Gazze’den Yükselen Feryat: HER YER KERBELA, HER GÜN AŞURA

0
Tarihin en muhteşem kıyamı Aşura hadisesi, insanların gözünden öyle perdeleri çekti ki, artık batıl asla kendini gizleyemez. Ancak, insanların nefsi kendi gözüne perde çekerse o başka…
Zulmün her çeşidi ve ilahi- insani değerlerin de her çeşidinin sergilendiği bu meydan, ta kıyamete kadar özgürlük meşalesi olarak, hür gönülleri, özgürlük aşıklarının yolunu aydınlatmaya devam edecektir. 

Ve bu beyazın en beyaz, karanın da en kara olarak tezahür ettiği olay, gerçekte gören gözler için “her yerin Kerbela, her günün de bir Aşura” olduğunu aşikâr etmiºtir.

 

İşte Gazze… Bütün dünyanın gözü önünde bir katliam yaşanıyor… Küçücük çocuklardan, kundaktaki bebelerden, gencecik fidanlardan tutun da, yaşlı ninelere, dedelere kadar, hatta ağızsız dilsiz hayvanlara, ağaçlara, otlara kadar öldürülüyor… Dün Ali Asgar’ın boğazını delen ok, bu gün bir füze olup parçalıyor süt emen bebeleri… Dün Ali Ekber’in bedenini paramparça eden kılıçlar, bu gün bomba olarak parçalıyor gencecik bedenleri… Ve dün, canını, malını koruma derdine düşen, “gecenin karanlığından faydalanarak” Huseyn’i (a.s.), yani Hak olanı terk edenler, bu gün de kulaklarının üstüne yatmış, hakim ve zalim güçlere alkış tutmadalar…

 

Gazze yanıyor, Gazze’de insanlık öldürülüyor, merhamet can veriyor…

Ey “hümanist”likte kimseyi beğenmeyenler!

Ey İslamı ve hükümlerini “vahºi” bulanlar!

Ey hak eden suçlunun “idam” edilmesini dahi, “insan hakkı ihlali” diye suçlayanlar!

Ey “insan hayatının değerinden” dem vuranlar!

Ve ey “adının önüne “İslam” kelimesini ekleyen örgütler!

Ey “Müslümanım” diye ortaya çıkan devletler!

Ey Dünya!

Neredesiniz?

Yerin dibine mi geçtiniz?

Dilinizi mi yuttunuz?

Gözleriniz mi kör?

Bu vahşete sessiz kalmanın, ona ortak olmakla eş değerde olduğunu bilmiyor musunuz?

şunu iyi bilin ki, mazlumların gözünde hepiniz birer İsrail’siniz!

Nemrut, Firavun ya da Ebu Cehil halt etmiº yanınızda…

Ama şunu da bilin ki, “Bu zulmün hesabı sorulmaz değil!”

Ey hayvan hakları savunucuları!

Ey doğayı koruma dernekleri!

Sizin sesiniz nerede?

Mademki, İsrail’in öldürdüğü, vahşice saldırdığı, düşman ilan ettiği insanları, insandan saymıyorsunuz(!),  katledilen hayvanlar ve tabiat için de mi sesiniz çıkmıyor? Yoksa, onlar da mı İsrail’e feda olsun, diyorsunuz?!

Yani sizin hayvan, ya da doğa sevginiz ve onları sahiplenmeniz de, onların katiline göre değişiyor değil mi?

Sizi sahtekârlar, sizi yalancılar!

Aşura kıyamı nasıl yüzlerden maskeleri indirip, zalimleri ve batılı teşhir ettiyse, Lübnan ve Filistin direnişi de, aynı şekilde maskeleri indirmektedir bir bir… Kendini “Hadim-ul harameyn” diye lanse edenlerin, gerçekte kimin hadimleri, postal yalayıcıları olduğu bir kere daha aşikar olmuştur. Dün Hizbullah’a, “şii olduğu” gerekçesi ile “dua etmenin” bile haram olduğuna fetva verenler, bu gün “Sünni” Filistinlilerin katledilmesi karşsında da dut yemiş bülbüle dönmüşer…

 

İmam Huseyn’in o muhteşem kıyamını, o bembeyaz sayfalara yazılan yiğitlik, vefa, fedakarlık, erdem gibi en yüce sıfatları ortaya koyuşunu yeniden yad ederken, karşısında yer alan batılın da, kara sayfalara yazdığı alçaklık, kalleşlik, merhametsizlik, yağcılık, yalan, sinsilik gibi kara sıfatları da tanımaktayız. Ve bunlar Gazze’de yaniden sergileniyor. Artık karaları de, akları da tanıma vakti gelmedi mi, Ey ümmet!

 

Muhsin Küçüker

Bunları da beğenebilirsin Diğer Yazılar