Haccın Farz oluşu

0
Aşağıdaki şartlara sahip olan her mükellefe hac farzdır. Farz oluşu ise; Kurân ve sünnetle sabit olmuştur. Hac dinin erkânından olup vacip oluşu ise dinin vazgeçilmez emirlerindendir. Sabit olduğuna inanarak yerine getirmemek, büyük günahlardan sayılır. Şüpheye dayanmadıkça haccın farz oluşunu inkâr etmek küfürdür.

Yüce Allah kendi kitabında şöyle buyuruyor: “Ona bir yol bulup güç yetirenlerin evi haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerindeki hakkıdır. Kim de onu inkâr ederse şüphesiz Allah, âlemlere karşı muhtaç olmayandır.”

Allame Kuleyni (r.a) muteber kaynaklardan İmam Sadık’ın Şöyle buyurduğunu nakleder: “ Hastalığı, zaruri ihtiyacı veya hükümetin engellemesi olmadığı halde Haccetu’l-İslam’ı yerine getirmeden ölen Yahudi veya Hıristiyan dünyadan gider.”

Bu ayet ve rivayet haccın önemini ve farz oluşunu açıkça beyan etmek için yeterlidir. Bu konuda birçok rivayet nakledilmiştir. Hepsini burada getirmemiz mümkün olmadığından bununla yetiniyoruz.

Haccetu’l-İslam her mükellefe ömründe bir kez vacip olan hacdır. Başkası tarafından ecir olarak veya bu gibi sebeplerden dolayı bazen ikinci defa veya daha fazla vacip olması mümkündür.

1- Haccın şartları oluştuktan sonra onu hemen yerine getirmek gerekir. Şu halde müstati olunan ilk yıl yerine getirmek gerekir. İlk yılında yerine getirmeyen ikinci yıl veya diğer yıllarda yerine getirmelidir.

Çabuk yerine getirmenin iki şekli olabilir:

   a) Şer-i olması. Meşhur olanda budur.

    b) Akl-i olması. Mazereti olmadan haccı yerine getirmezse, cezayı hak eder.

Birinci şık ihtiyata uygun, ikincisi ise daha güçlü görüştür.

Daha sonra yapabileceğine emin olmadan müstati olduğunun birinci yılı yapmayarak haccını geciktirirse, fakat daha sonra yerine getirmeye muvaffak olursa cüret etmiştir. Ama muvaffak olamazsa büyük bir günah işlemiştir.

    2- Kendisine hac vacip olan kimse, haccı zamanında yapabilmek için gerekli hazırlıkları yapması vaciptir. Çeşitli kafileler olursa, bu kafilelerin hangisiyle giderse gitsin haccını yerine getirebileceğine eminse istediği kafileyle gidebilir. Elbette hangi kafileye haccı derk etme konusunda daha fazla güveniyorsa onunla gitmesi dava iyidir.

Hac amellerinin yapabileceğine emin olduğu bir kafile olursa geciktirmesi caiz değildir. Hac amellerini zamanında yapabileceği başka bir kafile olursa geciktirebilir.

Yolculuğun karadan havadan veya denizden olması gibi diğer hazırlıklar konusunda da hüküm aynıdır.

      3- Üzerine vacip olduğu istitaet yılında, hac amellerini aynı yılda yapabileceğine emin olan kimse, yolculuğunu geciktirerek hac amellerine zamanında ulaşamazsa haccı geciktirme konusunda mazeretli sayılır. Meşhur görüşe göre boynunda hac yoktur.

Kendisinin taksir ve tembelliği olmaması şartıyla hacca ulaşmaktan aciz olduğu bütün durumlarda hüküm aynıdır.

Bunları da beğenebilirsin Diğer Yazılar