Seccad şehadetin, Ehl-i Beyt”in en büyük onuru niteledi.

Yezid hükümetinin merkezi Şam”da da imam Seccad (sa)”nın konuşması öylesine kesin ve açıklayıcı idi ki Emevilerin ehli beyte karşı propagandalarını etkisiz hale getirdi. Yezidin sarayında imam Seccad ehli beytin faziletlerini saymaya başladı ve konuşması ile orada hazır bulunanları etkiledi. İmamın sözünü kesmek isteyen Yezid, ezan okunmasını emretti. Ezan sırasında Allah”ın resulünün adı geçince imam Seccad fırsatı değerlendirerek Yezide hitaben şöyle buyurdu: acaba Muhammed benim mi yoksa senin mi ceddin? Eğer senin ceddin olduğunu söylersen hakkı inkar etmiş yalan söylemiş olursun ve eğer benim ceddim olduğunu söylersen, o zaman neden onun evlatların öldürdün?

Rivayetlere göre Kerbela esirler kervanı Şama varınca adamın biri onlara hakaret etti ve imam Seccad ve diğer esirleri ecnebi insanlar niteleyerek onların düştüğü durumdan memnun olduğunu ifade etti. İmam ve yakınları için oldukça zor bir durum sayılan o şartlarda Şamlı adamın imama karşı davranışı herkesi şaşırtmıştı. İmam Şamlı adamın cevabında Kuran- Kerimden ayetler okumaya başlayınca bu güzel sesi duyan Şamlı adam şaşırarak kendi kendine sordu: eğer bu adam ecnebi ise o zaman nasıl olur da Kuran-ı Kerim ayetlerini bu kadar güzel okuyabilir? İmam ehli beyte saygı gösterilmesini tavsiye eden ayetlerden bazılarını okumuştu. Daha sonra imam Şamlı adama hitaben şöyle buyurdu: ey adam, sizin ecnebi hitap ettiğiniz bizler ehli Beyt fertleriyiz.

İmam Seccad”ın mantıklı tavrı ve okuduğu Kurani ayetler öylesine Şamlı adamı etkilemişti ki yaptığından bin pişman oldu.

İmam Seccad (sa)”nın sorumluluğunun bir başka aşaması Medine”de başladı. Bu merhalede imam, babası imam Hüseyin”in uğruna kıyam ettiği kutsal inanç ve düşünceyi yaygınlaştırmaya başladı. Medine”deyken imam Seccad sürekli Kerbela olayını yaşatmaya çalıştı. Böylece imam o dönemin İslam dünyasının üç önemli merkezi sayılan Küfe, Şam ve Medine”de kamuoyunu Emevilerin zalim hükümetine karşı uyandırmaya başladı. Rivayetlere göre ne zaman imam Seccad”ın karşısında su veya yemek koyulsa hazret üzüntüye kapılır ve şöyle buyururdu: Ne zaman hz.Fatıma sa”ın evlatlarının nasıl katledildiği aklıma gelse elimde olmadan boğazım tıkanıyor ve gözlerimden yaşlar akmaya başlıyor. İmam Seccad”ın bu üzüntüsü gerçekte bir nevi Emevilerin zulmünü kınamak ve Kerbela kıyamının anısını yaşatmak içindi. Çünkü Emevilerin en büyük uğraşı, İslam toplumunda Kerbela kıyamını unutturmaktı.

İmam Seccad”ın çağdaş tarihçileri hazretin imamet dönemini şöyle anlatır: o dönemde İslam toplumu bir nevi düşünce ve inanç bunalımına girmişti. İslam toplumu Ehl-i Beyt as. yolundan sapmış ve Emevi iktidarı da insanları önemsiz işlerle meşgul etmek istiyordu. Öte yandan islam ordusunun geniş zaferleri islam toplumuna farklı kültürlere sahip olan kavim ve milletlerin katılmasına sebep olmuştu. Bu şartlarda imam Seccad hidayetçi düşüncesiyle İslam”ı yeniden ihya etmek ve düşünce düzenini yeniden şekillendirmek istedi. Emeviler insanları dinin zahiri meseleleriyle meşgul etmek isterken imam Seccad müslümanları dinin batını ile tanıştırmaya çalışıyordu. İmam değerli hutbeleri ve bazen kendine özgü özel ve güzel dualarıyla islami maarifi anlatmaya başladı ve bu sözleri sayesinde insanların gönlünde asil islami düşünceleri yerleştirdi. İmam amelde de halk için en güzel örneği oluşturuyordu. İmam Seccad”ın en belirgin özelliği mütevazi oluşuydu. Faziletlerin doruğunda olmasına karşın imam Seccad oldukça alçak gönüllüydü ve yoksul insanlara, adeta onlardan biriymiş gibi davranırdı. Bu davranışı ile imam insanlara büyüklüğün ancak Allaha mahsus olduğunu öğretiyordu.

Böylece imam Seccad İslami ilim ve maarife yeni bir can kazandırdı ve oğlu imam Bagır ve torunu imam Sadık”ın düşünce ve kültürel inkılabı için gereken zemini hazırladı. Tüm bu yıllarda imam Seccad, Emevilerin kin ve düşmanlığına maruz kaldı ve her Emevi hükümdarı İslam”ın bu konuşan lisanını susturmak istedi. Emevilerin şeytani düşünceleri sonunda Hicri Kameri 95 yılında Velid Bin Abdulmelik iktidarı döneminde gerçekleşti ve imam bir komplo sonucu zehirlenerek şehit edildi. Yaşamının son anlarında imam, Vakıa ve Fetih surelerini okudu ve ardından Allah”ı ile şöyle fısıldaştı: hamd olsun vaadini bizim hakkımızda gerçekleştiren ve istediğimiz her yerinde yerleşeceğimiz cenneti bize miras kılan Rabbimize. Ne güzeldir doğruya amel edenlerin mükafatı.

Bir kez daha imam Seccad (sa)nın şehadeti dolaysıyla taziyelerimizi sunarken sözü hazretten seçtiğimiz vecizelerle noktalamak istiyoruz. İmam Seccad şöyle buyurur:

–          Eğer insanlar bilim öğrenmekte ne yararlar olduğunu bilseydi onu talep ederdi, hatta çok zorluklara katlanması ve bataklıklara batması gerekiyorsa bile.

–          Tüm hayırlar, insanın kendini kötülüklerden uzak tutmasındadır.

–          Şeref tevazuda, izzet Allah”tan sakınmakta ve zenginlik kanaattedir.

Bunları da beğenebilirsin Diğer Yazılar