EHLİBEYT (a.s)
Hz.İmam Zeynel Abidi (a.s)
Hz.Zeynelabidin(a.s)den"Haklar Risalesi" | Hz.Zeynelabidin(a.s)den"Haklar Risalesi" |
|
|
|
Hz. Ali (a.s)’nin torunu Hz. Ali b. Hüseyin’den müthiş bir risale. Bu risale günümüz insanlarına çok önemli mesajlar taşıyor…
Hâkim olan inanç, “hak” kelimesinin olumlu anlamının Avrupa’da aydınlanma dönemi Allah veya tabiatın birer hediyesi olarak kabul gören ve her bireye yönelik faydalanması gereken doğal hukukî anlamının ortaya dönem ile örtüştüğü şeklindeydi. Ancak uluslararası düzeyde “hak” kavramının mefhumu ile alakalı yapılan bir takım yeni çalışmalar, bu kavramın Avrupa medeniyetinden daha önce kullanıldığını ortaya koymuştur. Olumlu anlamın bir kısmı “dini bilgi” ve” felsefi bilgi” arasında karşılıklı çatışmanın bir ürünü olarak; bir kısmide ikisi arasında uzlaştırmaya yönelik uğraşlar halinde ortaya çıkmıştır. Fransızca okumalarda “İnsan hakları” en dar anlamı ile kilise ve aydınlanma öncüleri arasındaki çatışmalarla şekillenmiş; Allah'ın hakkı ve insan hakları arasında bir zıtlık olarak ifade edilmesiyle son halini almıştır. Durum bu şekilde iken İslam'ın kapsayıcı doğası her ikisini de içice girmiş bir şekilde yorumlamıştır. Bu risale ikisi arasındaki bu uyumu en açık şekilde, Allah’ın hakları, (ibadet ve itaatten) onlar ile alakalı fiilleri ve kulların haklarını bir metin içerisinde sunuyor. Risale, Allah (c.c)’ın (Hâkim olan) hakkı ve kulların hakkını(mahkûm: sorumlu tutulanlar) birbirinden ayırmakta, aile bireyleri arasındaki ilişkileri açıklamakta ve aile içerisindeki her bireyin sorumlu olduğu hakların hatırlatılmasını içermektedir. Yani sana ait hakları başkalarına karşı sorumlu olduğun hakları kavradığında anlarsın (demektedir). Bu gün ki risalenin önemi ideolojik okumalar değil, tarihi okumalardan filizlenmektedir. Bu risale (çalışma), Caferi ve Sünni fıkıh ekollerden daha önce zaman ve mekânın bir neticesi olarak, canlı çatışmalar ve ilk doğum sancılarının olduğu ortamda gün yüzüne çıkmıştır. Bu çalışma, efendi-köle ve Müslüman- Müslüman olmayan tüm bireyler arasındaki ilişkilerin düzene konulması gayretleriyle beraber ister ümmet olarak bilinen tüm bireyler arasındaki ilişkiler bağlamda isterse de yönetici (hâkim) ve yönetilen arasındaki ilişki düzeyinde olsun İslam’a bağlılık mefhumunun neşet ettiği bir dönemde ortaya çıkmıştır. Risale, hakları tasnif eden şu cümle ile başlıyor: “ Bil ki - Allah sana rahmet etsin- yaptığın tüm hareketlerde, durduğundaki sükûnetinde, kat ettiğin her merhalede ya da hareket ettirdiğin her uzvunda veya kullandığın her eşyada Allah’ın seni kuşatan üzerindeki hakları var. Bu hakların bazıları diğerlerinden daha büyüktür. Allah (c.c)’ın üzerindeki en büyük hakkı: Allah (c.c)’ın haklarından zatına karşı seni sorumlu tuttuğu haklardır. Tüm hakların temelinde bu haklar (Allah(c.c)’ın hakları) vardır. Hakların tümü bunlardan dallanır. Allah (c.c) tependen tırnağa tüm farklı organlarınla alakalı senin için üzerine sorumluluklar yüklemiştir. - Allah (c.c) gözün için üzerinde hak