18223810867247551654073230144129101418992

EY RAHİM OLAN ALLAH’IM!

Ey yüce yaratıcımız, sana binlerce şükürler olsun ki bizi hidayete ulaştırdın, bize akıl verdin.

“Sırat-ı müstakim”e kılavuzluk etmeleri için peygamberleri ve de ilâhî hüccet ve delilleri gönderdin.

Maddî ve manevî, küçük ve büyük, açık ve gizli ni-metleri, bol bol, bizim için yarattın.

Senin huzurundaki rükuumuz, bizim tevazu ve alçakgönüllülüğümüzün nişanesidir.

Biz hiç bir kudret ve süper güç karşısında başımızı eğmiyor, bükmüyor, teslim olmuyoruz; ama sonsuz kemal ve sınırsız kudret sahibi olan senin huzurunda saygıyla eğiliyor, secde ederek yerlere kapanıyor, alnımızı toprağa koyuyor, tesbih ediyoruz: “Subhane rabbiye”l-azîmi ve bi-hamdih… Allah-u Ekber!”

Ey yüce rabbimiz, günahlarımızı bağışlayacak olan sadece sensin!

Bizi affetmezsen kıyamet gününde çok zor durumda kalırız…

Hidayet etmezsen sapıklıktan kurtulamayız.

Elimizden tutmazsan, şeytanın, heva ve hevesimizin esiri olmaktan kurtulamayız…

İtaat, ibadet ve kulluk konusunda bize başarı vermezsen senden uzaklaşırız, senden uzaklaşırsak, hakikatten ve temizlikten uzaklaşırız, hakikat ve temizlikten uzak olanlar ise cehennemliktir.

Allah”ım!…

Sen hataları affedensin, kunut dualarımızda senden bağışlanma, mağfiret ve rahmet istiyoruz.

Sen, bütün günahkârları affedersin, senin rahmetinden ümit kesmek büyük bir günahtır.[1]

Sen o kadar esirgeyen ve rahmet edensin ki, hatta kötülüklerimizi bile iyiliklere dönüştürürsün…[2]

Günah çukuruna düşmememiz, heva ve hevesimize kapılmamamız, şehvet ve maddiyata esir olmamamız için bize rahmet ve merhamet et.

Sadece senin kulunuz, ellerimizi senin huzurunda açıp, ihtiyaç ve isteklerimizi sadece senden isteriz.

“İyyake na”budu ve iyyake nestaîn”

Sadece sana ibadet eder ve sadece senden yardım dileriz.

Bizim istediğimiz, ancak sende bulunmayan bir şey var mı ki?

Bizim için ihtiyaç olup da bize vermediğin bir şey mi var?

Hangi tuzak, tehlike ve zarardan bizleri korumadın ki?

Senin, bizi davet edip çağırmadığın hiç bir iyilik, güzellik, saadet ve doğruluk var mı?

Ey bütün iyiliklerin kaynağı! Ey bütün temizliklerin membaı!

Ey eşi ve benzeri olmayan, her şeye lâyık olan Rabbimiz; vesvese ve günah yolandan (ki gerçekte sapıklıktır) uzak birer kul olmak için, bizi muvaffak et.

Allah”ım!…

Senin huzurunda, yerlere kapanıyoruz, yani biz topraktanız ve yine toprak olacağız, başımızı secdeden kaldırıyoruz, yani ölümden sonra bir daha dirilecek ve yaptığımız her şeyin hesabını senin huzurunda vereceğimiz inancındayız.

Secde, bizde kulluk ve alçakgönüllülük ruhunu uyandırır.

Ve bu hâl, senin, her şeyden daha fazla beğendiğin manevî bir hâldir.

Sen, bizim gibi günahkâr kulların, alnını toprağa koyup “ya rab, ya rab” diyerek seni çağırmasını ve senin de bize cevap vererek, bizleri affetmeni seviyorsun.

Sen, salih ve halis kullarının “ya rab, ya rab” haykırışlarına cevap olarak melekleri, velilerinin işleriyle görevlendirmeyi seviyorsun.

Teşehhüde oturmamız; Allah”ın birliğine ve Peygamber”in risaletine şehadet etmemizdir.

Selâmımız; Resulullah”ı, salih kulları, melekleri ve bütün müminleri selâmlayıp onları methetmektir.

Allah”ım!… Ey rahim olan Allah”ım, namazlarımızı kabul eyle; bizi, senin üzerimizde olan hakkını idrak edip emirlerine hakkıyla itaat eden kullarından eyle.

———————————————————————-

[1]- “…Allah”ın, rahmetinden ümit kesmeyin. Allah bütün günahları bağışlar…” (Zümer, 53)

[2]- “Ancak tevbe edip inanan ve faydalı iş yapanlar, işte Allah onların kötülüklerini iyiliklere dönüştürecektir…” (Furkan, 70)




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir