Fıtır (Ramazan) Bayramı

0

Fıtır (Ramazan) bayramı (Arapça: عيد الفطر); Şevval ayının birinci günüdür. Müslüman ülkelerde genellikle resmi tatil olan bugün Müslümanların en önemli bayramlarından biridir. Bugünde oruç tutmak haramdır. Müslümanlar fıtır bayramında bayram namazı kılarlar. Zekat ve fitre vermekte bugünde Müslümanlara farzdır.Ramazan bayramı İran’da hicri şemsi 1390 yılında İslami Şura Meclisinde tasvip edilen ve Şurayı Nigahban (Anayasayı Koruma Şurası) tarafından onaylanan kanunla iki gün (bayram ve ertesi gün) tatildir.

(Arapça: عيد الفطر); Şevval ayının birinci günüdür. Müslüman ülkelerde genellikle resmi tatil olan bugün Müslümanların en önemli bayramlarından biridir. Bugünde oruç tutmak haramdır. Müslümanlar fıtır bayramında bayram namazı kılarlar. Zekat ve fitre vermekte bugünde Müslümanlara farzdır.Ramazan bayramı İran’da hicri şemsi 1390 yılında İslami Şura Meclisinde tasvip edilen ve Şurayı Nigahban (Anayasayı Koruma Şurası) tarafından onaylanan kanunla iki gün (bayram ve ertesi gün) tatildir.

Fıtır’ın Anlamı

Fıtır kelimesi sözlükte açmak veya bir şeyin açılmasına denir.[1] Nitekim Allah-u Teâlâ’nın sözü de bu manaya işaret etmektedir ki şöyle buyurmuştur: “إِذَا السَّماءُ انْفَطَرَتْ”[2](Gök yarıldığı zaman…) Aynı şekilde “Tefetteret” ve “infeteret” kelimelerinin bir mana taşıdığı ve “İftar” ve “Fıtır Bayramı”nın da bu kökten türediği söylenmiştir; zira oruçlu kimse akşam vakti (şer’i gün batımının gerçekleşmesiyle) ve Fıtır bayramında ağzını açmaktadır (yeme ve içmeye başlamaktadır).[3]

Ramazan Bayramının Belirlenmesi

Fıtır (Ramazan) Bayramı şevval ayının birinci günüdür; dolayısıyla Ramazan ayının 29. gününün sonunda veya Ramazan ayının ilk gününden otuz gün geçmesinin ardından şevval ayı hilalinin görülmesiyle Şevval ayının başlangıcı ve Ramazan bayramı olduğu sabit olur. Bazı rivayetlere göre Ramazan ayı hep otuz gün sürmüştür ve ondan daha az olmamıştır.[4] Kadim ulemadan bazıları da buna inanmaktaydılar.[5] Bunun mukabilinde bazı rivayetler de Ramazan ayının diğer aylar gibi değişken olduğunu; yani bazen 30 ve bazen de 29 gün çekebileceğini beyan etmektedir.[6] Fakihlerin çoğu bu görüşe kaildirler.[7]

Kur’an’da Ramazan Bayramı

Müfessirler “وَ لِتُکمِلُوا الْعِدَّةَ وَ لِتُکبِّرُ‌وا اللَّـهَ عَلَیٰ مَا هَدَاکمْ وَ لَعَلَّکمْ تَشْکرُ‌ونَ”[8] (Bir de sayıyı tamamlamanız ve size yol göstermesine karşılık Allah’ı ululamanız (tekbir getirme) için (bu hükmü koymuştur) umulur ki şükredersiniz) ayetindeki “و لتکبرالله” (Allah’ı ululamak (tekbir getirme)) kelimesinden kastın Ramazan bayramı gecesinde yapılan tekbirler olduğunu söylemişlerdir.[9] Rivayetler esasınca “قَدْ أَفْلَحَ مَن تَزَکیٰ”[10] ayetindeki “تزکی” (tezakka) kelimesinden ve aynı şekilde “وَ ذَکرَ‌ اسْمَ رَ‌بِّهِ فَصَلَّیٰ”[11] ayetindeki “فَصَلَّیٰ” (fesalla) kelimesinden maksadın fitre zekâtı vermek ve bayram namazı kılmak olduğu belirtilmiştir.[12]