yaratmıştır. Fiillerin içinde üzerinde haklar vardır. Ardından, haklar senden üzerine hakların vacip olduğu bir başkasına intikal eder. Yöneticilerin için, kendilerinden sorumlu oldukların ve akrabaların için üzerine haklar yüklemiştir. Bu haklardan da yeni birtakım haklar dallanmaktadır. Allah (c.c)’ın yöneticilerin hakkında seni sorumlu tuttuğu haklar üç tanedir. ” Bu girişin ardından risale, sayıları elliyi bulan bu hakları, metodolojik bir sistemle bahsi geçen sınıflandırma (taksimat) ışığında sunuyor. Bu sınıflandırmanın genel ruhu, ilk İslami verilerine dayanmaktadır. “Haklar Risalesi”nde ilk olarak önemli olan: Çatışmacı bir bakışla değil; eksiksiz ve uyum içerisinde Allah (c.c) ve insan hakları arasındaki ilişkiyi tayin etme amaçlı ilk uğraştır. Bu anlatılanları daha sonra(itikadi ve tasavvufi mezheplerin çıktığı dönemde ), farklı akli ve tasavvufi ekollerde ve de kâmil insanın mefhumu ile ilahi haklar arasındaki ilişkiler bağlamında bulacağız. İkinci olarak: Bu risale, Kerbela savaşından sonra; bu trajedinin adanmışlık anlamında geride bıraktığı çok derin etkilerden, zorbalık ve zülüm karşısında örnekliğin ve otoritenin gücü karşısında adalet ve bozguncu kuvvet arası dengede ilkeliliğin savunulması sonrasında kaleme alınmıştır. Bu bağlamda risalenin metnini, isyanın bastırılması için bir uğraş, düşmanlık ve tartışmadan kaçınma talebi ve o dönemim ruhuna ve gerekliliklerine uygun doğru kararın inşası için bir çağrı olarak görmekteyiz. Aşağıdaki alıntı “ Tuhaf’ul Ukul an Eli er-Rasul “ kitabından risalenin tam metnidir. Kitabı tahkik eden: Hicri 4. asrın meşhur ulamasından Ebu Muhammet el-Hasan b. Ali b. El-Hüseyin b. Şube el-Harrani’dir(Halebi). İŞTE ALİ B. HÜSEYİN’İN "HAKLAR RİSALESİ" “Bil ki - Allah sana rahmet etsin- yaptığın tüm hareketlerde, durduğundaki sükûnetinde, kat ettiğin her merhalede ya da hareket ettirdiğin her uzvunda veya kullandığın her eşyada Allah’ın seni kuşatan üzerindeki hakları var. Bu hakların bazıları diğerlerinden daha büyüktür. Allah (c.c)’ın üzerindeki en büyük hakkı: Allah (c.c)’ın haklarından zatına karşı seni sorumlu tuttuğu haklardır. Tüm hakların temelinde bu haklar vardır. Hakların tümü bunlardan(Allah (c.c)’ın hakları) dallanır. Allah (c.c) tependen tırnağa tüm farklı organlarınla alakalı senin için üzerine sorumluluklar yüklemiştir. Fiillerin içinde üzerinde haklar vardır. Daha sonra haklar, senden üzerine hakların vacip olduğu bir başkasına intikal eder. Yöneticilerin üzerine haklar yükler. Allah (c.c) kendilerinden sorumlu oldukların ve akrabaların için üzerine haklar yükler. Bu haklardan da yeni birtakım haklar dallanmaktadır. Allah (c.c)’ın yöneticilerin hakkında seni sorumlu tuttuğu haklar üç tanedir. ” 3- Dilinin hakkı: Onu müstehcen şeylerden koruman ve hayra alıştırmandır. Onun edepli olmasını sağlaman, din ve dünya için gerektiği ve faydalı ortamlar dışında kullanmamam, onu az bir kazanım ile zararından emim olunmayan faydasız, çirkin ve boş sözlerden uzak tutmandır. Kişinin akli olgunluk ziyneti ile olan örnek hayatı, dilinin güzelliğinden kaynaklanır. Azim ve Yüce olan Allah (c.c)’tan başka güç yoktur. 