Kars Ehlibeyt

  • Oturum Aç
  • Kayıt Ol
    Kayıt
    Yıldız işareti (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.
    İsim: *
    Kullanıcı Adı: *
    e-Posta: *
    Şifre: *
    Şifre Tekrarı: *
  • Arama Yap
Font Boyutu
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
ANASAYFA arrow EHLİBEYT (a.s) arrow Genel arrow Susuzların Sakisi Hz.Ebu Fazıl(a.s) Müsibeti
Susuzların Sakisi Hz.Ebu Fazıl(a.s) Müsibeti PDF Yazdır e-Posta
ImageHz. Ebu’l Fazlıl Abbas, çok yakışıklı ve reşit bir gençti. Güzelliğinin şiddetinden dolayı ona “Kamer-i Beni Haşim” (Haşim oğullarının ayı) diyorlardı ve o kadar yiğitti ki ata bindiğinde ayakları aşağı kadar sarkardı.

Şecaat ve cengaverlikte eşi olmadığından, İmam Hüseyin’in (a.s) alemdarı (sancaktarı) idi. İmam Hüseyin (a.s) sayısı az olan ordusunu savaş için hazırladığında bayrağı ona vermişti. Hz. Abbas’ın (a.s) şecaat ve yiğitliği baba ve ecdadının köklerinde vardı. Baba tarafından “Esedullahi’l Galip Ali b. Ebu Talip (a.s)” (Allah’ın Galip Aslanı Hz. Ali) ve anne tarafından ise Arapların en cesurları olan “Beni Kelab”tendi.
 

 


Ey kıblenin hürmeti hacetimiz


Senin yadın tesbih ve münacatımız


Tüm alemlerin şehitlerinin tacı


Ali’nin eli, beni Haşim’in ayı


Ay nerededir? Sen gönül yatıştıran


Baş nerede? Senin yakışıklı boyun


Şem oldu, su oldu, yandı


Edebin ruhu edep öğrendi


Muteber tarih kitaplarının naklettiklerine göre Hz. Fatıma (s.a) şehadetinden az bir süre önce Hz. Emire’l Mümini’ne kendisinin ölümünden birkaç gün sonra evlenmesini vasiyet etti.


Hz. Zehra (s.a) şehit olduktan ve o acı olaylar bittikten sonra, Hz. Ali (a.s) nesepleri çok iyi tanıyan, Hicaz ailelerinin özelliklerini çok iyi bilen ve ayrıca Arap tarihini çok iyi bilen kardeşi “Akil”den kendisine büyük hanedanlardan, cesurlardan olan ve kendisine savaşçı ve kahraman çocuk doğuracak bir kadın bulmasını istedi. 


Akil’de “Beni Kelab” kabilesinden olan “Fatıma binti Hizam b. Halit”i O hazret için seçerek şöyle dedi: “Araplar arasında onun babalarından daha cesur ve yiğit kimse yoktur.” Emire’l Müminin (a.s) onu babasından isteyerek onunla evlendi. Fatıma O hazret için “Abbas”, “Abdullah”, “Cafer” ve “Osman” adında dört çocuk dünyaya getirdi; bundan dolayı “Ümmü’l Benin” adıyla ünlendi.  


Şayet o zamanlar, kimse Hz. Ali’nin (a.s) bu karar ve seçiminin ne anlama geldiğini bilmiyordu, ancak Kerbela da imam Hüseyin (a.s) yar ve yardımcısız kaldığı anda cesur kardeşleri özellikle Kerbela’nın alemdarı Hz. Ebu’l Fazlıl Abbas (a.s) tek tek Onun yolunda canlarını verdiler, böylelikle Alevi keramet ortaya çıkmış oldu.


Muharrem Ayının dokuzunda, “Şimr b. Zi’l Cevş” Ubeydullah b. Ziyad tarafından memur olmuştu ki eğer “Ömer ibni Saad” emirlere itaat etmezse, kendisi komutanlığı uhdesine alarak İmam Hüseyin’e (a.s) saldırsın. Şimr, “Ümmül Benin Fatıma”nın kabilesinden olduğundan ve uzaktan Hz. Abbas ve kardeşleriyle akrabalık bağı olduğundan Ubeydullah’tan “aman name” almış böylelikle kendince onları Hüseyin’den (a.s) uzaklaştıracak, İmamın zayıf düşmesine sebep olacak ve aynı şekilde kendi akrabalarını kurtarmış olacaktı! 


Şimr, Muharrem Ayının dokuzunun ilk saatlerinde imam Hüseyin’in (a.s) çadırlarının yakınına gelerek şöyle bağırmaya başladı: “Bacımın oğulları neredesiniz?” Abbas, Abdullah, Cafer ve Osman dışarı çıkarak şöyle dediler: “Ne istiyorsun?” Şimr şöyle dedi: “Sizler için aman name getirdim, sizler güvendesiniz!...” dört genç birden şöyle cevap verdiler: “Lanet sana ve aman namene olsun. Acaba bize aman veriyor, ama Peygamberin evlalarını amansız mı bırakıyorsun?!...” ve Abbas (a.s) şöyle seslendi: “Ey elleri kesilecesi! ne kadar da kötü bir aman name getirmişsin! Ey Allah’ın düşmanı! Acaba diyorsun ki kardeşini, efendini ve Fatıma’nın oğlunu bırakalım ve lanet olunmuşların ve lanet edilmişlerin evlatlarının fermanı altına mı girmemizi istiyorsun?” Şimr, sinirli bir şekilde düşman ordularına doğru döndü.  


