HÜSEYİN BEHİŞTİ
Kudüs davası | Kudüs davası |
|
|
|
|
İsrail’in bir devlet olarak değil de daha çok ideal bir ülkü olarak dünya gündeminde yer edindiğini daha iyi anladığımız şu günlerde, çok daha iyi gördüğümüz bir başka hakikat de İsrail adıyla sistematize edilmiş şer kuvvetlerinin evrensel ülküyü kavrama yolunda Müslüman kitleden daha önde olduğudur.
Yani bu kadar zamandan beri devam eden Filistin direnişi ve şu günlerde Mescid-i Aksa sorunuyla gündemde daha fazla yer edinen daha ne yapmalı sorusu bizlere Müslüman kitlenin Filistin davasını anlamayı bir etki-tepki olayından daha ileri bir şey olarak görmediğini alelade göstermiştir. Filistin davası Türkiye’de İslam kitlesi içerisinde mazluma yardım etme adına verilen bir mücadele olarak yansıtılmaya çalışılsa da düşmana karşı savaş teknikleri açısından İslam dinin Kuran’da belirlediği ideolojik çizgiyi kavramakta Türk aydınları ve Filistin davasına gönül verenler genelde zorluk çekiyorlar. Onlara (düşmanlara) karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve cihad için bağlanıp beslenen atlar hazırlayın, onunla Allah'ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve onlardan başka sizin bilmediğiniz, Allah'ın bildiği (düşman) kimseleri korkutursunuz. Allah yolunda ne harcarsanız size eksiksiz ödenir, siz asla haksızlığa uğratılmazsınız. (Enfal 60) Mezkûr ayet-i kerimede söz edilen Allah’ın yolunda bir şeyler harcama deyimi Müslüman kitlenin geneli içerisinde maddi değerler ve para türünden şeyler olarak tanımlanır ve Türkiye’de genellikle bu türden çalışmalar yapılır. Ancak burada geçen yol(sebi) sözcüğü metot ve ideoloji anlamındaki yoldur. Ve bu aşamada da harcanacak enerji şüphesiz öncelikle bu ideolojinin ilerlemesi ve derinleşmesi yolunda olacaktır. Ayet insanları cihada çağırırken yalnız kılıç ve atlardan bahsetmiyor. Ayetin ilk bölümünde atlar ve cihadın anlaşılan ilk şekli olan şeyden bahsedilir ama sonra da Allah yolunda ne harcarsanız… diye devam eder. Burada her ne harcarsanız ifadesi şüphesiz harcanabilecek diğer şeylerin de olduğuna delalet eder. Şimdi bugünün dünyasında İslamî dava için silahlı mücadelede canla başla çalışan ve direnen insanların oldukları kesindir. Lübnan’da, Filistin’de davanın selameti ve nihayeti için sürekli ter döken ve silahlı mücadelede direnen onlarcası vardır. Fakat mazlumların hükümeti vaadinin gerçekleşmesi için asla silahlı mücadele yeterli değildir bugünün dünyasında. Önemli olan İslam âleminin kendi ideolojisini yeniden gözden geçirmesi ve onu derinden desteklemesidir: And olsun ki, Tevrat'tan sonra Zebur'da da: Muhakkak yeryüzüne benim iyi kullarım varis olacaktır diye yazmıştık.(Enbiya 105) Bu ayette söz konusu edilen şüphesiz mazlumların hükümetidir. Mazlumların hükümeti nasıl ve ne şekilde olacaktır sorusu ise ancak Salihlere bırakılmıştır. Onlar Kuran’ın belirlemiş olduğu metodu uygulamakla yükümlü kılınacaklardır. Bu aşamada da Türkiye Müslüman aydınlarının görevi şüphesiz kısır tartışmalar içerisinde gözden düşürülmeye çalışılan bu davanın teorisyenliğini yapmaları ve onu derinlemesine incelemeleridir. Kudüs davası bugün Müslüman halklar için bir direnişten daha çok ilmi bir derinleşme vesilesidir. Bu davanın sağladığı vahdet ile Müslüman akademisyenler İslam ideolojisini yeniden gündeme getirip, onu modern kuramlara karşı desteklemeli ve ondan ilham alarak çalışmalarını sürdürmelidirler. Şüphesiz bu Enfal 60’da belirtilen Allah yolunda güç harcamak deyiminin kapsamı içerisinde şu gün en yararlı işlerden biri olacaktır. İnsanlar yardım kampanyaları düzenleyebilirler, paralar akıtabilirler ama herkes fikirleriyle bu davaya katkıda bulunamaz. Müslüman kitle bu gediği kapatmalıdır. Pasifize edilmiş İslam düşünmesi yeniden aktif konuma geçmeli ve Kudüs davası böylece İslam vahdetinin ideolojik bir temel olarak sağlamlığının yegâne imi olmalıdır. İmam Humeyni’nin Filistin hayali ve Kudüs günü düşüncesi böylesine bir çizginin etrafında şekillenmişti sanırım. Yoksa İmam İsrail devletinin yıkılmasını tek çözüm olarak sunmuyordu insanlara. Biliyordu ki vahdete ulaşmayan İslam, İsraille de, İsrailsiz de anlamsızdır. Ama vahdetini sağlamış bir İslam içinse ancak ve ancak mazlumların, mustazafların hükümetidir çare. Bu ise İsrail devletinin değil, ideolojik olarak tasarlanmış ve dünyaya yayılmış İsrailiyatın yok olmasıyla olacaktır. Bugün sanırım Müslüman aydınlar, protestoları ve mitingleri bu işin erbaplarına bıraksalar ve arka planda bu işi teorize etseler büyük zafer çok daha yakın olacaktır. Vesselam… |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Değerli site ziyaretcileri... |
|
Sitemizin bütün bölümlerine erişmeniz için mutlaka üye olmanız gerekmektedir. Ücretsiz Üyelik işleminizi yaparak : Yardımlar Listesine,Sohbet Bölümüne,Soru ve cevap Bölümüne ve sadece üyelere açık olan bütün bölümlere ulaşabilirsiniz. Üye olmanızı önemle rica ederiz. Camimize Aşağıdaki Bankalar Aracılığıyla Bağış Yapabilirsiniz. Yapı kredi Bankası Kars Şb : 805.08.264 Web : www.isiklicamii.org ve www.karsehlibeyt.org e-mail : Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. İletişim : 0474 223 35 38 |
| Rabiü'l-Evvel |
| 14 Sali |
| 1433 Hicri |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
| Bugün | 33 |
| Dün | 600 |
| Bu Hafta | 633 |
| Bu Ay | 3755 |
| Tüm Zamanlar | 321186 |
![]() | 906 Kayıtlı Üye |
![]() | 0 Bugün |
![]() | 1 Bu Hafta |
![]() | 3 Bu Ay |
![]() | Son Üye: rahim |