9- Cinsel organının hakkı: Sana helal olmayanlardan onu koruman ve gözünü sakınma fiilini bunu dayanak yapmandır. Nitekim gözün sakınması en büyük yardımcıdır. Ölümü çokça hatırlaman, Allah (c.c) ile nefsini tehdit etmen ve heybeti karşısında nefsini korkutman namusunu korumana yardımcı olur. Muhafaza ve destek Allah (c.c)’dandır. Ondan başka güç ve kuvvet yoktur. 10- Namazın Hakkı: Senin onu Allah (c.c)’a giden bir yol olduğunu ve namaz ile Allah (c.c)’ın huzurunda durduğunu bilmendir. Eğer namazı bu haliyle tanır ve bilirsen sana yaraşan: Boyun eğen, istekli, ürperen, korkan, umut besleyen, yoksun, yalvaran, huzurunda sükûnet ve tevazu ile durulanı yücelten, tüm uzuvlarıyla huşu içerisinde olan, yumuşak huylu, sinesinde Allah (c.c)’a en iyi şekilde yönelen olmandır. Seni kuşatan hataların ve seni yok etmeye çalışan günahlarından kurtulmayı Allah (c.c)’dan talep etmendir. Allah (c.c) dışında hiçbir güç yoktur. 12- Sadakanın Hakkı: Onun Allah (c.c) katında ki hazinen ve şahide ihtiyacı olmayan emanetin olduğunu bilmendir(Sadakanın, alıcının eline ulaşmadan önce Allah (c.c)’ın haberdar olması ile alakalı geçen haberden dolayı Kıyamet gününde şahitliğe ihtiyacı yoktur). Eğer bu şekilde bilirsen Allah (c.c)’a vereceğin emaneti açıkta vermektense gizli bir şekilde vermen senin için daha güvenilir ve uygundur. Sana yakışan açıktan yaptığın bir iyiliği gizli bir şekilde yapmandır. Her halükarda sadakandaki bu iyilik senin ile Allah (c.c) arasında gizli kalır. Sadakandan Allah (c.c) katında emanet bıraktıklarının üzerine, görme ve duyma şeklindeki şahitlik ile açığa vurman gerekmiyor. Sanki şahitler ile açıktan verdiğin emanet Allah (c.c)’ın karşılığını vereceği gizliden verdiğin emanetinden daha güvenlidir. Daha sonra verdiğin sadakada hiç kimseye minnet etme. Çünkü onun sevabı nihayetinde sana dönecektir. Eğer minnet edersen Allah (c.c.)’ın seni minnet ettiğin kişinin konumuna düşürmeyeceğinden emin olamazsın. Çünkü sen bu konumda olmayı arzulamış olsaydın bu nedenden dolayı başkasına minnet etmezdin. Allah (c.c) dışında hiçbir güç yoktur. 13- Kurbanın Hakkı: Kurbanı sadece Allah (c.c) için sunman, O’nun rahmetini ve kurbanını kabul etmesini arzulamandır. Allah (c.c)’dan başkalarından bir beklentin olmasın! Eğer bu şekilde bir kurban sunarsan o zaman isteksiz/zoraki ve içten olmayan biri değil aksine kurbanını sadece ve sadece Allah (c.c) sunmuş biri olursun. Bil ki Allah (c.c) yarattıklarına zor değil kolayı arzuladığı gibi kendisine çetin olanlarla değil kolay olanlarla yönelmemizi ister. Bu şekilde alçak gönüllü olman, kibirli/kendini beğenmiş olmandan daha uygundur. Çünkü isteksiz ve zoraki tavırlar, kendini beğenmiş/kibirli insanların özelliğindendir. Alçak gönüllülük ve mütevazilikte isteksizlik ve mecburilik yoktur. Nitekim bu ikisi insanın tabiatında bulunan fıtri özelliklerdendir. Allah (c.c) dışında hiçbir güç yoktur. Yöneticilerin Hakları: 14 - Seni yönetenin Hakkı: Onun