Hz. Muhammed’ in Siyeri 2

0
Kalabalı nufüs sahibi olan Hz. Ebu Talib ticaretle uğraşmayince iflas eşiğine delir ve artık sefere çıkmaz halde oluncada ticaret seferlerine çıkmaktan vaz geçer.

Hz. Muhammed’de zorunlu olarak Mekke’lilerin ve akrabaların koyun sürülerini otlatır.

O, genellikle Hicaz ile Necd arasında Gararit adlı bir merada çobanlık yapıyordu.

( Hz. Muhammed’in çobanlık yaptığında 20 yaşında olduğunu yazmışlardır. ( El- Hamiş, c.1 ) Mutemelen 20 yaşına kadar bu işle meşgul olmuştur. Kendiside diyor ki Koyun çobanlığı yapmayan hiç bir Peygamber yoktur. Bende Gararit’te  Mekke halkının koyunlarını otlatırdım.)

Nu’man bin Munzir, Hire’den çeşitli değişik malları ve miskleri ( gül yağları ) ukaz pazarında satmak için Mekke’ye  gönderiyor  ve karşılığında da Taif derisi  alıyordu. Onun bu kervanlarından birisini  Mekke’ye götürme işine talib oldu. Kureyş’den Berraz bin Kays kervanı kendi kabilesinin himayesinde götürmek istedi. Hevazin’den  Urve el- Rehhâl ise kervanın  Necd yoluyla götrülmesini önerdi. Nu’man ise kervanı Urve’nin ihtiyarına bıraktı. Bu aracılıktan yoksun olan Berraz, Urve el-Rehhâl’in peşine düştü. Onu uykudayken öldürüp, malları yağmaladı. Berraz’ın haram ayında yaptığı bu hareket üzerine Kureyş ve Hevazin kabileleri arasında 4 yıl sürecek olan  ( Ficar savaşları Haram aylarda yapılan savaşlar )başladı.

Bu savaşlardan birine  Peygamber de katılmişyır. ( Biz yukarida Füccar savaşını genişcesine ele alıp isledik Hz. Peygamber’in bu savaşa katılmadığını belgeledik ve tekrar bu gibi konuları işlemeye gerek görmüyoruz. )

Ilımlı ve otoriter bir başkan olan Abdulmuttalib’den sonra Mekke’nin düzeni kargaşaya  boğuldu . Bütün kabile başkanlarının isyan etmesi yüzünden mazlum ve alt sınıf halk, zulüm  ve tecavüze uğruyordu. Bir rehber ve kurtarıcı bulunmadığı için  ezilmişler ve zayif kimselerin hakkı kolayca çiğneniyordu.

Ficar savaşlarının bitiminden sonra, Peygamber’in amcasının çağrısı üzerine bir gurp Kureyşli, Abdullah bin Cüda’nın evinde toplanarak ( ister  Mekke’nin içinde isterse Mekke’nin dışında olsun, karşılaştıkları her mazlumu kollayarak hakkını ihya etmeye çalışacaklarına dair ) and içtiler.Bizde Hz. Ebu Talib’in ( Füccar savaşıma katılmadığını ve akrabaların arasında düşmanlık oluşturacaklarından dolayıda Ebu Talib kendi kardeşlerinde bu savaşa katılmamalarını sağlamıştı. Burda da düşüncelerimizin doğruluğünü tastik etmektedir. ( Genç Muahmmed’de ) bu antlaşmaya katıldı. Oriseletinden sonra devamlı bu olayı gündeme getirerek her zaman iyilik ve övgüyle anmıştır.

 Huveylid’in kızı Hz. Hatice , Kureyş’in soylularına mensub zengin bir kadındı.

İki kere evlenmişti. Her iki kocasıda ölmüştü, onlardan mıras kalan çok büyük  bir servet ile ticaret yapıyordu. Ticaretle meşgul oluşu onu yeniden evlenmekten alıkoymuştu. Biri oğlan ikisi kız üç çocuğuyla birlikte yaşıyordu.Dürüstlüğü ile  ün yapmış Hz. Muammed’i (s.a.a.) diğerlerinin iki katı bir ücretle ( iki deve yerine dört deve ) kendisi için ticaret yapmaya çağırdı.  Bazılarının dediğine göre Hz. Muhammed Ebu Talib’in ricası üzerine ise alınmıştır. (  Zerkani Vakidi ve İbn-i el-Seken’den nakletmiştir. İbn-i Hişam c. 1. S. 188. ) Hz. Hatice’nin iki kızı Osman b. Afan’la evlenmiştir.

Müslümanlarsa Osman’ın Hz. Peygamber (s.a.v. ) iki kızıyla evlendiklerini idda ediyorlar. Hz. Hatice annemizin hayatını ele alınca inanılmiyacak, ama gerçek belgelerle aratırmacılara ispat edeceğiz.

Kendisini kollayan ve gözeten amcası Ebu Talib’in iflas ettiğini ve geçimini çok zor karşılandığını gören yoksul bir genç olan Muhammed, yeni işi seve seve kabul edip. Hatice’nin kölesi Meysere ile Şam’a doğru sefere çıktı. Orada yine Nestura adlı bir rahib Meysere’yi onun nübüvveti hakkında uyardı. Dönüşte Muhammed, normalın üstünde bir kâr  ile geldi. Yeni işçinin liyakatı  ve başarısından çok membub olan  ve sevinen  Hatice’nin bu sevinci; Peygamber (s.a.a.) in sefer arkadaşı olan Meysere’nin onun hakkındaki sözlerini, sefer sırasında ondan gördüğü faziletler  ve kerametleri duyduğunda, Hz. Muhammed’e karşı aşka dönüşür.Doğrudan ( İbn-i İshak’ın dediğine göre ) ya da arkadaşı  Münebbih’in kızı Nefise aracığıyla kendi dileğini aktarır. Ey amca oğlu, ben akrabalığımız, kavmin arasındaki şerefliliğin, emanete sadakatın, güzel huylu oluşun, doğruluğun ve yiğitliğin nedeniyle sana meyilliyim.

 Hz: Muhammed, amcası Hamza veya Ebu Talib ya da her ikisiyle beraber Haticey’i istemeye gitti.

Huveylid önce meseleyi şiddetle muhalef etti. ( Bazısına göre Hatice’nin babası olaydan önce ölmüştür. Hatice ‘nin kardeşi Amr; yada amcası Amr bin Esed, babasının yerine konuşmaya taraf olmuştur. ) Daha sonra Ebu Talib, akid hutbesini okudu ve Hatice 20. Deve mihir ile Muhammed’in eşi oldu. Ondan iki erkek oğlu oldu ve biset’ten önce Kasım ve Abdullah ( Tayyib ve Tahir ) öldüler.Zeyneb, Ümmü Gülsüm, Rukiyye, Fatıma diye dört kızı oldu.Bi’setten sonra da Mariye’den İbrahim adında bir oğlu oldu. Fakat o da çocuk ken öldü.

Bunları da beğenebilirsin Diğer Yazılar