Hadislerde Ramazan Bayramı
•Cabir’in İmam Bakır’dan (a.s) rivayet ettiğine göre Peygamber Efendimiz (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Şevval ayının birinci günü (Ramazan bayramı) geldiğinde bir melek “Ey müminler erkenden ödüllerinize (mükâfatlarınıza) doğru koşun” diye nida eder. Daha sonra şöyle buyurdu: “Ey Cabir! Allah’ın ödülleri padişahların ödülüne benzemez.” Ardından da şöyle buyurdu: “O gün mükafat ve ödüller günüdür.”[13]
•Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmuştur: Bayram günü melekler sokak başları ve insanların geçiş güzergâhlarında durarak şöyle derler: Büyük günahları bağışlayan ve mükâfatlar bahşeden; Kerim olan Allah’a doğru koşun.”[14]
•İmam Ali (a.s) (Bayramlardan birinde) şöyle buyurmuştur: “Bayram, ancak Allah’ın orucunu kabul ettiği, namazını övdüğü kimseler içindir. Allah’a isyan edilmeyen her gün bayramdır.”[15]
•İmam Hasan Müçteba (a.s) fıtır (ramazan) bayramı günü oyunla meşgul olan ve gülüp oynaşan bir grubun yanından geçince durdu ve ashabına dönerek şöyle buyurdu: “Allah Ramazan ayını itaatleri sebebiyle kendi hoşnutluğuna doğru öne geçmeleri için yarış meydanı karar kılmıştır. O halde bir grubu öne geçerek kazananlardan oldular (mutluluğa eriştiler). Diğer bir grubu ise geride kalarak mahrum (mutsuz) oldular. İyilik sahiplerinin mükâfata eriştiği ve batıl işlerle uğraşanların zarar gördüğü böyle bir günde, gülüp oynayan insan ne kadar da şaşırtıcıdır. Allah’a yemin olsun ki eğer perde kenara çekilecek olursa, iyilik sahibinin iyiliği ile meşgul olduğunu, kötülerin ise kötülüğü ile uğraştığını bilirler.”[16]
•İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: Fıtır (Ramazan) bayramı Müslümanların toplanabilecekleri bir günün olması, Allah’a yönelmeleri, onlara vermiş olduğu lütuf ve nimetlere hamd etmeleri için bayram günü karar kılınmıştır. O gün bayram, toplanma, iftar edildiği (artık yemek yenildiği), fıtır zekâtının verildiği, Allah’a şevkle ve yakarışla yaklaşılan bir gündür. O gün, yılın ve yeme-içmenin helal olduğu ilk gündür; zira Ramazan ayı hak ehlinin nezdinde yılın ilk ayıdır. Dolayısıyla, Allah insanlar için bugünün toplanma (bayram) olmasını o günde de Allah’ı hamd edip övmelerini istemiştir. Bugünde namazda tekbir, Allah’ı büyük bilip, hidayet edip afiyet verdiğinden dolayı anmaktır. Nitekim Allah-u Teâlâ şöyle buyurmaktadır: “Bir de sayıyı tamamlamanız ve size yol göstermesine karşılık Allah’ı ululamanız (tekbir getirme) için (bu hükmü koymuştur) umulur ki şükredersiniz.” (Bakara Suresi;185) O günde on iki tekbir vardır; zira her iki rekâtta on iki tane tekbir getirilir. Birinci rekâtında yedi, ikinci rekâtında ise beş tekbir bulunmaktadır ve ikisi arasında bir eşitlik yoktur (ikisinin tekbir sayısı aynı değildir); zira farz namazlara yeditekbir ile başlamak müstahaptır. Dolayısıyla, bu namaza da yedi tekbir ile başlanılır. İkinci rekâtta ise beş tekbir vardır; zira bir günde kılınan namazların tekbiretu’l ihramının toplamda beş defa olmasından dolayıdır. Diğer bir sebebi ise, her bir rekâtta tekbir sayılarının tek rakamlı sayısı olması içindir (çünkü yedi sayısı tek olduğu gibi, beş sayısı da tektir).[17]

