Hz.Süleyman’ın Belkıs’la Evlenmesi

0
 Hz. Süleyman’ın Şam’da hükümranlığı zamanında Seba kraliçesi Bilkis de Yemen’de hükümranlık yapıyordu.

 Hz. Süleyman tarafından bir heyet Yemen’e gidip O’nun ordusunun azamet ve gücünü Seba kraliçesine bildirdiler.

Seba kraliçesi, Hz. Süleyman’ın tevhidi emrine uymasının gerekli olduğunu ve ordusunu korumak için de onun ümmetine katılmaktan başka bir çaresinin olmadığını zekiliği ile anlamış oldu.

Bundan dolayı kendi kavminin büyüklerinden ve ileri gelenlerinden bir grup kişiyle birlikte, yakından daha fazla tahkik ve inceleme yapmaları için Şam’a doğru hareket ettiler.

Hz. Süleyman, Bilkis ve yanındakilerin Şam’a doğru geldiklerinden haberi olunca, huzurundakilere; “Sizden hangi biriniz, onlar buraya yetişmeden Seba kraliçesinin tahtını bana getirebilir?” diye sordu.

Cinlerden bir ifrit şöyle dedi:

“Sen yerinden kalkmadan ben onu sana getirebilirim.”

Hz. Süleyman; “Ben bu işin bundan daha çabuk yapılmasını istiyorum.” dedi.

(Allah’ın ism- i azamından birini bilen) Asif bin Berhiya da şöyle dedi:

“Ben o tahtı, gözünü açıp kapatmaktan daha önce senin yanına getireceğim.”

Hz. Süleyman, bir an geçmeksizin Bilkis’in tahtını kendi kenarında görünce hemen Allah’a hamt ve şükretti.

Daha sonra Hz. Süleyman, Bilkis O’nun yanına geldiğinde onun tahtı tanıyıp tanımayacağını öğrenmesi ve onun zekiliğinin ne derecede olduğunu anlaması için tahtın üzerinde bazı değişikler yapılmasını emretti.

Çok geçmeksizin Bilkis ve beraberindekiler Hz. Süleyman’ın yanına yetiştiler.

Bir şahıs Bilkis’e, onun tahtına işaret ederek, “Acaba senin tahtın böyle midir?” diye sordu.

Bilkis tam bir zekilikle; “Sanki o tahtın kendisidir!” dedi.

Bilkis, o tahtın kendi tahtı ve kendisinden önce olağan üstü bir güçle oraya getirilmiş olduğunu anlayınca hakka teslim olup Hz. Süleyman’ın dinini kabul etti. Bilkis, daha önceden de Hz. Süleyman’ın hak üzere olduğunun nişanelerini anlamıştı. Nihayet Hz. Süleyman’ın dinini benimsedi ve (meşhur nakle göre) O’nunla evlendi. Sonra her ikisi, halkı tevhit dinine hidayet etmek için gayretler sarf ettiler.

Bihar’ul-Envar, c. 14, s. 111.

Bunları da beğenebilirsin Diğer Yazılar