Ehlibeyt’in Şam’a Girişi ve Şam Gelişmeleri

0

Şam ve civarı muaviyenin 40 yıl hükümeti altında yönetilen yeni Müslüman olmuş halktı. İslamiyeti seçen bu halk Ebusüfyan, muaviye ve emevilerden başka kimseyi tanımamaktadırlar.

Şamlıların Müslümanlığı muaviyenin ve emevilerin onlara öğrettiği kadar İslamiyeti biliyorlardı!Buna göre;

Ehlibeytin esirlerini öyle bir bölgeye getirildiler ki, muaviye onları kendi düşüncesi doğrultusunda eğitmişti.

Şamlılar;İslam’ın ahlaki ve ameli değerlerini muaviye ve emevilerden öğrenmişlerdi!

Unutmayalım ki;

Sıffın savaşında muaviye yüz bin’i aşkın bölge halkını Ehlibeyte karşı yalan, iftira ve Hileler Diplomasisiyle Hz. Ali (A.s)nin karşısında seferber etmişti.

Öyle ki; Şamlılar onu ve onun hanedanını katli vacip kişiler olarak biliyorlardı! Minberler de ve kürsülerde Ali ve evlatlarına küfürler savurmaktaydılar!Bu nedenlerden dolayı Şam yolculuğu Ehlibeyt’e çok zor geçti.

Bu sebepten dolayı imam Zeynulabidin(a.s)’a bu yolculuğun hangi safhası daha zordu? Diye sorulduğunda imam hep buyururdu: Eş-Şam! Eş-Şam, Eş-Şam.Bu konuyla ilgili İmam Zeynulabidin(As)’den rivayet edilir ki:

”Keşke Şam’a götürülmeseydim. Ve yezidin karşısına esir olarak çıkmasaydım.”(1)Elbet deki Şam şehirlerinin içerisinde Peygamberimize(s.a.s)  ve ehlibeytine sevgi beslemekteydiler.

Ve bunlar zaman zaman emevi taraftarlarıyla ve bazen İmam Hüseyin(a.s)!in mukaddes başını taşıyanlarla tartışarak ve bazen de ileri boyutlarda çarpışıyorlardı. Ama dediğimiz gibi onların sayısı ehlibeyt düşmanlarından azdı!Bu iddiamızı ispat edecek birçok belge mevcuttur. Bu belgelerden birisine göre; esirler kervanı Şam da emevi camisine getirildikleri zaman, Şamlı yaşlı bir adam öne gelerek bağırdı: Allaha şükür ediyorum ki sizleri öldürdü ve yok etti! Ve yezidi sizin başınıza musallat etti! Ve şehirleri sizin erkeklerinizden kurtardı. İmam Zeynulabidin(A.s) ona buyurdu:

Ey yaşlı adam! Sen Kuran okumuşmusun?Adam: Evet! İmam: Sen bu ayeti okumuşmu sun?”Gul la es’e lüküm aleyhi ecren illel…

De ki:

Sizden, tebliğime karşılık bir ücret istemiyorum, istediğim, ancak yakınlarıma sevgidir.”(2)

Adam: Evet okumuşum!

İmam Zeynulabidin buyurdu:

Ey yaşlı adam ayet’te ki ;  (Yakınlar) biz Ehlibeytiz.

Ey yaşlı adam bu ayeti de okumuşmusun?”Vealemu… Ve iyice bilin ki ganimet olarak elde ettiğiniz şeyin mutlaka beşte biri Allah’ın ve Peygamberin ve yakınların ve yetimlerin ve yoksulların ve yolda kalmışlarındır.

”Ey Yaşlı Adam: Bu Ayette ki (Yakınlarda) biz Ehlibeytiz.(3)E y Yaşlı Adam Bu Ayeti de okumuşmusun?“innema yüriydullah li yüzhibe enkümür-ricse ehl-el-beyt…

Ey Ehli Beyt, sizden her çeşit pisliği, suçu gidermek ve sizi tam bir temizlikle tertemiz bir hale getirmek diler.”(4)

Adam: Evet!

İmam Zeynulabidin(A.s)buyurdu:

Ey yaşlı adam biz bir hanedanız ki Tathir ayeti bizim için inmiştir!Ravi diyor: O yaşlı adam sessiz kaldı.

Söylediklerinden pişman oldu, imam’a bakarak şöyle dedi:

Seni Allaha yemin veriyorum ey genç! Siz Kuran’ın sahiplendiği ailemisiniz?