Hüküm ve Adabı

Ramazan Bayramının Gecesi
•Dua etmek, namaz kılmak ve Kur’an okumak; İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: Mümkün olduğunca Ramazan ve Kurban bayramı gecesini ve… murakabeyle geçirin, bu gecelerde çok fazla dua edin, namaz kılın ve Kur’an okuyun.[18]
•Şevval ayının birinci gecesinde, şevval ayı hilalinin görülmesiyle hilali görme duasını okumak müstehaptır.[19]
•Bu gecede İmam Hüseyin’in (a.s) ziyaretini okumak müstehaptır.[20]
•Bayram gecesinde gusül almak müstehaptır. O gecenin bayram gecesi olduğu bilindiği zaman guslün, Fıtır bayramı gecesi güneş batımından önce alınması rivayet edilmiştir. Aynı şekilde guslün bayram gecesi gece yarısına kadar gusül edilmesi gerektiği de rivayet edilmiştir.[21]
•Meşhur görüşe göre Fitre zekâtı fıtır (Ramazan) bayramı akşamından itibaren farz olur. Ancak bazıları fitre zekâtının bayram günü fecrin doğuşuyla farz olduğuna inanmaktadır.[22]
•Namaz kılmak; İmam Sadık (a.s) Hz. Ali’den (a.s) rivayetle şöyle buyurmuştur: Her kim Fıtır (Ramazan) bayramı akşamı, birinci rekâtında bir defa Fatiha suresi ve bin defa ihlas suresi ve ikinci rekâtında ise bir Fatiha ve bir defa da ihlas suresini okumak suretiyle iki rekât namaz kılarsa, Allah-u Teâlâ istediği her şeyi ona verir.[23]
•Namazlardan sonra Tekbir getirmek: (Muaviye b. Ammar’ın rivayetine göre) İmam Sadık’ın (a.s) şöyle buyurduğunu işittim: “Fıtır (Ramazan) bayramında tekbir getirilir.” Dedim ki: Ne zaman tekbir getirilir? İmam (a.s) şöyle buyurdu: “Bayram gecesi akşam, yatsı, sabah ve bayram namazında tekbir getirilir ve burada son verilir. Bu Allah-u Teala’nın kelamıdır; zira şöyle buyurmuştur: “وَ لِتُکمِلُوا الْعِدَّةَ وَ لِتُکبِّرُ‌وا اللَّـهَ عَلَیٰ مَا هَدَاکمْ وَ لَعَلَّکمْ تَشْکرُ‌ونَ[24] (Bir de sayıyı tamamlamanız ve size yol göstermesine karşılık Allah’ı ululamanız (tekbir getirme) için (bu hükmü koymuştur) umulur ki şükredersiniz.) Peki nasıl tekbir getirmeliyim? diye sordum. İmam (a.s): Tekbirden kasıt ise şu sözü söylemesidir: “الله اکبر الله اکبر، لا اله الا الله و الله اکبر، و لله الحمد علی ما هدانا، و له الشکر علی ما اولانا”[25]
•İhya etmek (sabahlamak): İmam Kazım (a.s) şöyle buyurmaktadır: İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsanın yılda dört gece, Fıtır (Ramazan) bayramı gecesi, Kurban bayramı gecesi, Şaban aynın ortasındaki gece, Recep ayının ilk gecesi kendisini Allah’a ibadet etmek için başka şeylerden uzak tutması (vakfetmesi) beni sevindirir.”[26]
•İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: Babam Ali bin Hüseyin (a.s) Fıtır (Ramazan) bayramı gecesini mescitte, sabah namazına kadar namaz kılarak ve o geceyi ihya ederek geçirirdi ve şöyle buyururdu: Ey oğlum! Bu gece Kadir gecesinden daha az değildir.”[27]

Ramazan Bayramı Günü
•Ramazan Bayramı günü gusül almak müekket (tavsiye ve tekit edilen) müstehaplardandır. Guslün vakti fecrin başlamasıyla başlar; ancak guslün vaktinin son bulma zamanı hakkında bayram namazı için dışarı çıkmayana veya güneşin zevaline (öğle namazı vakti) veyahut gün batımına kadar olduğu noktasında görüş ayrılığı bulunmaktadır.[28]
•Bayram namazı kılmak gaybet asrında müstehaptır; ancak İmam’ın (a.s) huzur ve hakimiyeti asrında farzdır.[29]
•Bayram namazından önce özellikle hurma olmak üzere iftar etmek (bir şeyler yemek) müstehaptır.[30]
•Bayram gecesi akşam ve yatsı namazından sonra ve aynı şekilde sabah namazı ve bayram namazından sonra tekbir getirmek meşhur görüş esasınca müstehaptır.[31]
•Ramazan bayramında oruç tutmak haramdır[32] ve yiyecek ve diğer başka şeylerle aileye genişlik ve bolluk sağlamak[33] ve aynı şekilde Nudbe duasını okumak müstehaptır.[34]
•Bayram namazının farz olması durumunda bayram günü güneşin doğmasından sonra ve bayram namazından önce yolculuk yapmak haramdır ve bunların dışında ise mekruhtur.[35]

Ramazan Bayramı Tatili

Arap ve Arap olmayan ülkelerdeki Müslümanların asli bayramlarından biri olan Ramazan bayramında devlet daireleri, bankalar ve okullar 2 ila 12 gün arasında tatil edilmektedir.[36]

İran’da Ramazan bayramı münasebetiyle devlet daireleri sadece bir gün (bayram günü) tatildi; ancak hicri şemsi 1390 yılından itibaren İslami Şura Meclisinde tasvip edilen ve Şurayı Nigahban (Anayasayı Koruma Şurası) tarafından onaylanan kanunla ramazan bayramı tatili iki güne (bayram ve ertesi gün) çıkartıldı.[37]