için bir imtihan sebebi olarak yaratıldığını ve onun Allah (c.c)’ın senden üstün kıldığı güç ve otorite ile seninle imtihan olduğunu bilmendir. Ona nasihatte özverili olman; onunla zıtlaşmaman (tartışmamam ve muhalif olmaman ) üzerindeki onun haklarıdır. Allah (c.c) onu senden üstün kılmıştır. Onun haklarına dikkat et! Yoksa yaptıkların senin ve onun yok olmasına neden olur. Rızasını kazanmak için ona karşı alçak gönüllü ve yumuşak davran ki oda senden elini çeksin ve dinine zarar vermesin. Ona karşı sorumluluklarında Allah (c.c)’tan yardım iste. Ona karşı gururlu davranma (şeref ve üstülükte karşı çıkma, inat etme). Eğer böyle yaparsan ona isyan etmiş, kendine kötülük yapmış ve onu yıkıma sürüklemiş olursun. Seni yönetmesi konusunda ona yardımcı olman ve sana verilenler ile ona ortak olman gerekir. Allah (c.c) dışında hiçbir güç yoktur. 15- İlimle Seni Yönlendirenin Hakkı: Onu yüceltmen, meclisine (ders halkası) saygı göstermen, iyi bir şekilde dinlemen, içtenlikle ona yönelmen gerekir. Aklını onun için (seni meşgul edecek şeylerden) boşaltman, anlayışını hazır hale getirmen, kalbini temizlemen, gözlerini hoşa gidenleri terk ve şehevi şeyleri azaltarak keskinleştirmen ile senin için kesinlikle gerekli olan bilgileri alma konusunda ona yardımcı olman Âlimin senin üzerindeki haklarındandır. Sana öğrettiklerinde bilgisi olmayanlardan biri ile karşılaştığında onun elçisi olduğunu hatırlaman ve en iyi şekilde o kişiye mesajını iletmen gerektiğini bilmen gerekir. Âlime ihanet etmemen ve eğer onun görevini üstlenirsen bu sorumluluğu yerine getirmen âlimin üzerindeki haklarındandır. Allah (c.c) dışında hiçbir güç yoktur. 17- Güç ve Otorite İli Yönettiklerinin Hakları: Senin onları üzerlerindeki üstünlüğün ile yönettiğini, onları yönetilen konuma sokanın zayıflık ve acziyetlerinin olduğunu bilmen gerekir. Allah (c.c) onları sana yönetilen kıldı, hükmünü uygulanır yaptı. Seni kendisi ile zayıflığını ve acziyetini giderdiğin kişilerin sana herhangi bir izzet ve kuvvet ile karşı gelmemeleri, büyüklüğün nedeni Allah (c.c)’dan başka hiç kimseden yardım isteyememeleri karşısında, seninde onlara merhamet, korumak, vakar ve hoşgörü ile davranman daha evladır. Sana kendisi ile boyun eğdirdiğin bu güç ve kuvvet üstünlüğünden verdiklerini bilirsen o halde şükretmen daha evladır. Kim ki Allah (c.c)’ şükreder ise Allah (c.c) ona verdiklerini kat kat çoğaltır. 18- İlim İle Yönlendirdiklerinin Hakları: Allah (c.c)’ın sana ilimden verdikleri ile onlara hizmetkâr kıldığını, seni hikmet (bilgelik) makamlarından görevlendirdiğini bilmendir. Eğer Allah (c.c)’ın seni görevlendirdiklerinde başarılı olur, onlar için (hayırları) depolayan şefkatli bir dost, Allah (c.c) için kullarına nasihat eden ve ihtiyaç hissedildiğini gördüğünde elindeki mallardan çıkartıp veren karşılığını sadece Allah (c.c)’dan bekleyen sabırlı bir kul olursun o zaman sen iyi bir mürşit (yol gösteren), güvenilir bir umut kapısı (o kişinin hizmetkârı ve kendisinden ümit beklenilen yardımcı) olursun. Eğer de böyle yapmaz isen Allah (c.c)’a karşı hain, yarattıklarına karşı zalim olursun. 