İmam Zeynulabidin(A.s)buyurdu:

Yemin ederim ki biz Peygamberin yani ceddimizin Tahir hanedanıyız.O yaşlı adamcağız ağlamaya başladı.

Sarığını başından çıkararak yüzünü semaya çevirerek: Ey Allahım!

Şahit ol ki ben ehlibeyt düşmanlarından nefret etmekteyim,

sonra imama dönerek:

Ey Peygamberin torunu bana tövbe kapısı açıkmıdır?

İmam buyurdu:

Evet!

Eğer tövbe edersen Allah seni affeder ve sen bizimle olursun.

O yaşlı adam:

Ben söylediklerimden dolayı tövbe ediyorum.

Ravi diyor:

Bu yaşlı adamın tövbe ettiğini yezit duyunca o yaşlı adamı öldürttü.(5)

SEHL BN SAİD’İN GÖRDÜKLERİ (6)

Sehl diyor:

Beytül mukaddese gitmek için yola çıkmıştım. Şam’a vardığımda, bir şehirle karşılaştım ki suları bol, her taraf yeşil olan, ağaçlık, bütün duvarlara ve kapılara sevinç bayrakları asılmış ve halkı bayram yapıyordu.Kadınları görüyordum ki ellerinde def çalıyorlardı!!

Kendi kendime dedim acaba Şamlıların bizim bilmediğimiz bir bayramlarımı var! Kendi aralarında konuşan bir grupla karşılaştım ve onlara:

Şamlıların bizim bilmediğimiz bir bayram günümüdür?

Diye sordum.

Dediler:

Ey yaşlı adam galiba sen yabancısın!Dedim: Ben Peygamberimizin sahabesi Sehl bn said’im.Dediler:

Ey Sehl!

Havadan kan yağmadığına şaşmıyor musun?

Ve yer yarılıp bizi içine almadığına şaşmıyor musun?Dedim:

Ne olmuş ki!?

Dediler bu süngüye takılan baş Muhammed’in oğlu Hüseyin’in başıdır ki Irak tan bize hediye gelmiş!

Dedim:

Şaşarım!

Hüseyin’in başını getirmişler ve halk bayram yapıyor?

Hangi kapıdan Şam’a giriş yapacaklar?

Onlar esirlerin ve kesik başların girdiği kapıyı gösterdiler.

Şamlılarla konuşuyordum, baktım ki bayraklar peş peşe gözükmeye başladı, önce süngü başında nurlu ve güzel bir baş gördüm ki sanki gülüyordu.

Ve o Hz Ebulfezli Abbasın mübarek başıydı. Sonra süngü başında bir baş gördüm, oda Hz Hüseyin’in mübarek başıydı!(7)

O baş Resurullah’a en çok benzeyen ve fevkalade, heybetli ve nur saçan bir baştı.Mübarek sakalı yaşlandığını gösteriyordu.

Dudaklarında tebessüm ve gözleri doğuya bakıyordu.

Rüzgâr sakalını oynattıkça sanki babası Hz Ali(a.s) hatırlatıyordu.

Ve o süngüyü taşıyan kişinin ismi Ömer bn Munzirdi.

Ümmü Gülsümü gördüm ki; Üzerinde eski ve yırtık bir örtü vardı.

Ve yüzünü gizliyordu.İmam Zeynulabidin’e ve Peygamberin ehlibeytine selam verdim ve kendimi tanıttım, imam bana:

Ey Sehl!

Eğer imkânın varsa babamın başını taşıyan bu süngücüye, bir şeyler ver ki biraz bizden önden gitsin!

Çünkü insanların bakışları bizi rahatsız ediyor.

Gittim o şahsa yüz dirhem verdim. Ve biraz önde git hanımlardan uzaklaş dedim ve o şahıs kervandan biraz uzaklaştı; bu minval da yezit’in sarayına kadar devam etti.(8)

Sehl bn said diyor ki:

İmam Hüseyin’in mukaddes başını bir kaba koyarak yezit’in oturduğu salona getirdiklerinde!Bende oradaydım.

Yezit başında çeşitli ziynetlerden yapılan taç’ı (Dür ve Yakut) olduğu halde oturmuş ve Kureyş’in yaşlıları da yanında oturmuşlardı!