Kaynakça
• Lisanu’l Arap, c. 5, s. 55.
• İnfitar Suresi; 1.
• Lisanu’l Arap, c. 5, s. 55.
• Vesailu’ş Şia, c. 1, s. 268 – 274.
• El-İkbal, c. 1, s. 33 – 35.
•Vesailu’ş Şia, c. 10, s. 261 – 268.
• El-Hadaiku’n Nazire, c. 13, s. 270 – 271; Misbahu’l Huda, c. 8, s. 384.
• Bakara Suresi; 185.
• Tefsiri Ebu’l Futuh Razi, c. 2, s. 69.
• A’la Suresi; 14.
• A’la Suresi; 15.
•Allame Tabatabai, El-Mizan, c. 20, s. 269.
•Usul-u Kafi, c. 7, s. 640.
• Müstedreku’l Vesail, c. 6, s. 154.
• Nehcü’l Belağa, Hikmet: 428.
• Men la Yehzeruhu’l Fakih, c. 2, s. 174.
•Men la Yehzeruhu’l Fakih, c. 1, s. 552.
• Misbahu’l Müçtehid, s. 589 – 590.
• Mesaru’ş Şia, s. 29.
• İkbalu’l Amal, s. 577.
• İkbalu’l Amal, s. 572.
• Urvetu’l Vuska, c. 4, s. 222.
•İkbalu’l Amal, s. 575.
• Bakara Suresi; 185.
• İbn Tavus, İkbalu’l Amal, s. 574.
• Misbahu’l Müçtehit, s. 589; İkbalu’l Amal, s. 577.
• İkbalu’l Amal, s. 577.
• Misbahu’l Huda, c. 7, s. 86.
• Cevahiru’l Kelam, c. 11, s. 332 – 333.
• Cevahiru’l Kelam, c. 11, s. 377.
• Cevahiru’l Kelam, c. 11, s. 372 ve 378.
• Cevahiru’l Kelam, c. 16, s. 324; Seyyid İbn Tavus şöyle der: Oruçlu kimsenin bayram günü yeme niyeti Allah’ın emrine itaat üzere olmalıdır; zira yemede de oruçlu olduğu gibi ibadet halinde olsun. İkbalu’l Amal, s. 586.
• El-Kafi fi’l Fıkh, s. 155.
• Seyyid ibn Tavus, el-İkbal, s. 604.
• El-Kafi fi’l Fıkh, s. 155.
•Name News Haber Sitesi
• Şurayı Nigahban’ın (Anayasayı Koruma Şurası) web adresi

Bibliyografi
•Kur’an-ı Kerim.
•İbn Manzur, Muhammed b. Mukrim, Lisanu’l Arap, Beyrut, Daru Sadır, çapı sevvum, 1414.
•Necefi, Muhammed Hasan, Cevahiru’l Kelam fi Şerhi Şerayiu’l İslam, Daru İhyau’t Turasu’l Arabi, Beyrut, 1404.
•Hazai, Hüseyin b. Ali, Revsu’l Cinan ve Revhu’l Cinan fi Tefsiri’l Kur’an, İslamiyye, Tahran.
•Tabatabai, Muhammed Hüseyin, el-Mizan fi Tefsiri’l Kur’an, Camiayı Müderrisin, Kum.
•Tusi, Muhammed b. Hasan, Misbahu’l Müçtehit ve Silahu’l Muteabbid, Müessesetu’l E’lami, Beyrut, 1418 / 1998.
•İbn Tavus, İkbalu’l Amal, Beyrut, çapı E’lami, 1417 / 1996.
•Amuli, Muhammed Taki, Misbahu’l Huda fi Şerhi Urvetu’l Vuska, Tahran, 1310.
•Halebi, Ebu’s Salah, Takiyuddin b. Necmuddin, el-Kafi fi’l Fıkh, Muhakkık: Rıza Üstadi, Kitaphanei Umumiyi Emiru’l Mu’minin (a.s), İsfahan, 1403.
•Yezdi, Seyyid Kazım Tabatabai, el-Urvetu’l Vuska fiyma Teummu bihi’l Belva (Mahşi), Camiayı Müderrisin, 1419.
•İbn Babıveyh, Muhammed b. Ali, Men la Yehzeruhu’l Fakih, musahhih: Gaffari, Ali Ekber, Camiayı Müderrisin, Kum, 1413.
•Kuleyni, Muhammed b. Yakup, el-Kafi, Daru’l Hadis, Kum, 1429.
•Şerif Rezi, Muhammed b. Hüseyin, Nehcü’l Belağa, musahhih: Salih Subhi, Hicret, Kum, 1414.
•Nuri, Hüseyin b. Muhammed Taki, Müstedreku’l Vesail ve Mustenbitu’l Mesail, Müessesei A’lu’l Beyt (a.s), Kum, 1408.
•Şeyh Müfid, Mesaru’ş Şia, Kongrei Şeyh Müfid, Kum, 1413.

 

Bunları da beğenebilirsin Diğer Yazılar