İmam Bakır (as)’ın Fazileti ve Siresi (1)

0

İmam Bakır (as)’ın Makamı

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur:

“And olsun ki, latif ve her şeyden haberdar olan Allah Teala bana şöyle haber verdi:

“Hüseyin’in neslinden atası Ali ile aynı isimde olan bir evlat dünyaya gelecektir. Hüseyin dünyadan göçtüğünde O’nun oğlu olan Ali velayet sorumluluğunu üstlenecektir. O, Allah’ın hücceti ve İmamdır. Yine Allah Teala O’nun neslinden benimle aynı isimde olan, insanların hepsinden daha çok bana benzeyen, ilmi benim ilmim ve hükmü de benim hükmüm olan bir evlat dünyaya getirecektir. O, babasından sonra İmam ve hüccettir.” [1]İmam Zeyn’ul- Abidin (a.s) şöyle buyuruyor:

“İmamet O’nun (İmam Bakır’ın) evlatları arasında, Kâim’imiz (Hz. Mehdi) kıyam edip yeryüzünü adaletle dolduruncaya kadar devam edecektir. Şüphesiz O, İmamların babası, ilim madeni ve ilim kaynağı olan ve ilmi tam manasıyla açıklayan bir İmamdır. Allah’a and olsun ki O, herkesten daha çok Resulullah (s.a.a)’e benzemektedir.” [2]

Zeyd b. Ali şöyle diyor:

Babam Ali b. Hüseyin (a.s)’ın yanında idim. Bu sırada Cabir b. Abdullah-i Ensarî babamın yanına geldi. Hazret onunla konuştuğu sırada, kardeşim Muhammed (İmam Bakır –a.s-) odaların birisinden dışarı çıktı. Derken Cabir gözünü ona doğru dikti. Daha sonra O’na doğru hareket ederek şöyle dedi: “Ey genç, bana doğru gel.” O Hazret de geldi. Daha sonra; “Geri dön” dedi. O da geri döndü. Sonra şöyle dedi: “Bu gencin siması aynen Resulullah (s.a.a)’in siması gibidir.”

Cabir: “Ey genç, ismin nedir?” diye sordu.

İmam Bakır (a.s): “Muhammed.” buyurdu.

Cabir: “Kimin oğlusun?” dedi.

İmam Bakır (a.s): “Ali b. Hüseyn b. Ali b. Ebi Talib’in oğluyum.” dedi.

Cabir: “O halde sen Bakır’sın.” dedi.

Zeyd diyor ki: “Bu sırada Cabir, kendisini İmam Bakır (a.s)’ın üzerine atarak, O’nun baş ve ellerini öptü.” Sonra şöyle dedi: “Ey Muhammed! Resulullah (s.a.a), sana selamını ulaştırmamı istedi.”

İmam Bakır (a.s) da şöyle dedi: “En üstün selam Resulullah’a olsun. Ey Cabir! O Hazretin selamını bana ulaştırdığından dolayı sana da selam olsun.”

Cabir daha sonra namaz kıldığı yere döndü ve babamla konuşurken şöyle diyordu: Bir gün Resulullah (s.a.a) bana şöyle buyurdular:

“Ey Cabir! Evladım Bakır’ı gördüğünde, benden taraf ona selam söyle. Şüphesiz O, benimle aynı isimde ve insanların bana en çok benzeyenidir. O’nun ilmi benim ilmim, O’nun hükmü de benim hükmümdür. O’nun evlatlarından yedi tanesi, emin, masum, önder ve salih insanlardır. Onların yedincisi ise, Mehdi’dir. O, yeryüzünü zulüm ve adaletsizlik ile dolduğu gibi adalet ve özgürlükle dolduracaktır.”

Resulullah (s.a.a) daha sonra şu ayeti tilavet etti:

“Onları, kendi emrimizle hidayete yönelten önderler kıldık ve onlara hayrı kapsayan fiilleri, namaz kılmayı ve zekat vermeyi vahyettik. Onlar bize ibadet edenlerdir.” [3]

 

[1] – Kifayet’ul-Eser, s. 164.

[2] – a. g. e, s. 237 ve 238.

[3] – a. g. e, s. 298 ve 299. (Enbiya/73)

Bunları da beğenebilirsin Diğer Yazılar