Kars Ehlibeyt

  • Oturum Aç
  • Kayıt Ol
    Kayıt
    Yıldız işareti (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.
    İsim: *
    Kullanıcı Adı: *
    e-Posta: *
    Şifre: *
    Şifre Tekrarı: *
  • Arama Yap
Font Boyutu
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
ANASAYFA arrow EHLİBEYT (a.s) arrow Ali Bin Ebu Talip büyük yalnız
Ali Bin Ebu Talip büyük yalnız PDF Yazdır e-Posta
Image Muttakilerin Mevlası İmam Ali'nin şehadet yıldönümünü idrak ettiğimiz bu günlerde sizleri değerli yazar Haşmet Babaoğlu'nun bu enfes yazısıyla başbaşa bırakıyoruz.  

Bugün size yalnız bir adamdan, tarihin büyük yalnızından söz etmek istiyorum.

Yalnızdı.

Kalabalıklar içinde, çok sevilirken bile yalnızdı.

Bugün de anısının bir yanı hâlâ yalnız...

Çağlar boyu adının anılıyor olması bu yalnızlığı dindiremiyor...

Ta o günden bugüne bir "bölüğün" sadece onun yolundan gittiğini söylemekte ısrarlı oluşu, zamanında "Andolsun ki, sözünüze inanmadan sabahladım; yardımınızı ummadım, düşmanı sizinle korkutmadım" diye haykırışını unutturamıyor...

Hayır, hayır... Bazen aynı şeye inanmak, aynı yola baş koymak insanları birbirine gerçekten "yakın" kılmaya yetmiyor.

O öyle bir biçimde inanmıştı ki, yapayalnızdı...


"Azim ve irade sahibi kırk kişi bulsaydım hakkımı dilerdim" demişti.

Bulamamıştı.

Kırk kişi...

Binlerce seveni vardı, binlerce sayanı vardı; yüz süreni, omuz vereni vardı. Ama yanında onun gibi saf tutacak kırk kişi bulamamıştı, öyle yalnızdı.

Elbette yalnızlığı, hayatın önüne getirip koyduğu sorumluluklar karşısında sızlanan, mızmızlanan bir yalnızlık değildi.

Onunki dünyaya efendi olmanın getirdiği "kopuş"tu...

Hani Nietzsche diyor ya, "En ıssız çölde, ruh biçim değiştirir, aslan olur."

O da bir bakıma hem içindeki çölden, hem de kalabalıkların çölünden geçmiş, aslan olmuştu...

Evine biat etmek, ona bağlılıklarını sunmak için insanlar hücum ettiğinde küçük çocuklarının ezilmekten zor kurtulduğu o hengâmeyi şöyle anlatmıştı bir keresinde: "Halkın etrafıma, sırtlanın boynundaki kıllar gibi üşüşmesi kadar beni ezen bir şey olmadı şu hayatımda..."

En kutlu kişi dünyadan ayrıldığında öteki güçlüler iktidar kavgası yaparken o, sevdiğinin naaşını yıkadı. O sırada "Başkasından ayrılsak teselli bulurduk, senden ayrılışa teselli yok" diye gözyaşı dökerken aslında kendi yalnızlığının örgüsünü örüyordu yavaş yavaş...

O sırada dışardaki kızışan iktidar kavgasına dönüp bakmış ve hüzne kapılmıştı: "Bir sudur ki kokmuş; bir lokmadır ki yiyenin boğazında kalmış, kursağına oturmuş... Bir şey söylesem derler ki baş olmaya hırsı var, sussam derler ki ölümden korkar."


Gözleri sadece bakmazdı onun, görürdü. Kalbi çarpmazdı sadece, hissederdi.

Bu yüzden insanın çağlar aşırı gerçeğini kavramakta hiç güçlük çekmemişti: "Siz Allah′ın ahitlerinin bozulduğunu görüyorsunuz da kızmıyorsunuz; fakat babalarınızın ahitlerinin bozulmasından öfkeleniyorsunuz..."

İşte bu yüzden hâlâ anısı da yalnız...

Çünkü hâlâ yeryüzü aynı bağların kölesi olanlarca kana boğuluyor. Hâlâ babalar ne derse öyle oluyor...


Kırgındı...

Ama hiç gücenmemişti.

Hınç hiç yanına yaklaşmamıştı.

Kırılan hayallerinden düşmanlarına değil, hep kendine pay çıkardı.

"Semerin sırtına, yuların boynuna ey dünya; senin tırnaklarından kurtuldum, yollarından çekildim ben" demekten çekinmemişti.

Peki, hiç mi isyan etmemişti?

Galiba bir gün...

"Bir dağ bile beni sevse musibete uğrar" dediği gün...