İmam Hüseyin’in başını taşıyan kişi başla birlikte içeri girdiğinde şu beyti okudu:

“ Deveme ağır altın ve gümüş yükle ki, Ben büyük ve heybetli padişah öldürdüm; İnsanların en iyisini öldürdüm.Anne, baba ve ırk bakımından bütün insanların yücesidir.”

Yezit ona sordu:

Madem biliyordun o insanların en iyisidir niye öldürdün?

O adam söyledi:

Senden mükâfat almak için onu öldürdüm! Yezit emir verdi ve o şahsın boynunu vurdurdu.(9)

İMAM ZEYNULABİDİN(A.S)’IN ŞİİRİ

Bu arada imam Zeynulabidin(a.s)aşağıdaki şiiri okumaya başladı.

“Beni Şam’a utançla götürüyorlar.

Sanki kimsesiz bir zenciymişim gibi;

Resurullah ve babam Emirilmuminin ki onun emiridir;

Keşke Şam’a gelmeseydim.

Ve Yezit beni şehirlerde esir görmeseydi.”(10)

Sehl diyor ki:

Şam da bir ev gördüm ki, beş kadın evin önünde oturuyordu ve yanlarında beli bükülmüş yaşlı bir kadın vardı. İmam Hüseyin’in mukaddes başı onların önünden geçerken elindeki taşı o mübarek başa fırlattı!Bu acı sahneyi gördüğümde, kendi kendime dedim:

“Allahım Muhammed ve evlatları hürmetine bu yaşlı kadına ve ehlibeyt düşmanlarına yardım edenlere bela indir.”

Elbette başka bir rivayette bu bedduanın Ümmü Gülsüm’e ait olduğu söylenmektedir.(11)

İBRAHİM BN TALHA NIN HİKÂYESİ:

İbrahim bn Talha bir gün İmam Zeynulabidin(a.s)’a:

Ey Ali bn Hüseyin! Kerbela da kim zafer kazandı?

Diye sordu.İmam Zeynulabidin: Biraz bekle namaz vakti gelsin, Ezan ve İkameden sonra kimin zafer kazandığını göreceksin!(12)

Esirleri Şam’a getirdikten sonra emevi camisine yönlendirdiler. Caminin önünde yezit’in sarayına götürülmek üzere bekletiliyorlardı. Bu esnada Mervan Bn Hekem camiye geldi. Ve Kerbela da neler olup bittiğini sordu, ona anlattılar, o bir şey demedi ve gitti! Ondan sonra Yahya bn Hekem geldi; O da Kerbelayı sordu, ona da anlattılar, O şöyle dedi:

Yemin olsun Allaha kıyamet günü Peygamberi görmekten ve Onun şef at’ından mahrum kalacaksınız. Bundan sonra ben ne kalben nede bedenen sizlerle olmayacağım!(13)

1)Riya zül Ehzan/108

2)Şura/23

3)Enfal/41

4)Ahzap/33

5)Biharul Envar/45/129

6)Sehl bn Said, Ensar kabilesindendir ve Peygamber(s.a.s)in vefatında 15 yaşındaydı. Deniliyor ki: yüz yaşına kadar yaşadı. Peygamberimizin son sahabesiydi.7)Bu rivayetten öğle anlaşılıyor ki imam Hüseyin(A.s)!ın başı kesik başların en sonunda taşınıyordu. En öndeki baş Hz Ebulfezli Abbasın başıydı. Belki böyle yapmayla İmam Hüseyin’in başının tanınmasını istememişler veya İmam Hüseyin’i küçük düşürmek ve kerbela da ki kahramanlığını aşağılamak istemişler.

8)Gumgam Zİhar/556

9)Şayet İmam Hüseyin’in başını taşıyan kişinin öldürülme sebebi beyti söylenen kişinin Hz Ali(A.s)ve Hz Zehra(S.a)!yı insanların en iyisi olarak takdim etmesidir. Oysaki emeviler onların baş düşmanıydı. Çünkü başı taşıyan kişinin o şiirleri yezit’in sarayın da okuması birincisi Peygamberi ve onun ehlibeytini met etmesi yezit’in zoruna gitti, ikincisi o beytden sonra hazırda bulunanların gerçeklere vereceği tepki den çekindi; Bunun için ona cevap olarak şöyle demişti: Hayır senin dediğin gibi değil ve başını vurdurmuştu.

10)Riyazül Ehzan/108

11)Edem _Etül Sakibe/c.5184

12)Gumgam Zİhar/57013)Taberic.5/234

Bunları da beğenebilirsin Diğer Yazılar