Aşura günü ikindi vakti, imam Hüseyin’in (a.s) tüm ashabı ve ailesi şehit olmuş geriye sadece imam Hüseyin ve Hz. Abbas kalmıştı. Hz. Abbas (a.s) abisinin yalnızlığını görünce abisinin yanına gelerek şöyle söyledi: “Ey kardeş! Acaba cihada gitmem için bana izin veriyor musun?” imam (a.s) şiddetli bir şekilde ağlayarak şöyle söyledi: “Kardeşim! Sen benim sancaktarımsın, eğer gidersen kafile dağılır.” Abbas (a.s) şöyle cevap verdi: “Göğsüm daraldı, yaşantıdan bizar oldum; bu münafıklardan kanların karşılığını almak istiyorum.” Hz. Abbas düşmanların ordusuna doğru gitti. Onlara nasihat ederek uyardı, ancak onların taş kalplerine etkisi olmadı. Sonra çadırlara geri dönerek abisine durumu haber verdi. O esnada çocukların yürekleri parçalayan “el eteş, el eteş” diye susuzluktan feryat eden seslerini duydu. Bunu duyan Hz. Abbas (a.s) mızrak ve meşkini alıp, atına bindi ve recez okuyarak Fırat’ın yolunu tuttu. Şu şekilde okuyordu:


لا ارهب الموت اذا الموت زقا

حتی اواری فی المصالیت لقا

نفسی لنفس المصطفی الطهر وقا

انی انا العباس اغدو بالسقا

ولا اخاف الشر یوم الملتقی

 

Yani:


Ölüm çağırdığında, ölümden korkmuyorum


Hatta insanlar içinde imtihan edilmiş ve topraklara yığılsam bile


Benim canım, Mustafa’nın temiz canının koruyucusu


Şüphesiz ben Abbas’ım meşkimle geliyorum


Savaş meydanında düşmandan korkmam


Dört bin kişi onun suya ulaşmasını önlemek için onu kuşatıp, ona doğru ok atmaya başladılar. Birkaç saatlik tek başına düşmana karşı susuz bir şekilde savaşması onu iyice yormuş ve susuzluk onu iyice bitap etmişti. Su atının ayakları altında akıyor ve onu kendisine çağırıyordu. Abbas aşağı inerek avuçlarını suyla doldurdu ve içmek için ağzına kadar yaklaştırdı, ama imam Hüseyin’in (a.s) ve Ehl-i Beytin susuzlukları aklına gelince suyu avuçlarından aşağı döktü! Meşkleri doldurdu ve sağ omzuna koyarak atını çadırlara doğru sürmeye başladı. Düşmanlar, Resulullah’ın çocuklarının bir iki damla dahi olsa bu sudan içmemeleri için yolunu kestiler ve her taraftan ona saldırmaya başladılar. Hz. Abbas onlarla kahramanca savaştı ve onlara aman vermedi. Bu durum düşman ordularından birinin onun kolunu kesmesine kadar böyle devam etti. Kahraman Abbas feryat etti:


 


والله ان قطعتموا يميني

اني احامي ابدا عن ديني

و عن امام صادق اليقين

نجل النبي الطاهر الامين

 

Yani:


Allah’a and olsun ki eğer sağ kolumu keserseniz


Gerçekten ben, ilelebet dinimi himaye edeceğim


Ve sadık’ul yakin olan imamı


Pak ve emin olan peygamberin oğlunu

 


Sağ elinin kesilmesinden sonra meşkleri sol omzuna koydu ve kılıcı sol eline aldı ve düşmanların arasından kendi yoluna devam etmekteydi ki ansızın bir ok hazretin sol koluna isabet etti ve onu da kopardı. Ama Haydar’ın Aslanının çığlıkları gökleri inletti ki:


يا نفس لا تخشَي من الكفار

و ابشري برحمة الجبار

مع النبي السيد المختار

قد قطعوا ببغيهم يساري

فاصلهم يا رب حر النار

 

Yani:


Ey nefis! Kalbine kafirlerden korkuya yer verme


Ve sana müjde olsun ki telafi edici rahmete layık oldun


İhtiyar sahibi büyük Peygamberin gölgesinde


(Allah’ım!) düşmanlar, zulümle sol kolumu da kestiler


Öyleyse Allah’ım! Onları kızgın ateşine duçar et

 


Ama Hz. Abbas (a.s) ümitsizliğe kapılmadı ve meşkleri ağzına alarak çadırlara doğru yol aldı.


Ey meşk! En azından sen vefalı ol


Benim elim yoktur, sen bana yardımcı ol


Ben senin suyunu Asker’e söz vermişim


Bir damla da olsa onun için suyundan sakla


Ama başka bir ok meşke isabet etti ve onu parçaladı. Sular Kerbela’nın kızgın çöllerine akmaya başladı, böylece Hz. Abbas’ın (a.s) ümitleri yıkıldı.