19- Nikâhla Sahip Olduğunun Hakkı: Allah (c.c)’ın, eşini sükûnet, rahatlık, sevecen ve koruyucu kıldığını bilmendir. Her ikinizin de eşinden dolayı Allah (c.c)’a şükretmesi, eşinin kendisine Allah (c.c)’dan bir nimet olarak verildiğini bilmesi, Allah (c.c.)’ın bu nimeti (eş) ile iyi geçinmesi, ikramda bulunması ve ona merhamet etmesi gerekir. Eğer senin onun üzerindeki hakların daha kapsamlı/zor ve de günah olmaksızın hoşlandığı ya da hoşlanmadığı noktalarda sana itaat etmesi gerekiyorsa (buna mukabil) olarak eşinin hakları ona karşı merhametli ve iyi davranılmasıdır. Eşteki sükûnet hali karşılanılması gerekli olan cinsel ihtiyacın giderilmesidir. Bu ise büyük bir iştir. Allah (c.c) dışında hiçbir güç ve kuvvet yoktur. 20- Sağ Elinin Sahip Olduğu (cariyen, hizmetçin) Kişinin Hakkı: Allah (c.c)’ın onu et ve kanından seni yarattığı gibi yarattığını bilmendir. Sen sadece ona sahipsin. Onu Allah (c.c) olmaksızın sen yaratmadın! Onun duymasını ve görmesini de sen yaratmadın! Onun rızkını da sen vermiyorsun! Fakat Allah (c.c) hizmetine sunduğu bu nimeti ile ihtiyacını giderdi; seni onun üzerine güvenilir kıldı, onu koruyasın ve onun ile iyi anlaşasın diye senin yanına emanet olarak bıraktı. Bu şekilde yediğinden yedirmen, giydiğinden giydirmen ve gücünün yetmediği şeylerde onu sorumlu tutmaman gerekir. Eğer onda hoşlanmadığın bir şey görürsen Allah (c.c)’a yönel ve onun bu halini değiştir; Allah (c.c)’ın kuluna zulmetme! Allah (c.c) dışında hiçbir güç yoktur. Akraba Hakları 21- Annenin Hakkı: Annenin seni kimsenin bir başkasını taşıyamayacağı bir şekilde taşıdığını ve hiç kimsenin bir başkasını doyuramayacağı kalbinin meyveleri ile seni beslediğini bilmendir. Kuşkusuz o seni kulağı, gözü, eli, ayağı, saçı, teni ve de tüm uzuvları ile korur; bundan dolayı da neşeli ve mutlu olur. Ta ki Allah (c.c) kudret eli ile seni ondan ayırıp gün yüzüne çıkartana kadar hamilelikte zorluklarına, açılarına, ağırlığına ve sıkıntılarına sağlığının bozulma tehlikesine rağmen tahammül etti. O seni yeryüzüne çıkartan, aç kalırken seni emziren, çıplakken seni giydiren, susuzken susuzluğunu gideren, ter kan içerisinde sana gölgelik olan, senin için üzüntüsü ile feryadı figan eden ve uykusuzca geceleyerek seni uyku ile dinlendirendir. Annenin karnı senin için bir mekân, kucağı sığınak, göğüsleri pınar, vücudu bir barınaktır. Annen senin için dünyanın zorluklarına karşı (sıcağına) sana zarar gelmesin diye (serinliği için) göğüs gerer. Allah (c.c)’ın yardımı ve rızası olmaksızın güç yetirilemeyecek bu zorluklara katlanması karşısında annene şükranlarını sun. 24- Kardeşinin Hakkı: Bil ki o, senin uzattığın elin, sırtını dayadığın dayanağın, güvendiğin şeref ve izzetin, kendisinden güç aldığındır. Onu Allah (c.c)’a karşı işlenecek günahlarda kendine silah edinme. Allah (c.c)’ın hakkı ile zulüm için onu kendine dayanak etme. Kendine kötülüğü dokunduğunda onu bundan kurtarmak için, düşmanına karşı destek için, şeytanları ile arasında engel olmak için yardımını ondan esirgeme! Nasihatinden mahrum etme, onun için Allah (c.c)’a yönel. Eğer tüm bunlardan sonra rabbinin yolunu tutar, Allah (c.c)’a iyi bir şekilde yönelirse bu onun için en hayırlı yoldur. Eğerde bunu yapmaz ise o halde sen Allah (c.c)’a yönel; Allah (c.c) senin için ondan daha lütufkârdır. 