İmam Sadık’tan (as) Sonra İmamet

0
 Genelde Şiiler arasında ortaya çıkan ihtilaf, bir sonraki İmamın imametinin tayini hususundan kaynaklanıyordu. Bazen bir takım siyasi nedenlerden dolayı mesela, Abbasi hükümetinin yarattığı baskı ve korkudan dolayı bir çok Şiiler kendi İmamını tanımaz bir haldeydi.

Çünkü İmamın imameti açıkça ortaya koyulsaydı İmam, halifeler tarafından baskı altında tutulacaktı.Mansur’un, Şiiler ve özellikle de –toplumda büyük bir saygınlık kazanan- İmam Sadık (a.s.) üzerindeki şiddetli baskısı, bazı Şiiler arasında bir sonraki İmam’ın kim olacağı hakkında özel bir başıboşsuzluk çıkmasına sebep olmuştu ve İmam Sadık’ın (a.s.) Şiilerinin, O Hazretin –yalan yere imamet iddiası eden- bazı evlatları tarafından davet ve cezbedilmeleri ve onların bu fırsattan yararlanmaları da başka bir nedendi. Ayrıca Şiilerin dağınık olmaları da başka bir sorundu. Çünkü Şiiler birbirinden uzak şehirlerde yaşıyorlardı ve bu da onların gerçek İmam’ı tanımalarını zorlaştırıyordu. İmam Sadık (a.s.), kendi vasiyyinin belirli bir şahıs olmaması için iki oğlu; İmam Kâzım (a.s.) ve Abdullah’ın yanı sıra, Abbasi halifesi Mansur’u da kendine vasiy tayin etti. [1]

İşte bu nedenlerin bir araya gelmesi, her İmam’ın şehadetinden sonra Şiiler arasında yeni yeni fırkaların ortaya çıkmasında büyük bir rol oynuyordu. İmam Sadık’ın (a.s.) şehadetinden sonra da böyle bir fırkalanma ortaya çıktı. Bu bölünmeler öyle bir boyut kazanmıştı ki, İmam Kâzım’ın (a.s.) ashabından biri “İmam Sadık’ın (a.s.) şehadetinden sonra halk sağa sola dağıldı” [2] sözünü göz önünde bulundurarak O Hazretten sonra kimin İmam olacağını soruyordu.

Özellikle İmam Sadık‘ın (a.s.) döneminde dikkat çeken başka bir nokta da İmam Sadık’ın oğlu İsmail meselesi ve çıkarcıların bundan yararlanmasıydı. İsmail, İmam Sadık’ın büyük oğlu olduğundan çoğu Şiiler, İmam Sadık’tan (a.s.) sonra önderliği onun devralacağını sanıyorlardı, ancak İmam Sadık (a.s.) hayattayken o vefat etti. Hadislerde de olduğu gibi İmam Sadık (a.s.), onun öldüğüne dair Şiileri inandırmaya çalışıyor ve bu hususta da çaba harcıyordu. Buna rağmen Hz. Sadık’ın (a.s.) şehadetinden sonra bazıları İsmail’in ümmetin Mehdi’si olduğunu iddia etti veya daha başka bahaneler öne sürdüler. Böylece de “Batiniye” veya “İsmailiye” veyahut da daha başka isimlerle bir Şia fırkası ortaya çıkardılar. İsmail hakkında dikkat edilmesi gereken önemli bir konu var, şöyle ki; İsmail’in, İmam Sadık’tan (a.s.) sonra Şiilerin İmamı diye gündeme getirilip tanıtılmasının siyasi bir boyutu vardı ve onun İmam Sadık’ın (a.s.) büyük oğlu olmasının da bu hususta etkileyici bir payı vardı. Bilhassa İmam Sadık’ın (a.s.) ömrünün son günlerine kadar kendinden sonraki İmam’ı açıkça tanıtmaktan çekindiğini nazara aldığımızda bunun etkisi daha net bir şekilde ortaya çıkar.

Bunları da beğenebilirsin Diğer Yazılar