Ey meşk! Başımın üstünden bak


“Zehra” dır oturmuş olan, yüzümün suyunu dökme


Daha sonra bir ok hazretin mübarek göğsüne isabet etti ve onu attan yere düşürdü. Böylece iş tamamlanmış ve susuzlar susuzluğu gidericiden mahrum olmuş ve Hz. Hüseyin (a.s) alemdarsız kalmıştı.


Ansızın düşman ordularından biri Hz. Abbas’a saldırarak, Hz. Abbas’ın kafasına dikine bir kılıç darbesiyle vurdu ve Hz. Abbas’ın (a.s) kafası babası Hz. Ali’nin (a.s) kafası gibi ayrılarak yere yığıldı ve şöyle feryat etti: “یا ابا عبدالله علیک منی السلام “ “Ey kardeşim! benden sana selam olsun.”


İmam (a.s) kendisini, kolsuz kardeşinin bedenin yanına ulaştırdı ve kardeşinin şehit olduğunu görünce şöyle buyurdu: “Şimdi belim kırıldı ve tüm çareler tükendi.”…


الا لعنة الله علی القوم الظالمين و سيعلم الذين ظلموا أي منقلب ينقلبون.

………………………


Kaynaklar:


1. Seyyid Muhsin Emin; “E’yan’uş Şia; Beyrut daru tearuf baskısı, 1403 k.


2.  Seyyid ibni Tavus; el- Luhuf fi Katli Tufuf; Kum Razi yayınları, 1364

3. Şeyh Abbas Kummi; Nefsi’l Mehmum; tercüme ve tahkik Allame Ebu’l Hasan Şe’rani; Kum: Zevil Kurba yayınları,1378

4. Şiirler; hal dili olup senedi kati değildir. (kaynak: Adab-ı mersiye hani. Yayına hazırlayan Murteza Vafi; Kum: Şafak Yayınları, 1380

 

 
< Önceki   Sonraki >

Benim de Sorum Var


Dini konular hakkında benim de bir sorum var diyorsanız bu formu doldurup bizlere gönderin. Sorularınızın cevapları sitemizin SORU VE CEVAPLAR bölümünde yayınlanacaktır...






Duyurular:

Değerli site ziyaretcileri...

Sitemizin bütün bölümlerine erişmeniz için mutlaka üye olmanız gerekmektedir.

Ücretsiz Üyelik işleminizi yaparak :

Yardımlar Listesine,Sohbet Bölümüne,Soru ve cevap Bölümüne ve sadece üyelere açık olan bütün bölümlere ulaşabilirsiniz.

Üye olmanızı önemle rica ederiz.

Camimize Aşağıdaki Bankalar Aracılığıyla Bağış Yapabilirsiniz.

Yapı kredi Bankası Kars Şb : 805.08.264

T.C Ziraat Bankası Kars Şb :  476 28555-5001

Vakıfbank Kars Şb :               00158007263750310

  Web   : www.isiklicamii.org ve www.karsehlibeyt.org

e-mail  : Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

               Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

İletişim : 0474 223 35 38

 

Sorular ve Cevaplar

 

Hayvanlar'da Yeniden Dirilecek mi?

Kuşkusuz hesap ve cezanın ilk şartı akıl, şuur ve onun peşi sıra teklif ve mesuliyettir. B...

 

Aleviler Namaz Kılmaz mı?

Sorunun cevabına geçmeden önce Alevi sözcüğünün ne anlama ...

 

Neden Gusül Alırız?

İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: “Cenabet guslünün sebebi, temizlik...

 

Hz.Adem Cennetten Kovulmasaydı?

Soru:Hz. Adem (a.s) hata yapmasaydı ve yeryüzüne gelmeseydi soyu henüz cenn...

 

Din Nedir?

Soru:Din nedir? Hedefleri nelerdir? İnsanların yaşantısında din gerekli midir? ...

Hicri Takvim

Recep
1
Sali
1433 Hicri

Yazarlar

----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------

Ziyaretçi Defteri

aysel
SLAM CANLAR BEN BİR ALEVİ KZIYIM AİLEMDEN GİZLİ KENDİMCE NAMAZ KILIP A
adem aras
Dün Hac Ümresine yolcu ettiğimiz H. S. Mir Kasım Hocamıza ve gruptaki
Burak Küpeli
Esselâmû Aleykûm ve Rahmetullah.  
Bismillahirrahmanirrahim
memet ali kömek
AŞURA MÜNASEBETİYLE BAŞTA DEĞERLİ İMAM-I ZAMAN aĞAMIZ OLMAK ÜZERE BÜTÜ

Ziyaretçi Sayacı

Bugün446
Dün764
Bu Hafta1210
Bu Ay10873
Tüm Zamanlar383057
Şuanda 18 konuk çevrimiçi

Üye İstatistik

1000 Kayıtlı Üye
0 Bugün
0 Bu Hafta
6 Bu Ay
Son Üye: abdulkerım