26- Kendisinden İstifade Etmeye Devam Ettiğin Kölenin Hakkı: Allah (c.c)’ın seni onu koruyucu, yardımcı ve güvenilir bir kale ve onu sana rabbinle aranda vesile ve sebep kıldığını da bilmendir. Kölenin seni ateşten koruması ona yaraşandır. Bu şekilde ahirette ondan sana bir sevap vardır. Eğer akrabası yoksa dünyada malından onun için infak ettiklerin ve ter türlü ihtiyaçlarını gidermen karşılığında onun mirasından hak sahibi olursun. 27- Sana İyilikte Bulunanın Üzerindeki Hakkı: Ona teşekkür etmen, iyiliğini hatırlaman, onun hakkında övücü/güzel sözleri yayman ve Allah (c.c) ile aranda onun için yapacağın dualarında samimi olmandır. Bu şekilde yaparsan kuşkusuz sen gizlide ve açıkta ona şükranlarını sunmuş olursun. Eğer yaptığına bir fiille karşılık verme imkânı bulursan (hiç beklemeksizin) bunu yap. Böyle bir imkânın olmaz ise bunun için imkân kolla, araştır ve karşılığını verebilmek için kendinde fırsatlar oluşturmaya çalış.
30- Sohbet Arkadaşının Hakkı: Ona şefkat kanatlarını germen, yumuşak olman, konuşma esnasında adaleti gözetmendir. Ona baktığında dikkatini hemen ondan ayırma, konuştuğunda onun anlaması için çalış! Eğer sen onun yanında oturduysan kalkma konusunda tercih hakkın vardır. Yok, eğer o senin yanında oturdu ise o halde tercih hakkı onundur, onun izni olmaksızın kalkma. Allah (c.c) dışında hiçbir güç yoktur. 41- Nasihat İsteyenin Hakkı: Onun hakkı, kaldırabileceği oranda kulağına hoş gelecek bir şekilde, bilgin kapsamında hak ettiği nasihat görevini eda etmendir. Söyleyeceklerinde akli kapasitesinin anlayacağı bir dille konuş. Her aklın, söylenenden anladığı ve anlamadığı bir kapasitesi vardır. Senin metodun merhamet olsun! Allah (c.c) dışında hiçbir güç ve kuvvet yoktur. 43- Nasihat Edenin Hakkı: Sineni ona açman/ yumuşak olman, gönülden yönelip nasihat pınarlarından içmen, nasihatini anlamak için kulak kesilmen sonrada onu düşünmendir. Eğer nasihatinde isabetli olursa bundan dolayı Allah (c.c)’a şükret, ondan kabul et ve nasihatiyle yetin! Eğer isabetli olmaz ise ona yumuşak davran, töhmet etme! Çünkü seni nasihatinden mahrum etmediğini bilirsin. O sadece hata ettiğini yapmıştır. Ancak ithamı gerektirici bir duruma şahit olursan boş ver; her halükarda onun bu yatıklarından herhangi bir şeyi önemseme. Allah (c.c) dışında hiçbir güç yoktur. 43- Büyüğün Hakkı: Onun yaşına ihtiram etmendir. Eğer fazilet ehlinden ise İslam dinindeki önceliği sebebiyle dininin yüceltilmesidir. Tartışma esnasında karşılık vermemendir. Yolda onu geçme! Ona öncülük etme! Ve de onu küçümseme! Eğer sana karşı bir patavatsızlık yaparsa tahammül et! Yaşıyla beraber dininin hakkı ile ona ikramda bulun. Yaşın hakkı İslam’ın hakkı kadar önemlidir. Allah (c.c) dışında hiçbir güç yoktur. 