İffet nasıl kazanılır?

0

Soru:

Saygıdeğer hocam, aşağıdaki sorumu cevaplarsanız sevinirim. Allah ilminizi amelinizle birlikte artırsın.Ben üniversite mezunuyum ve şu an özel bir sektörde çalışıyorum. Çok zorlandığım bir mesele  var. Karakter olarak samimi, neşeli bir insanım. İşyerimde namahremlerle muhatap olmuyorum; ama bayan arkadaşlarla bazen çok samimi ortamlar oluyor. Ben ağır, takvalı, seçkin bir bayan olmak istiyorum. Bunu her zaman başaramıyorum. Hz. Resulullah (s.a.a): “Benim bildiklerimi siz bilseydiniz, hiç gülmez hep ağlardınız..” buyuruyor. Takva, hatta vera’ nasıl olur? İffet nasıl kazanılır? Nişanlım bana Hz. Fatıma’nın talebesi diyor. Alakam yok. Bana anlatın bir bayan, imanlı, takvalı, Hz Fatıma gibi bir bayan nasıl olur? Allah razı olsun.

Cevap:

Muhterem kardeşim, beslediğiniz duygular, planladığınız hedefler çok güzel şeylerdir. Aslında mu’min bir insanın, hakkıyla ulaşamasa dahi hep bu tür ulvi hedefleri düşlemesi çok güzel bir şeydir. Hadislerden de anlaşıldığı üzere, mu’minin himmeti yüce olmalıdır. Tabi elinden geldiği kadar da onlara ulaşmaya çalışmalıdır. Bazı hadislerde, maddi ve dünyevi şeylerde her zaman kendinizden aşağılara bakın. Ama manevi hususlarda daima kendinizden yukarıları göz önünde bulundurun. Tabi bunun sebebi ise evvela insanın himmet ve gayretinin çoğalmasıdır; saniyen de insanın kendinden daha üstün ve daha ileride olanları göz önünde bulundurması, onu gurur, kibir ve kendini beğenme gibi kötü sıfatlardan uzak tutar.

Allah-u Teala bizlere İlahi öğretilerle birlikte, güzel örnekler de tanıtmıştır. Bunların başında da Hz. Fatıma, Hz. Zeyneb, Hz. Hatice, Hz. Meryem, Hz. Asiye gibi şahsiyetler gelmektedir. Biz tabi onlar gibi olamayız, ama Hz. Ali’nin ( a.s) de buyurduğu gibi kendimizi onlara benzetmeye çalışmalıyız. Bunun için de onların nurlu hayatını çok iyi okumalı, incelemeliyiz.

Bir insanın neşeli olması, onun ağır başlı ve iffetli olmasına engel değildir muhterem bacım. Önemli olan, insanın Allah-u Teala’nın koyduğu şer’i çizgileri aşmamasıdır. Günah ve haram şeylerde asla taviz olmaz. (Bazı istisnai ve zaruri durumların dışında). Bir kere bir bayanın namahrem erkeklerle laubali olması, hatta zaruri olmadığı takdirde, erkeklerle haşir-neşir olmaması İslamî  iffet ve hayanın gereklerindendir. Bunun sınırlarının teşhisi ise insanın kendisine kalmış bir şeydir ve eğer insan dikkatli davranırsa, hangi ilişkilerin sağlıklı ve hangilerinin nefsani olduğunu kestirmesi fazla zor olmasa gerek. İnsan kendisini herkesten daha iyi tanıyor. Başkaları insanı ne kadar da övseler, oh ohlayıp pohpohlasalar, kendi nefsine müracaat edip onu iyice gözden geçiren kimse bu övgülere layık olup olmadığını anlar. Onun için bu tür şeylere aldanmamak gerekir. Her zaman “Ya Rabbi, içimi dışımdan daha iyi kıl ve beni kendi halime bırakma. Beni bana unutturma. Nefsimin ve şeytanın vesvese ve hilelerinde koru.” diye dua edip Allah’a yalvarmalıyız.

Bunları da beğenebilirsin Diğer Yazılar