Savaşçıydı.

Kılıcıyla tanınırdı.

Ama bütün yiğitler gibi yalnız savaşçıydı.

Savaşta şöyle dua edilmesini isterdi: "Allah′ım, onların da canlarını koru, bizim de. Aramızı uzlaştır."

Sevilmekten başı dönmeyecek kadar yüce ve bilge olmak zordur, çok zordur.

Ama o böyleydi ve o yüzden sevilmeye karşı bile uyanık olmaya çağırmıştı insanları: "Yakındır, benim yüzümden iki bölük helak olur gider:

Bir bölüğü beni fazlasıyla sevendir, sevgi gerçek olmayan inanca yürütür onu; öbürü bana buğuz edendir, gerçek olmayan yola salar onu."


İnsan bir yerden başlayıp onu anlatmaya girişince yine onun tarafından durduruluyor. Çünkü demiş ki bir gün kendisini övene: "Ben dediğinden aşağıyım, gönlünde gizlediğinden yukarıdayım."

O yüzden burada duruyorum.

Zaten tarih de susuyor.

Adının sık anılıp sık çağırılması, sadeliğinden uzak biçimde çileci gösteriler yapılması onun anısının bütün sıcaklığıyla katılmasına yetmiyor...

O unutmayın ki...

Bir yanlışla galip gelmektense, doğrulara sırtını vererek uzun bir mağlubiyetin kapısını açmaktan çekinmemiş, bu uğurda şehit olmuştu.

O, Hz. Ali...

Büyük yalnız...

 

Haşmet BABAOĞLU

 
< Önceki   Sonraki >

Benim de Sorum Var


Dini konular hakkında benim de bir sorum var diyorsanız bu formu doldurup bizlere gönderin. Sorularınızın cevapları sitemizin SORU VE CEVAPLAR bölümünde yayınlanacaktır...






Duyurular:

Değerli site ziyaretcileri...

Sitemizin bütün bölümlerine erişmeniz için mutlaka üye olmanız gerekmektedir.

Ücretsiz Üyelik işleminizi yaparak :

Yardımlar Listesine,Sohbet Bölümüne,Soru ve cevap Bölümüne ve sadece üyelere açık olan bütün bölümlere ulaşabilirsiniz.

Üye olmanızı önemle rica ederiz.

Camimize Aşağıdaki Bankalar Aracılığıyla Bağış Yapabilirsiniz.

Yapı kredi Bankası Kars Şb : 805.08.264

T.C Ziraat Bankası Kars Şb :  476 28555-5001

Vakıfbank Kars Şb :               00158007263750310

  Web   : www.isiklicamii.org ve www.karsehlibeyt.org

e-mail  : Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

               Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

İletişim : 0474 223 35 38

 

Sorular ve Cevaplar

 

Hz.Adem Cennetten Kovulmasaydı?

Soru:Hz. Adem (a.s) hata yapmasaydı ve yeryüzüne gelmeseydi soyu henüz cenn...

 

Din Nedir?

Soru:Din nedir? Hedefleri nelerdir? İnsanların yaşantısında din gerekli midir? ...

 

Kur'anın İsmi Ne zaman Değişti?

Soru:Kur’an-ı Kerim’in adı ne zaman kadar mushaf kaldı ve ne zamandan sonra Ku...

 

Zülfikar Şimdi Nerde?

Soru:İmam Ali’(a.s)nin Zülfikar’ının şimdi nerede olduğunu öğrenmek ...

 

Ezan'da ki Bid'at

Soru:Ezanda “es-Salat-u Hayr’un Min’en-Nevm” Demek Bidat midir?...

Hicri Takvim

Rabiü'l-Evvel
17
Cuma
1433 Hicri

Yazarlar

----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------

Ziyaretçi Defteri

memet ali kömek
AŞURA MÜNASEBETİYLE BAŞTA DEĞERLİ İMAM-I ZAMAN aĞAMIZ OLMAK ÜZERE BÜTÜ
AHMET ÖZERVARLI
ESSELAMU ALEYKUM VE RAHMETULLAHİ VE BEREKATUHU EBEDEN DAİMEN KESİREN K
Melik Çarkcı/Bursa
Selamün aleyküm ve Rahmetullahi ve Berakatühü  
Bizleri bu g
Hatice Turan/İzmit
İlahiyat öğrencisi olarak sitenizden hem sosyal anlamda hem de alanımı

Ziyaretçi Sayacı

Bugün95
Dün524
Bu Hafta2346
Bu Ay5468
Tüm Zamanlar322899
Şuanda 19 konuk çevrimiçi

Üye İstatistik

909 Kayıtlı Üye
0 Bugün
4 Bu Hafta
6 Bu Ay
Son Üye: muratpolat