45- İsteyenin (dilenci vb.) Hakkı: Eğer yanında var ve onun ihtiyacını gidermeye güç yetirebilirsen ihtiyacını gidermendir. İçerisine düşmüş olduğu konumdan dolayı ona dua etmen, isteklerinde ona yardım etmendir. Doğruluğunda şüpheye düşer, suçlu olduğunu hisseder de yakinen bilemez isen belki de bu şeytanın bir hilesidir. Şeytan seni nasibinden engellemek ve rabbine yanaşmak ile senin arana girmek ister. İsteyen kişinin bu kusurunu örtbas ederek bırak ve iyi bir şekilde gitmesini sağla. Eğer sende onun suçlu olduğu ağır basarda buna rağmen istediğini verirsen kuşkusuz senin bu yaptığın yüce hasletlerdendir. 49- Halkının Genelinin Hakkı: İçerinde (gönlünde) onların esenlik ve afiyetlerine yer vermen, merhamet kanatlarını germen, kötülük yapanlara yumuşak davranman, onlarla iyi geçinmen, aralarını bulman, kendisi ve sana iyilikte bulunana teşekkür etmen halkının üzerindeki haklarındandır. Halktan birinin sana iyiliği: Eziyet edici elini geri çekmesi, sen olmaksızın kendine yetmesi ve sana sıkıntı vermemesidir. Davetinle onların tümünü aydınlat, desteğinle onlara yardım et! Onları hak ettiği mertebelere koy. Yaşlı ise baba yerine, çocuk ise evlat yerine, ikisi arasındakileri kardeş yerine koy! Her kim sana gelir ise ona incelik ve merhamet ile davranacağına söz verdir. Onu kardeşin kardeşini ziyaret ettiği gibi ziyaret et. 50- Zimmet Ehlinin Hakları: Onlar hakkında ki hüküm: Allah (c.c)’ın kabul ettiklerini kabul etmen, Allah (c.c)’ın zimmet ve anlaşmalarından onlar için gerekli kıldıklarına karşı vefalı olman, kendileri için istedikleri ve kendilerini sorumlu kıldıkları meselelerde onları Allah (c.c)’a havale etmendir. Muamelelerde onlarla senin aranda olanlar hakkında kendinle ilgili olarak Allah (c.c)’ın hükmettiği şeyler ile hükmetmen gerekir. Seninle onlara zulüm arasında Allah (c.c)’ın zimmet gözetimi ve Hz. Peygamber (s.a.v)’in ahde vefası bulunsun! Kuşkusuz O (s.a.v) bizlere şunu iletti: “ Kim anlaşmalı olan birine zulmederse ben ona hasım olurum.” Allah (c.c)’dan kork! Allah (c.c) dışında hiçbir güç ve kuvvet yoktur. Heysem Menna/Suriyeli aktivist ve yazar. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Değerli site ziyaretcileri... |
|
Sitemizin bütün bölümlerine erişmeniz için mutlaka üye olmanız gerekmektedir. Ücretsiz Üyelik işleminizi yaparak : Yardımlar Listesine,Sohbet Bölümüne,Soru ve cevap Bölümüne ve sadece üyelere açık olan bütün bölümlere ulaşabilirsiniz. Üye olmanızı önemle rica ederiz. Camimize Aşağıdaki Bankalar Aracılığıyla Bağış Yapabilirsiniz. Yapı kredi Bankası Kars Şb : 805.08.264 Web : www.isiklicamii.org ve www.karsehlibeyt.org e-mail : Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. İletişim : 0474 223 35 38 |
| Recep |
| 2 ÇArsamba |
| 1433 Hicri |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
| Bugün | 130 |
| Dün | 744 |
| Bu Hafta | 1638 |
| Bu Ay | 11301 |
| Tüm Zamanlar | 383485 |
![]() | 1000 Kayıtlı Üye |
![]() | 0 Bugün |
![]() | 0 Bu Hafta |
![]() | 6 Bu Ay |
![]() | Son Üye: abdulkerım |